Eşref Kolçak'la iki film birden...

Yayın Tarihi : 27 Mayıs 2013
12405
Eşref Kolçak, Türk sinemasının bir dönemine imzasını atmış, başarılı oyunculardan biridir. Son zamanlarda az film çeviren sanatçı, bu sezon peşpeşe iki filmde birden oynadı. Eşref Kolçak, yukarıda "Kaçak" filminin bir sahnesinde Tamer Yiğit ile görülüyor.


Yağmur damlaları, teneke damda sesler çıkartıyordu. Bir oluk, biriktirdiği suları, aniden caddeye boşaltıverdi. Kapının önünde iki kişi sigara içerek konuşuyordu. Bir set işçisi yüksek sesle, «Herkes sete» diye bağırdı.

Tepebaşı'ndaki Kemal Film platosunun bir köşesine mütevazı bir oda yapılmış, portatif duvarın arkasına da, çay ocağı yerleştirilmişti. Pencerelerde basma perdeler, yerde bol renkli ve çiçek desenli kilimler, duvarda da halılar vardı. Tahta kerevetin üstünü yastıklar, büfemsi küçük dolabı da oya işlemeli bir örtü süslüyordu.

Kolunda uzatma işareti olan üniformalı bir erkek, şapkasını başından çıkartarak, kerevete oturdu. Sigara paketini yeni çıkartmıştı ki, odaya genç bir adam girdi. Elinde tüfek, üzerinde deri ceket, başında da yün başlıkla yoldan yeni gelmiş gibiydi. Üniformalı, kır saçlı adama yaklaşarak, elini aldı ve saygıyla öpüp başına koydu, iki adım geri çekilip beklerken, başı önünde duruyor, sanki azar işitecekmis gibi, kendini hazırlıyordu. Kır saçlı adam sigarasını yaktıktan sonra, «Yaptığını beğendin mi?» dedi.

Genç adam zayıf bir sesle, «Baba, bir defa da beni dinle» diye cevap verdi. Ama yaşlı adamın el hareketi, sözünü yarıda kesti. Ayağa kalkıp, oğlunun yanına geldiği zaman, hemen hemen aynı boydaydılar.

Kısa bir süre göz göze bakıştılar, sonra delikanlı bakışlarını kaçırarak, başını yere eğdi...

Eşref Kolçak(Sağdaki fotoğraf: Eşref Kolçak, "Kaçak" filminde oğlu ile kanun arasında kalan bir ordu mensubunu canlandırıyor.)

Levent Film’in bir süre önce çekimine başladığı «Kaçak» adlı kurdelenin yönetmeni Fikret Uçak «Stop» dedikten sonra, dekor odanın ortasına doğru ilerledi ve ışık teknisyenlerine yeni çekilecek olan sahne için talimat vermeye koyuldu.

Senaryosunu Çetin Dağdelen'in yazdığı. Salih Dikişci'nin de görüntü yönetmenliğini yaptığı «Kaçak»ta başrolleri, Eşref Kolçak ve Tamer Yiğit paylaşıyorlar. Diğer rollerde de Atilla Ergün, Tuncer Necmioğlu, Ceyda Karahan, Pakize Suda, Oktar Durukan ve Leman Akçatepe oynuyor. Televizyonun beğenilen seri filmlerinden «Kaçak»la yalnız isim yönünden benzerlik taşıyan kurdelede, Eşref Kolçak ve Tamer Yiğit, bir baba oğlu canlandırıyorlar.

Uzatmalı çavuş olan baba (Eşref Kolçak), büyük oğlunu okutamadığı için üzülmekte, ancak bunun verdiği ezikliği, küçüğünün tahsiline devam etmesi ile gidermeye çalışmaktadır. Fakat bütün gayretlere rağmen bir gün, onun da eğitimini yarım bırakma tehlikesi belirir. Ailenin sınırlı imkanları, delikanlının masraflarına yetmemektedir. Bunun üzerine büyük çocuk (Tamer Yiğit) kardeşine faydalı olabilmek için kaçakçılığa başlar ve eline geçen parayı ona vererek, okumasını temin eder. Sonunda teğmen çıkan küçük çocuk (Atilla Ergün) köyüne döner ve geçmiş yıllarda babası ile düşman olan ağanın, barışmaları şerefine aracı olduğu bir genç kızla düğün hazırlıklarına başlar.

