16'lık Hülya Darcan: Sadece başrol oynarım

Yayın Tarihi : 27 Şubat 2013
46158
Altıncı filmini çevirmeye hazırlanan 1967 Ses Artist Yarışması 3.'sü Hülya Darcan, ikinci derecede rollerde oynamayı kesinlikle düşünmüyor...


Samanyolu filmi için Ediz Hun'un kızkardeşi rolüne çıkacak bir genç kız  arıyorlardı. Filmin Rejisörü Orhan Aksoy, Hülya Darcan'ı stüdyoya davet etti.  Rolü anlattı; "Renkli film» dedi, «Çok önemli rol» dedi. "Ediz Hun'un kız  kardeşi rolünde, Hülya Koçyiğit'le karşı karşıya oynayacaksın» dedi. «Çok para alacaksın» dedi. Arkasından da teklifinin kabul edileceğinden emin bir şekilde  sordu:

- «Oynayacaksın değil mi?»

Hülya Darcan hiç düşünmeden cevap verdi:

- «Özür dilerim. Ancak başrol, yani içinde benden başka birinci sınıf kadın oyuncu olmayan filmlerde oynuyorum!»

Rejisör Aksoy bu cevaba çok kızdı. Hülya Darcan'ın yerine Mine Sun'u oynattı. Fakat, aynı firmanın, rejisör Lütfi Akad yönetiminde çevirdiği ve baş erkek rolünü Yılmaz Güney'e verdiği «Kurbanlık Katil» filmine baş kadın olarak Hülya  Darcan seçilmesin mi? Tasavvur edin, Türk sinemasının en titiz çalışan, «eski  ustası» Lütfi Akad, Venedik ve Berlin Film Festivalleri'ne göndereceği filmin baş kadın rolünü, bu 16 yaşındaki tecrübesiz genç kıza veriyor...

Hülya Darcan bu olayı anlatırken heyecanlanıyordu:


- «Geçen yıl Ses mecmuasının yarışmasında, finale kalan dört kız içinde üçüncü olmuştum. O günkü heyecanı gene yaşıyorum. Fakat hemen söyleyeyim ki,  yarışmada üçüncü oldum, ama yerli filimlerde hep birinci rolde oynamak kararındayım. SES mecmuasının yarışmasına binlerce genç kız katılmıştı. Onların arasından seçilip dördüncü olmak da, üçüncü olmak da çok önemli bir  şeydir. Eğer bende kabiliyet olmasaydı, bugünkü halime gelebilir miydim?»

Darcan haklıydı. Yerli sinemada, ikinci derece rollerden başrole geçmek çok  zordur. Şimdiye kadar bu böyle olmuştur. Bundan sonra da kolay kolay  değişmez. Hülya Darcan, ilk filmi «Silahları Ellerinde Öldüler i Fikret Hakan ve  Ekrem Bora ile, çevirmişti, ikinci filmi «Kanunsuz Toprak»ta, Kartal Tibet'in  karşısında oynadı. Üçüncü filmi «Dağların Fedaisi», dördüncü filmi «Kara  Kartal» di. Beşinci filmi de Yılmaz Güney'le çevirdiği «Kurbanlık Katil» oldu. Bugünlerde altıncı filmini çevirmeye hazırlanınıyor.

Hülya Darcan, çok değil, iki yıl önce yarışmamıza başvurduğu zaman fazla dikkat çekmiyordu. Artık giyinmesi, makyajı, oturup kalkması, konuşması bile tam artist gibidir. Boyu da 1.70'i bulmuştur.

Yerli sinemada, uzun boylu,  fotojenik ve gerçekten iyi oyuncu bir genç kız bulunmadığı düşünülürse, Hülya Darcan'ın, yerli sinemadaki mevkiini titizlikle korumasına saygı duymak gerekir. Ufak tefek rollerde harcanmaktansa, star olma yolunda ağır, fakat  sağlam adımlarla ilerlemesi, her şeyden önce, prodüktörlerin, rejisörlerin ve sonra da yerli film seyircilerinin bir kazancı sayılır.

Hülya Darcan, yarışmaya girdiği zaman Gedikpaşa'da oturuyordu. Şimdi Harbiye'de, Nispet Sokağı'nda Eyüp Sabri Apartmanı'nın 1 numaralı dairesine taşındı. Beş filmden 25.000 lira aldı. Filmlerinin çoğu henüz gösterilmeye başlamadı. Yakında sinemalarda oynayacak ve belki de milyonlarca sinema  seyircisi bu masum genç kıza hayran olacaktır.

Gelecekte bu 16 yaşındaki, gerçekten istidatlı kızın (daha dört yaşındayken  babasının cambazhanesinde role çıkardı) daha birçok filmlerini göreceksiniz.  Kimbilir belki de, oynadığı filmler Venedik'te Altın Aslan, Berlin'de Gümüş Ayı armağanlarını da kazanabilir... Zira, genç kız rollerine çıkanlar artık yaşlandı ve şişmanladılar. Genç kızdan çok, evli-barklı kadın rollerine yakışıyorlar.

Hem «İstikbal gençlerin» sözü, yerli sinemada büyük ve önemli yeri olan çok  doğru bir sözdür...

(Ses Dergisi - 27 Ocak 1968)