Banu Alkan'ın kapısında kuyruğa girdiler!

Yayın Tarihi : 27 Kasım 2012
61348
Bir zamanlar 5 bin lira yevmiye ile Yeşilçam'da kahır çeken Banu Alkan, artık film şirketlerinin en gözde oyuncusu...


BİR "Banu Alkan" adı dolaşıp duruyor Yeşilçam dünyasında, magazin basınında... Aslında sinemaya girişi yeni değil ama, yıldızının bu derece parlaması bir hayli yeni Banu Alkan'ın...

Aslına bakacak olursanız bu yere gelebilmek için az çaba göstermemiş Banu Alkan. Sinemaya başladığı günden bu yana «Yaprak» adıyla sayısız filmde rol almış, figüranlık yapmış, soyunmuş. 5 bin lira yövmiyeyle Yeşilçam'ın çok kahrını çekmiş. Sonra beş yıllık bir kopuşu olmuş sinemadan...

Bu dönem Türk sinemasmda olumlu birçok değişikliğin gözlendiği bir devre olarak değerlendirilebilir kuşkusuz. Erotik filmlere getirilen denetimlerin de etkisi tartışılamaz tabii ki... Bu devrede Türk sinemasının yüzünü güldüren genç yönetmenler, eli yüzü düzgün filmler ürettiler. Ama her işte olduğu gibi film yapmak da büyük finansman işiydi. Para gerekiyordu. Bu söz konusu olunca da yalnızca iyi yönetmen, yapımcı olmak yetmiyordu. Son söz yine filmi finanse edecek şirketindi. Bir şirketin amacı da doğal olarak para yatıracağı bir kaynağın bire beş verecek bir verimlilikte olmasıydı...

"Şimdi Banu Alkan'ı anlatırken şirket, finansman, kar, iyi film laflarının konuyla ne ilgisi var" diyebilirsiniz... Ama ilgisi var. Nasıl mı? Öyleyse devam edelim... Ve Banu Alkan sinemaya beş yıllık bir ara verir. Bu dönemde kendini tamamen yeniler. Görünüşünden düşüncelerine kadar... Her şeyden önce fiziğini tamamen değiştirmiştir. Kendi deyimiyle, «Sinemanın en seksi ve en güzel kadını» olmuştur. Eh ölçüleri de genel Türk standartları ve beğenilerine de son derece uygundur. İş, ikinci ve belki de en önemli şeye kalmıştır: Politika... 

Bunun da altından rahatlıkla kalkar Banu Alkan... Kendine güveniyordur ve bir zamanlar 5 bin lira yövmiyeyle kahrını çektiği sinemada kurallarını kendi koyacaktır. Kendinden emin konuşur, fiyatını da birden 1 milyona çıkarır. Uyguladığı politika da iyi işler ki, adı 5 yıl sonra birden bire «1.» sıraya çıkıverir.

Filmleri iyi hasılat yapar. Banu Alkan adı hasılatla birlikte anılmaya başlayınca da doğal olarak şirketlerin liste başı oluverir. Şirket sahipleri, kendilerine getirilen film önerilerinde yapımcılara «Banu Alkan'ın göz doldurucu» çekimlerinin yer alıp almayacağı sorusunu yöneltirler ilk olarak...

Hatta Ferdi Tayfur filmlerinin, Orhan Gencebay filmlerini seyirci ve hasılat bakımından geçmesinin nedeni olarak, Tayfur'un Banu Alkan'la birlikte oynaması gösterilir. Hatta ispatlanır. Zira Alkan'ın yaptığı her film her zaman seyirci bulmaktadır. Böyle olunca da erkek oyuncunun aslında öyle pek önemli olmadığı gerçeği çıkıverir ortaya. Şirketler 2-3 milyon vererek oynatacakları ünlü bir isim verine daha az ücretle çalışacak isimler bulma yoluna bile giderler. Çünkü filme «iş yaptıran» Banu Alkan'dır.

Alkan bunun farkında olduğunu şu sözlerle açıkllıyor:
- «Seksi bir fiziğim var ve bunu tüm filmlerimde kullanırım. Benim filmlerim Müjde Ar'ın, Türkan Şoray'ın filmlerine birçok bölgede fark atıyor. Sinemada artık çok iddialıyım. İstediğim parayı alır, rolüm neyi gerektiriyorsa yaparım.»

Evet, gün, şu an Banu Alkan'ın günü. Roller değişti... Şimdi bekleme ve kapı aşındırma sırası, eskiden Alkan'a, değil başrol, yardımcı oyuncu rolü bile vermeyenlerde...

Banu Alkan ise bir ayda yaptığı 6 filmlik anlaşmayla filmlerde ve şirket listelerinde pek çok sanatçıyı geçerek ilk sıralarda yer alıyor artık. Bir arz-talep meselesi bu... Verdikçe alacak, hasılat yaptıkça liste başı kalacak...

(12 Şubat 1983)