Artistler ve Gardropları (2) Gülriz Sururi

Yayın Tarihi : 24 Haziran 2012
11960
Gülriz Sururi, nasıl sahnede «kimseye» benzemeyen, kişilik ve üslup sahibi bir sanatçıysa, günlük hayatının her anında, üstündeki elbiseye renk, ruh ve şahsiyet veren bir kadın. Üstteki fotoğrafta Gülriz Sururi, mor yünlü robuyla görülüyor.

1966 yılındaki "Artistler ve Gardropları" dizisinin bugünkü misafiri, ünlü tiyatro sanatçısı Gülriz Sururi...

**********

Gülriz Sururi zevkle seçip kendine yakıştırdığı elbiseleri tahmin edilemeyecek kadar ucuza mal etmektedir. Tanınmış tiyatro sanatçısı bu hafta giyim prensiplerini ve fikirlerini Ses okurlarına anlatıyor.

Zeki ve bilgili kadın, her şeyde olduğu gibi , giyim ve dolayısıyla güzellik konusunda da birçok hemcinsini geride bırakıyor.

(Soldaki fotoğraf: Zeytuni renkli kadife tayyörün, yine kadifeden nar çiçeği renginde bir yeleği vardır. Körüklü iki cebi olan tayyörü Gülriz Sururi-Engin Cezzaroğlu Tiyatrosu'nun terzisi Ayla Eryüksel dikmiştir.)

Gülriz Sururi hem zeki, hem de «kadınlara ait bilgiler» konusunda zengin. Üstelik ünlü bir sahne kadını olması, bazı meziyetlerinin kuvvetlenmesine imkan hazırlamış. Gülriz Sururi, nasıl sahnede «kimseye» benzemeyen, kişilik ve üslup sahibi bir sanatçıysa, günlük hayatının her anında, üstündeki elbiseye renk, ruh ve şahsiyet veren bir kadın. Giyim konusunda Gülriz Sururi ile konuştuktan sonra, tıpkı sahnede olduğu gibi, takdir hisleri duymamak imkansız hale geliyor.

Kadın giyiminin büyük problemi, seçtiğini yakıştırmak olduğu kadar, en çok yakışanı en ucuza mal etmektir. Bu, Gülriz Sururi için kolayca çözülmüş bir problem olmuştur.

Gülriz Sururi, «Ben pahalı giyinmeyi çok gülünç bulurum» diyor ve ekliyor:

«Çok zengin olsam da, ucuz giyinmeyi bırakmam. Zira, kumaşın renk ve cinsinden başka vücudun biçimi ile bağdaşması büyük paraya ihtiyaç göstermez. Mesela yılda bir tuvalet diktiriyorum. Onu da üç kereden fazla giyemediğime göre, israf yapıyorum sayılır. Son tuvaletimin metresi 60 liradır. Üç metre kumaş gitti, 200 lira işçilik verdim. Üzerindeki süsler de 250 liradır. Böylece 630 liraya pembe tuvalet çıktı»

(Soldaki fotoğraf: Kumaşı yünlü krep olan bu robu, Gülriz Sururi gündelikçi bir terziye diktirmiştir. Maliyeti 280 liradır.)

«Elbiselere, şuursuzca para sarf ediliyor. Ben, elzem olanı temin ettikten sonra geri kalan paramla kitap, plak, tablo, eşya alıyorum. Elbise çok önemli ama, hayat gardroptan ibaret değil. Mesela, üzerimde 25.000 liralık Buhara astraganından siyah kürk mantoyu görseler, «israf» aleyhindeki sözlerime şaşarlar. Oysa ben, onu üç yıl önce şişman bir kadından aldım. Kendi kürkçüme tamamen fasonunu değiştirtip vücuduma göre yaptırdım. Böylece 5.000 liraya mal oldu. Bej küfküme gelince, Kazlıçeşme'deki bir fabrikadan kuzu derilerini seçerek aldım, 1.500 liraya çıkardım.»

Gülriz Sururi'nin gardrobunda 3 tayyör, 3 rop, 3 kürk, 2 manto, 1 pardüsü, 10 eteklik, 12 süveter, 3 pantolon, 10 çift pabuç vardır. Bunların bazıları birkaç yıl önce yapılmıştır. Taklit mücevherden hoşlanmaz. En çok siyah, bej ve beyazı sever. Suni elyaflı kumaşlardan nefret eder, hakiki ipek, en çok sevdiği kumaştır.

(Soldaki fotoğraf: Gülriz Sururi bu yıl bir kadife tayyör, bir bej rop, bir de bu pembe tuvaleti yaptırdı. Tuvalet hakiki Bursa ipliğindendir.)