Abdülhamit'in Mohikan hayali nasıl suya düştü?

Yayın Tarihi : 20 Aralık 2011
19220
Mohikanların Sonuncusu adlı kitaptan çok etkilenen İkinci Abdülhamit, bu yerli kabilesini yok olmaktan kurtarmak için harekete geçti ama...

 


Mohikanların Sonuncusu, 1976'da TRT ekranlarının en beğenilen dizilerinden biriydi. Amerikalı yerli kabilesinin varolma savaşını anlatan dizi büyük beğeni kazandı. Dahası, bugün bile zaman zaman kullanılan "Son Mohikan" nitelemesi dil haznemize girdi.

İkinci Abdülhamit bir çift Mohikan getirtebilmek için, o dönem Amerika'nın İstanbul'daki büyükelçisi olan, ünlü Ben Hur romanının yazarı Lew Walace'ı devreye soktu.Ancak Mohikanların yaşamı, 1976'dan yaklaşık 100 yıl kadar önce bir başka Türk'ü çok daha fazla etkilemişti. Osmanlı Padişahı İkinci Abdülhamit de "Mohikanların Sonuncusu"nun büyük bir hayranıydı ve sadece "hayran" kalmakla yetinmedi.

Abdülhamit, uyku sıkıntısı çektiği için, geceleri kendisine kitap okutuyordu. Bu görevi, Türkiye'deki ilk mizahi dergi sayılan Diyojen'i çıkaran, polis romanları ve gizemli öyküler de yazan Teodor Kasap üstlenmişti. Kasap'ın bir gece okumak için seçtiği Fenimor Cooper'ın "Mohikanların Sonuncusu" adlı kitabı, Abdülhamit'in çok ilgisini çekmiş, hemen uyumak bir yana, geç saatlere kadar gözünü kırpmamıştı.

Kitaptan çok etkilenen Abdülhamit, Mohikanlardan bir çifti İstanbul'a getirtmek ve nüfuslarının burada artmasını sağlamak için harekete geçti. Yıldız Sarayı bahçesinde onlar için yer bile hazırlattı. Yakın dostu olan, İstanbul'daki Birleşik Amerika Büyükelçisi Lew Wallece'ı devreye soktu. Abdülhamit'e yakınlığıyla tanınan General Wallece aynı zamanda ünlü "Ben Hur" romanının yazarıydı.

Ünlü Amerikalı gazeteci James Gordon Bennett'tan gelen yanıt, Abdülhamit'in İstanbul'da Mohikan üretme hayalini suya düşürdü.Wallace, padişahın ısrarlı tutumu karşısında, bu konuyu dönemin önemli Amerikalı gazetecilerinden, meşhur röportaj yazarı Gordon Bennett'ın halledebileceğini söyledi. Ancak Bennett'tan gelen haber iyi değildi. Ünlü gazeteci, "Şu anki Amerikalı kızılderililerin, Cooper'ın romanındakiyle hiçbir ilgisi kalmamıştır. Artık saf kan yerli bulmak da mümkün değildir" deyince, Abdülhamit'in Mohikan neslini İstanbul'da çoğaltma hayali sona ermiş oldu.

***

İşin ilginç bir başka yanı, aynı dönemde Abdülhamit'in en önemli muhaliflerinden biri de Mohikanlar'a hayranlık beslemekteydi. Abdülhamit, bir çift Mohikan için çabalarken, Şair Tevfik Fikret, oğlu Haluk için yaptığı kayığın burnuna, kendi elleriyle "Hayatwatha" yazmaktaydı. Bu, sadece Türk edebiyatına geçen Haluk'un kayığının ismi değildir. Hızlı koşmasıyla ünlü bir Mohikan reisinin adıdır. Kısacası, İstanbul'daki son Mohikan, Bebek sularında bir süre süzülüp, sonradan kayıplara karıştı!

Yazı: Hikmet Feridun Es

(TV'de 7 Gün Dergisi - 22 Kasım 1976)