Noel Babaların en güzeli: Filiz Akın

Yayın Tarihi : 02 Ocak 2017
2484
Filiz Akın 10 yaşında gerçekleştiremediği 'Noel Baba' olma hevesine uydu ve komşularının çocuklarına bir torba dolusu hediye dağıttı.

 

Noel baba kılığındaki Filiz Akın, gece yarısı bütün çocuklar uyurken, sırtında hediye torbasıyla içeri girdi: «Aman susun, kimse duymadan hediyelerini yataklarının başuçlarına bırakayım» dedi.Çocuk parmaklıklara tutunup üst kattaki balkona çıktı. 10 yaşındaydı. Sırtında bir torba vardı. Üzerinde de Noel Baba elbisesi. Beyaz sakalını takmayı, başına bir kukuleta geçirmeyi ihmal etmemişti. Gece vakti onu görenler, küçük bir hırsız zannederdi.

Küçük çocuk balkona ayak basarken bir portakal sandığının çivisi ayağına battı. Hemen arkasından bir çığlık kopardı:

- «Ay... Ayağım!»

Balkonun camlı kapısı açıldı. Ev sahipleri küçük çocuğu görünce ne yapacaklarını şaşırdılar. Noel Baba kıyafetindeki çocuğun beyaz sakalını ve başındaki kukuletayı çıkarınca, alt kattaki kiracılarının kızı Filiz Akın'ı tanıdılar.

- «Hay Allah iyiliğini versin! Kız senin ne işin var gece vakti buralarda?» diye sordular.

Küçük Filiz ağlayarak cevap verdi:

- «Sizin çocuklarınıza Noel Baba olup hediye vermeye gelmiştim. Onlar uyurken yastıklarının ucuna bırakacaktım!»

Filiz Akın apartmandaki bütün daireleri dolaşıp çocuklara hediyelerini dağıtmıştı, ama oğlu İlker uyanmış, verilen armağanları bir türlü beğenmiyorduHayret ve dehşetle açılan gözler gülmeye başladı, ama Filiz'in ayağına kocaman bir çivi batmıştı. Hemen alt kattaki annesine haber verildi. Gece yarısı, hem de bir yılbaşı gecesi hastaneye gidildi. Tetanos iğnesi yapıldı. Aradan bir ay geçtiği halde hem çivinin, hem de tetanos iğnesinin acısı geçmemişti.

Filiz Akın, Topağacı'ndaki evinde bunları anlatırken, üzerinde gene bir «Noel Baba» elbisesi vardı. Biraz önce Sakarya apartmanını dolaşmış, bütün çocuklara birer hediye vermişti.

- «Bilir misiniz, ben Noel Baba'yı çok severim. Hani, onun hangi dine, hangi inanca dahil olduğunu düşünmeden severim. O tombul, kırmızı yanakları, kocaman göbeği, iyilik ve yardım etmek için uğraşması ve çocukları çok sevmesi bana eskiden beri tesir etmiştir. 10-11 yaşlarımda başıma gelen bu olayda da Noel Baba ve çocuk sevgisinin payı büyüktür. O yaşımda ayağıma çivi battığı için hediye dağıtamamıştım, ama bugün kazasız, belasız hediye dağıttım. Çocukken Noel Baba'nın gece yarısı geleceğini söyledikleri için saati tam gece 12'ye kurardım. Çalar saatle Filiz Akın bir çocuk filmi oynatınca, oğlu İlker neşeli çığlıklar atmaya başladı.uyandığım zaman hediyem başucumda dururdu. Hiçbir zaman Noel Baba'yı göremediğim için üzülür, sabahlara kadar uyumazdım. Şimdi o günleri hatırladım ve tekrar yaşamış oldum.»

Oğlu İlker'i bir yandan seviyor, bir yandan da komşularının çocuklarıyla konuşuyordu. Tekrar bize döndü:

- «Eğer çok param olsa bütün memleketin, bütün şehrin çocuklarını, yılda bir gün de olsa sevindirmek isterim. Gelecek yıl bu işi daha geniş yapacağım. Çocuk Esirgeme Kurumu'nun çocuklarına hediyeler vereceğim. Ama, dedim ya, elimde tükenmeyecek param olmalı ki, bütün çocukları sevindireyim.. »

Filiz Akın çocukların isteği üzerine evlerindeki büyük sinema makinasını çalıştırdı ve onlara Walt Disney'in filmlerini gösterdi. Çocuklar arada sevinç çığlıkları atıyor ve filmi nefes almadan seyrediyordu. Filiz Akın mutluluğu çocuklarda bulan bir anneydi...

(Yazı: Enis Rıza Olcayto / Ses Dergisi - 1 Ocak 1967)