Operadan sahneye son transfer: Fatoş Balkır

Yayın Tarihi : 22 Ocak 2016
2559
Ferhan-Doğan Onat, Nevin Pere ve Sevda Aydan'dan sonra Fatoş Balkır da operadan sahneye geçenler kervanına katıldı.

 

- «Unutamadığım bir hatıramı mı sordunuz? Hatıram pek çok, ama 'unutulmaz hatıra' dendi mi içlerinden biri hemen öne fırlıyor... Onu anlatayım size: 5 yaşındaydım. Babamlar Ada'ya oyuna gidiyorlardı. Beni de götürmüşlerdi.Annemle vedalaşıp ayrıldık. O gece oyun biraz geç bitti, son vapuru da kaçırdığımız için mecburen Ada'da kaldık. Ertesi gün hep birlikte vapura bindik. Babamlar Kartal'da oyun oynayacakları İçin beni birine emanet edip eve yolladılar. Eve geldim, kapıyı çalmaya başladım. Çaldım, çaldım, açılmadı kapı. Neden sonra akrabalara gitmek geldi aklıma. Onlarla birlikte tekrar eve geldik ve zorla kapıyı açtık. Sapsarı saçlı, iyi kalpli annem ölmüştü.»

Fatoş Balkır'ın babası tiyatro oyuncusu İhsan Balkır, annesi ise Alman asıllı...Fatoş Balkır'la konuşmaya kötü başlamıştık. Bu hatırasının yarattığı havanın dağılması için bir süre şuradan buradan konuştuk. Daha onunla konuşmaya gelmeden önce babasının tiyatro sanatçısı İhsan Balkır, annesinin de Alman asıllı Irene Balkır olduğunu biliyorduk.

Biraz sonra dereden tepeden konuşurken bildiklerimize, bilmediklerimiz de eklendi. Fatoş Balkır 24 Ocak 1940'ta İstanbul'da dünyaya gelmiş. 29. Taksim İlkokulu'ndan sonra Atatürk Kız Lisesi'ne girmiş ve Orta'yı da, Lise'yi de burada okumuş. Sonra Hukuk Fakültesi'ne kaydolmuş. Fakültede ikinci sınıfa geçtiği yıl (yani 1959'da) tanıştığı Hidayet Goloğlu ile evlenmiş.

Bu, bir genç kızın evlilikle noktalanan normal öğrenim yıllarının hikayesi. Oysa Fatoş Balkır bu yıllara bir de sanat çalışmalarını sıkıştırmış. Piyeslerde rol almış, filmlerde oynamış, aryalar söylemiş. Balkır'ın sanat serüveni 1943 yılında başlıyor. O yıl Şehir Tiyatro'su Çocuk Bölümü'ne girmiş ve 1948‘e kadar şimdi sayısını hatırlamadığı kadar çok piyeste rol almış...

Ortaokula başlarken babası İhsan Balkır, kızını konservatuara kaydettirmiş. 1950-52 yıllarında yaz tatillerinde «Uçuruma Giden Kadın» ve «Kanlı Küpe» gibi filimlerde rol alan Fatoş Balkır, konservatuarı bitirdikten sonra 1962 yılında İstanbul Operası'na girmiş.

Fatoş Balkır o yılları nedense unutamıyor. Küçüklüğünden beri ideali olan operaya kavuşmuş. Sevişerek evlendiği bir eşi, 4 Temmuz 1960'ta doğan Aydan adlı şirin mi şirin bir kızı var, mutlu mu mutlu... 

Yıllar yılları izlemeye başlamış. Bu arada Fatoş Balkır'ın derdi depreşmiş. Ortaokulda ve lisede okul çaylarında, teneffüslerde hep hafif batı müziği şarkıları söylermiş. Sinemadan ve tiyatrodan sahneye bir akın başlayınca, «Ben de sahneye çıksam» diye düşünmeye başlamış. Nihayet bir gün bu emeline de kavuşmuş. Bir gazinodan teklif alınca birkaç aylık bir çalışma ve 7 şarkıdan ibaret bir repertuarla sahneye çıkmış. Çıkış o çıkış işte... O günden bu yana müziğin yeni bir dalında kendine günden güne gelişen bir isim yapıyor.

Fatoş Balkır, bazı sinema filmlerinde de oynadı...Fare dahil bütün hayvanları seven, Balzac'ı, Knut Hamsun'u, Reşat Nuri'yi zevkle okuyan, beyazla kırmızıdan hoşlanan, Ava Gardner, Gary Cooper, Fatma Girik ve Fikret Hakan'ı oyuncu olarak beğenen 1.61 boyundaki sarı saçlı, yeşil gözlü Fatoş Balkır'ın evli bir kadın için gerçekten çok hoş bir meşgalesi var: Yemek pişirmek. «Yemek pişirmeyi dünyada hiçbir şeye değişmem» diyor.

Annesinin ölümünden başka hayatında unutamadığı bir başka olayı anlatmasını istediğimiz zaman da, gözleri dalıp gidiyor. «Almanya'da geçirdiğim bir ayı hayatım boyunca unutamam» diyor, «Televizyona çıkmak için gitmiştim Türkiye'nin 68. vilayetine! Bakalım bir daha ne zaman göreceğim?»

(Not: Manşet fotoğrafında Fatoş Balkır, eşi Hidayet Goloğlu ile görülüyor...)

(Ses Dergisi - 17 Mayıs 1969)