1963'ün Ses Kapak Yıldızı belli oldu: Ediz Hun

Yayın Tarihi : 18 Kasım 2016
1117
Finalistlerimiz içinde her turda da 11 puanı alan tek adayın, ilk elemeye katıldığı günden beri jüri üzerinde pek müspet bir tesir uyandırmış olan Ediz Hun olduğu görüldü...

 

Ediz Hun, 1963 Ses Kapak Yıldızı yarışmasına bu fotoğrafla katıldı...1963 Ses Kapak Yıldızı müsabakamızın Türk sinema otoritelerinden müteşekkil jürisi kapak yıldızımızı seçerken - kendilerinin de itiraf ettikleri gibi - hayli ter döktü. Bayramoğlu sahil mahallesinde mecmuamızın misafiri olan finalistlerimiz denize girerken, aralarında oyun oynar ve hatta yemek yerken, jüri üyeleri onların bütün hareketlerini taki ediyor ve isabetli bir karara varmaya çalışıyordu.

Nihai karar hayli tartışmalı oldu. Dört tur ihalinde tekrarlanan finalde her jüri üyesi, finalistlerimize ayrı ayrı puan veriyor ve bu puanlar toplanarak, dördüncü turda kati neticeye ulaşılıyordu.

Mecmuamızın yazı işleri kadrosundan da 4 arkadaşımızın katıldığı jüri üyelerinin adedi, 7 ayrı film firmasının temsilcileri ile birlikte 11'i buluyordu. Finalistlerimiz içinde her turda da 11 puanı alan tek adayın, ilk elemeye katıldığı günden beri jüri üzerinde pek müspet bir tesir uyandırmış olan Ediz Hun olduğu görüldü...

Ses dergisi, 27 Temmuz 1963 tarihli sayısının kapağında, Ediz Hun'un 'Kapak Yıldızı' seçildiğini bu fotoğrafla duyurdu...Birkaç güne kadar vatani vazifesini bitirerek İstanbul'a dönecek olan 1.85 boyunda, kumral saçlı, kahverengi güzlü, yakışıklı kapak yıldızımızın müsabakamıza katılması da hayli güç şartlar altında olmuş... Askerliğini Sivas Temeltepe 5. Er Eğitim Tugayı'nda Yedek Subay olarak yapmakta bulunan Ediz Hun, müsabakamıza katılmak ve Bayramoğlu'ndaki son seçimde bulunmak üzere iki defa Sivas'tan uçakla İstanbula gelmiş...

Müsabakamızın neticesini bile doğru dürüst öğrenmeden kıtasına dönmek mecburiyetinde kalan 1963 Ses kapak yıldızı Ediz Hun'u, bu nedenle okuyucularımıza tanıtmak hiç de kolay olmadı. Elimizde ipucu olarak bsadece ir adres vardı. Bir akşam üzeri Büyükada'nın Maden mevkiinde, hayli dik bir yokuşun ucunda zarif bir evin kapısını çaldık. Bizi önce kapıda, insanın görür görmez kendini kayalıklardan aşağıya atıvereceği irilikte bir kurt azmanı karşıladı. Eğer hemen arkasından son derece güleryüzlü iki insan; Ediz Hun'un annesi Neşvet ve babası Adnan Hun görünmemiş olsaydı, üzerimize aldığımız vazifeyi, meslek hayatımızda ilk defa, bu zarif villanın bahçe kapısında yarıda bırakmış olacaktık.

Ediz Hun'un birinci seçildiği 1963 Ses Kapak Yıldızı yarışmasında son 9 arasına kalan isimler: (Soldan sağa) Coşkun Zerel, Tunç Oral, Nejat Çetinok, Süleyman Başturan (sonrasının Süleyman Turan'ı), Dimi Yulis, Faruk Kent, Oral Kağan, Ertuğrul Akbay, Ediz Hun...Ediz Hun'un annesi Atatürk Kız Lisesi'nde felsefe öğretmeni, babası ticaretle meşgul. Ediz, bu mutlu ailenin tek çocuğu... Aralarında zaman zaman Almanca konuşuyorlar. 

20 Kasım 1940'ta doğan Ediz Hun, Firuzağa İlkokulu'ndan sonra, Avusturya Lisesi'nin orta kısımını okumuş. Atatürk Erkek Lisesi'ni bitiren Ediz Hun, yüksek tahsiline Almanya'nın Würzburg şehrinde diş hekimliği dalında devam etmiş. Ancak asıl ilgi alanlaları zooloji ve hidrobiyoloji imiş... Beyazperdeye intisab edince tahsilini İstanbul'daki fakültelerden birinde tamamlıyacak...

Ediz Hun, evinde köpeği 'Cupi' ile...İyi bir öğrenci, iyi bir evlat, iyi bir insan olan Ediz Hun aynı zamanda tam bir sportmen... Halter yapan, çok iyi yüzen Ediz'in, Sedef adası açıklarında dalarak yaptığı deniz avında, zıpkınla vurduğu balıkların iriliği, bütün ada balıkçılarının dillerinde dolaşıyor.

Boş zamanlarında mütemadiyen okuyan yakışıklı kültürlü ve hakikaten iyi bir insan olan Ediz Hun'la Türk beyazperdesi yepyeni bir jön kazanmış bulunuyor. Ediz muhakkak ki bu başarılarını kendisini itinayla yetiştiren anne ve babasına borçlu...

Müsabakamız jürisinin titizlikle verdiği oyların değeri hakkında bilgi edinmek için, Ediz Hun'un adadaki evine şöyle kapıdan uğramak ve insana huzur veren havayı bir nebze teneffüs
etmek kafi...

(Yazı: Turgut Saver / Ses Dergisi - 27 Temmuz 1963)

Ediz Hun, bu yarışmayla ilgili anılarını 4 Ağustos 2013 tarihli Posta gazetesine şöyle anlatıyor: 'Almanya'da okurken, sömestr tatilinde adaya geldim. 1963 yazıydı. Acar Film'de genel müdür olan Sabahattin Sürmeligil misafirimizdi. Bana, 'Ses Mecmuası her yıl yarışma açıyor, katıl' dedi. 'Tahsil ne olacak?' dedim. 'Tutmazsa gidersin okuluna' dedi. 22 yaşındayım, 'Orada güzel kızlar vardır, onlarla tanışırım' dedim ve yarışmaya katıldım. Gerçekten de güzel kız dolu ama hiçbiri bana yüz vermiyor. Plajda fotoğraf çekimi var, Tunç Oral, Süleyman Turan, Ertuğrul Akbay hepsi bronzlaşıp gelmiş, vücutlar müthiş çalışılmış. Plajda voleybol oynuyorlar. Ben kenarda beyaz tenli, çalışılmamış vücutla kalakaldım. Bir onlara baktım bir kendime, 'Ne işin var burada, kızlar da sana bakmıyor' dedim. Tek başıma kaldım orada, çok sıkıldım. Sonuçlar açıklandı, 'Birinci Ediz Hun' dendi; şaşırdım kaldım. Yarışmada Hülya Koçyiğit de vardı, kızlardan Ajda Pekkan seçildi. Yarışmacılardan kimi tebrik etti, kimi sırtını çevirdi gitti...'