Dağhan Külegeç'in bol Altan'lı doğum öyküsü!

Yayın Tarihi : 25 Şubat 2013
43666
Kavak Yelleri dizisiyle ünlü olan Dağhan Külegeç'in dedesinin adı Altan Erbulak, anneannesinin adı Altan Erbulak, annesinin adı da Altan Erbulak...

 

Bu yazıda size genç oyuncu Dağhan Külegeç'in dünyaya gelişini anlatıyoruz. Ancak bu hikaye bayağı karışık. İşte size Bol Altan'lı, bir Dağhan'lı öykü!

*********

Dağhan dünyaya gelmek için çabalarken, baba adayı Rıza Külegeç ile dede adayı Altan Erbulak heyecanla bekliyor..."Çocuklar haberiniz var mı? Altan ağabey dede olmuş..."

Haberle birlikte  derginin içinde şakalaşmalar başlıyor. "Yahu şu işe bak bizim ona amca  demeye dilimiz varmazken dede oldu dede!.."

Biraz daha yaşlı olan büyüklerimiz "İlahi Altan kaşla göz arasında nasıl fırsat  buldu da dede oldu!" diyorlardı gülümseyerek.

Karmakarışık saçları, kalın çerçeveli gözlükleri, ufacık tefecik görünüşü ile  Altan Erbulak'ı ekranseverler çeşitli TV dizilerinden, oyunlarından,  reklamlarından, tanırlar. Tiyatroseverlerin gözünde ise yılların eskitemediği bir sanatçıdır. Ve Türk Basını'nın kalbi sayılan Babıali'nin eskilerindendir. Gazetecidir, yazardır, karikatüristtir. Boş zamanlarındaki tek tutkusu ise fotoğraf çekmektir. Kısacası on parmağında on hüner olan ender sanatçılardandır Altan Erbulak...

İşte bu yüzden "dede" olduğu öğrenilince, "Bunca iş arasında dede olmaya nasıl vakit buldu?" diye esprilere hedef olmuştu...

Evet.. Altan Erbulak "dede" oldu. Bu satırları okuyan birçok okurumuzun şaşıracağını adımız gibi biliyoruz. Çoğu hayranı onun boyunca bir kızı olduğunu bilmez. Ya yaşları 30'un, 40'ın üzerinde olanlar bilir ya da gençliklerinde tek tutkusu  tiyatro olanlar... Şimdi anlatacaklarımız, onlar için yeni bir şey değildir...

Dede Altan Erbulak, torunu Dağhan'ı kucağına alırken, çok mutluydu...Yıl 1955... Tiyatro altın çağını yaşıyor. İstanbul'da Haldun Dormen'in yönettiği Cep Tiyatrosu'nda günümüzün pek çok şöhreti tiyatroseverlere unutulmaz saatler yaşatıyor.

Babıali'nin ünlü karikatüristlerinden Altan Erbulak da bu  tiyatroda sahneye çıkmaktadır. İlk aşkı da işte bu sahnede tadar.

Altan Erbulak, aynı sahneyi paylaştıkları, kendisiyle aynı adı taşıyan Altan isimli bir aktriste gönül verir. Ve sanat dünyası, bu büyük aşkla öyle bir çalkalanır ki Cep Tiyatrosu'nun iki Altan'ı magazin basınımızın başlıca konusu olur. Aynı yıl  evlenirler. Haber gazetelerde iri puntolarla duyurulur: "Altan Erbulak, Altan Erbulak ile evlendi..."

Dedik ya... Birbirlerine çılgınca aşıktırlar iki Altan. Aşkları meyvesini verirse eğer, bir çocukları olursa, kız ya da erkek farketmez, adını "Altan" koyacaklarını da nikahlarında gazetecilere açıklarlar.

İki Altan Erbulak'ın 26 Ekim 1955'teki nikahını İstanbul Valisi Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay kıyarken, şahitlikleri Altan Karındaş ile Altan İlkin yaptı...Gel zaman git zaman bir kızları olur. Sözünde durur iki Altan Erbulak ve  kızlarının adını Altan koyar... İşte, Altan Erbulak'ı "dede" yapan da bu üçüncü Altan... Geçen yıl Rıza Bey'le evlenerek "Külegeç" soyadını aldı. Geçtiğimiz hafta da, Dağhan adını verdikleri nur  topu gibi bir oğlu oldu.

Şimdi izninizle bir paragraf öncesine dönelim bundan tam 22 yıl önce sanat  dünyasında dillerden düşmeyen o aşk hikayesinin sonunu da anlatalım.

Altan Erbulak ile eşi Altan kızları Altan'ı kucaklarına aldıktan zaman sanki bulutlar üzerinde yürüyordu. Ne var ki Altan'ların mutluluğu uzun sürmedi.

Altan Erbulak gönlünü Cep Tiyatrosu'ndaki Füsun adlı genç bir oyuncuya kaptırınca olanlar oldu. Bir zamanlar birbirlerini delice seven, aşklarının meyvesine "bu aşk ölümsüzleşsin" diye kendi adlarını veren Altan'lar ayrılmaya karar verdi.

Baba, kız ve anne Altan Erbulak bir arada...Buna en çok Haldun Dormen sinirlenmişti. Bir aile tiyatrosuydu yönettiği sahne. Burada böyle şeyler olmazdı, olmamalıydı. Altan'ın Altan'ı terketmemesi ve diğer Altan'ın yetim kalmaması için elinden geleni yaptı.

Ama gönül ferman  dinlemezdi. Sevişerek evlenen iki Altan, 1963'te anlaşarak ayrıldıl. Ve Altan  Erbulak o genç tiyatro aktristi ile, Füsun'la birleştirdi hayatını. 1975'te bir kızları oldu. Adını Sevinç koydular.

Altan Hanım ise bir mühendis ile evlendi ve yaşantısını mutlu bir biçimde sürdürüyor.

Ailenin üçüncü Altan'ı ise sonradan mahkeme kararıyla adını Ayşe olarak değiştirdi. Rıza Külegeç ile evlendi ve 18 Ekim 1978'de ilk çocuğu Dağhan  Külegeç'i dünyaya getirdi. Böylece Babası Altan Erbulak'a ilk torununu armağan etti.

(Not: Manşet fotoğrafında, anne Altan (Ayşe) Erbulak Külegeç, dede Altan Erbulak ve baba Rıza Külegeç, Dağhan'la tanışıyor.)...)

(Röportaj: Önder Manoğlu /  TV'de 7 Gün dergisi - 23 Ekim 1978)