Oysa aynı kızı, bir süreden beri ağabeyi de sevmektedir. Bu aşk, delikanlı tarafından kimseye söylenmediği için o güne kadar gizli kalmış ve babasının bile haberi olmamıştır. Büyük çocuk, bu evliliğin sorumlusu olarak ağayı gördüğünden, onu öldürür ve dağa çıkar. Kader, baba ile oğlu karşı karşıya getirir. Köyün asayişinden sorumlu olan baba, önce oğlunu öldürmek ister, ama başaramaz...

**********

«Kaçak»ta bir kanun adamı olan Eşref Kolçak, «Topal»da, kanuna karşı olan kişilerden biri. Filmde, Kolçak'ın yanı sıra, İrfan Atasoy, Yıldırım Gencer, Bilal İnci, Altan Günbay, Meral Orhonsay ve İhsan Gedik oynuyor. Senaristi Safiye Yankı, görüntü yönetmeni de Muzaffer Turan.

Diyarbakır, Konya ve Kayseri'de çekilen filmde İrfan Atasoy, dört kişiyi öldürüp, hapishanede cezasını çektikten sonra, tahliye olan ve köyüne dönen bir katili canlandırıyor. Baba ocağına geldiğinde, bir zamanlar sevdiği kızın, başka bir erkekle evlendirilmek üzere olduğunu görüyor ve düğünü basarak kızı kaçırıyor.

Oysa kızın babası olan ağa, bu beraberliğe karşıdır. Hem köy halkının, hem de çevredeki diğer ağaların gözünde prestijini kaybetmemek için, üç kanun dışı adamını görevlendirir ve kızı ile onu kaçıran adamı öldürmelerini emreder. Eğer yakalanacak veya öldürülecek olurlarsa, çoluk çocuklarının geleceğini temin edeceğini söyleyerek, hepsine yemin ettirir. Bu arada, evlenmek üzere olduğu kızı elinden kaçıran damat adayı da, ayrı bir yönden takibe başlar.

Eşref Kolçak(Sağdaki fotoğraf: "Topal" filminin kadrosunda, soldan sağa, Yıldırım Gencer, İrfan Atasoy, Bilal İnci ve Eşref Kolçak gibi güçlü oyuncular bulunuyor...)

Kız (Meral Orhonsay) ile sevgilisi (İrfan Atasoy) kaçarken, atları çatladığından, yürüyerek peşlerindeki adamlardan kurtulmaya çalışırlar. Oysa takipçiler işi şansa bırakmamak için üç ayrı şehirde kovalamaya devam etmektedirler. Nihayet bir kentte, adamı çalıştığı yerde sıkıştırır ve kızın nerede olduğunu öğrenmek için bacağından vururlar. Amaçları, kaçmasını sağlamak ve onu izleyerek ağanın intikamını almaktır. Fakat adam bir kez daha ellerinden kurtulmayı başarır. Uzun kaçış sırasında, karısı yolda doğurur çocuğunu. Sonunda bir mağaraya sığınırlar. Adamın bacağı kangren olmak üzeredir. Kadın bacağı keser ve onlara bakacağını söyler. Nitekim sevdiği erkek iyileşinceye kadar, saçını süpürge eder, çalışır.

Fakat yara kapandıktan ve yürüyebilecek hale gedikten sonra, kimse iş vermez adama. Tek ayaklı bir işçiye ihtiyaçları olmadığını söylerler. Bu arada ağanın üç adamı, izlerini bulur ve mağaraya gelirler. Nihayet korkulan son, gelip çatmıştır.

Adam üçüne de (Eşref Kolçak, Yıldırım Gencer, Bilal inci) tek tek yalvarır, isterlerse kendisini öldürmelerini, ama karısı ile çocuğuna dokunmamalarını söyler. Hepsi verdikleri yemine rağmen, silahlarını havaya boşaltır ve çıkarlar mağaradan.

Oyun yönünden kendisine birçok şey kazandıracak olan bu iki filmle 1973 yılını kapatacak olan Eşref Kolçak, yeni yıla yeni bir güçle girecek.


(10 Kasım 1973)