Cevat Kurtuluş: Beni eşim vezir etti

Yayın Tarihi : 17 Kasım 2016
7165
Yeşilçam'ın mimik ustası Cevat Kurtuluş, 19 yıllık eşi Meral Kurtuluş için, "Elimdir, kolumdur. Düşünen beynimdir. Kısacası her şeyimdir" diyor...

 

Sanat dünyamız için geçerli bir kural vardır. Hangi kadın sanatçı ayağını yere sağlam basıyorsa onun arkasında mutlaka güçiü bir erkek bulunur. Ona yol gösteren, hataya düşmesini önleyen, onu bir yere getiren güçtür bu...

Ama bazen kurallar değişebiliyor, dahası yılların oyuncusu Cevat Kurtuluş için bu kural tersine işliyor. 59 yaşında ve tam 39 yıldır sanat dünyasının içinde olan Cevat Kurtuluş, eğer bugün ayakta durabiliyorsa bunu 19 yıllık eşi Meral Kurtuluş'a borçlu. Bunu biz söylemiyoruz, kendisi söylüyor:

19 yıldır evli olan Cevat Kurtuluş-Meral Kurtuluş ikilisi, birbirine sıkı sıkıya bağlı ve halen liseli aşıklar gibi el ele, göz göze...- "Eşim benim her şeyimdir. Elimdir, kolumdur. Düşünen beynimdir. Perde arkasında kalmasını bilen, evin işleri yetmiyormuş gibi beni çekip çeviren, insandır. O olmazsa sudan çıkmış balığa dönerim ben".

Bu sözler üzerine gülümsüyor Meral Kurtuluş. "Yok canım siz ona bakmayın, abartıyor" der gibi gözlerini yere indiriyor. Susuyor bir süre ve 19 yıllık eşini anlatıyor:

- "Kurtuluş soyadını, 116 Ocak 1959 günü aldım. Cevat da ben de, çocuk ruhluyuzdur. Yolda seksek oynayan çocuklar görsek ben 42, Cevat 59 yaşında olmasına rağmen kimseden çekinmeden onların arasına karışabiliriz. Cevat çok yönlü bir insandır! Oyuncaklara düşkündür. Oldukça geniş, sayılabilecek sekiz milimetrelik bir film arşivi vardır. Gazetelerde ilginç bulduğu yazıları keser, hayvanlarla ilgilenir, bisiklete biner, yabancı dil çalışmaları yapar. Bu nedenle bir dakikası boş geçmez. Çeşitli hobileri olan bir insandır. Böyle olunca evin bütün işlerini ben takip ederim. Bununla da yetinmez Cevat'ın yardımına koşarım. Hayatta tanıdığım en iyi insandır o..."

Meral Kurtuluş 1938 doğumlu. Doğduğu kent, Kosovo'daki Prizren. 1950 yılında ailece Türkiye'ye yerleşmişler. 

"Meral benim kahrımı çok çekmiştir" diyor Cevat Kurtuluş, "Bakmayın siz onun anlattıklarına... Bir ara iyice hastalanmıştım. Yine yanı başımdaydı. Şekeri onun sayesinde yendim, bronşiti onan sayesinde atlattım. Romatizma ile mücadele ettim. Ve sonunda da yine eski sağlığıma kavuştum. Devamlı bir arayış içindeyim. Elimdeki filmlerden yararlanarak çocuklar için bir TV dizisi hazırlamak amacındayım. Ayrıca Uğur Dündar'la konuştum. 'Anılarla Atraksiyon' adı altında sanatçıların sesli filmlerinden oluşan bir yapım hazırlayıp sunmak İstiyorum. 10 gün önce Uğur Böcekleri ile "Figüran Osman" adlı filmi bitirdik. 1941 yılında profesyonel olarak sanat hayatına girdim.. Geçen yıl Mayıs ayında emekliye ayrıldım. Şu sıralar ekranlara gelen "Biskot" ve "Süka" reklamlarında oynayamıyı ek gelir getirmesi için kabul ettim."

Ve sonra kendi öz eleştirisini yapmaya başlıyor Cevat Kurtuluş: 

- "Yıllarca yanlış rollerin adamı olarak seçildim. 'Kanm Beni Aldatırsa', 'Söz Bir Allah Bir' gibi filmleri görenler bilirler. Ben, kılıbık koca, şapşal erkek rollerinin sanatçısıyım. Ama gel gelelim son yıllarda "Aptal" rollerinin aranılan insanı oldum. Emekli olmadan önce yıllarca çalışmama rağmen bir ev sahibi bile olamamıştım. Sonunda yine eşimin teşviki ile, bize çıkan 'telefon tahsisi'ni satıp başımızı sokacak iki göz bir şey alabildik. Eşimin yaptıklarından hangi birini sayayım. 1958 yılında Devlet Tiyatrosu'ndan hastalığım nedeniyle istifa etmiştim. O sıkıntılı günleri, unutamadığım geceleri yine eşimin yardımıyla yendim. Kısacası eşim, bir gün olsun desteğini esirgerse, ne yaparım bilemiyorum.."

Ve bu sözlerden sonra 19 yıllık evli çift göz göze geliyor. Liseli aşıklar gibi el ele tutuşarak bizlere veda ediyor...

(TV'de 7 Gün - 15 Eylül 1980)