Galatasaray'ın müthiş kalecisi Tanju Korel!

Yayın Tarihi : 20 Ocak 2013
14148
1963-1964 yıllarında Galatasaray Lisesi'nde okuyan Tanju Korel, o yıllarda okul futbol takımının file bekçiliğini yapardı. Hocaları, Tanju Korel'in bir gün büyük bir kaleci olacağını ve Turgay Şeren'in yerini alacağını düşünürlerdi.


1963-1964 yıllarında Galatasaray Lisesi'nde 1.90 boyunda, yakışıklı bir delikanlı vardı. Basketbol oynar, voleybol oynar, okulun futbol takımının file bekçiliğini yapardı. Kolay kolay gol yemediği için herkes ondan, «Bu çocuk ileride muhakkak Galatasaray'ın kalesini koruyacak,» diye söz ederdi.

(Solda: Galatasaray Lisesi Futbol Takımı'nın kaleciliğini yapan Tanju Korel, Fransa'nın ünlü takımı Marsilya'dan teklif alacak kadar yetenekli bir file bekçisiydi...)

Sonra aradan iki yıl geçti ve Galatasaray Lisesi'nin bu dev görünüşlü kalecisi, Fransa'nın Gronoble şehrine yüksek öğrenim yapmaya gitti. Yıldızı orada da parlamıştı. Yine okulun kalesini koruyor, hemen her hafta maçlarda, Fransızların şaşkın bakışları arasında futbol hastalarının tabiriyle "doksanlık golleri" kurtarıyordu. Hatta o kadar formdaydı ki, Fransa Ligi'nin ünlü takımlarından Marsilya'dan transfer teklifi bile almıştı.

İşte o yılların zıpkın gibi kalecisi Tanju Korel şimdi karşımızda ve Galatasaray Lisesi'nin bahçesinde beden eğitimi hocası Mehmet Ali Gültekin ile antrenman yapıyor. Hocasının tıpkı 6 yıl önceki gibi kaleye gönderdiği bomba cinsinden şutları köşelere uçarak, kendisini yerden yere atarak kurtarıyor.
(Solda: Tanju Korel, Galatasaray Lisesi'nin kendisine verdiği kupa ile...)

Hocası, «Ah» diyor, «Büyük hata ettin kaleciliği bırakmakla. Tanju, eğer bu işe devam etseydln, kendini futbola verseydin, Turgay Şeren'den sonra Galatasaray'ın kalesini sen korurdun. Boyun bosun, fiziğin, azmin, cesaretin her şeyin fazlasıyla vardı çünkü...
Tanju Korel, hocasının bu sözlerini gülerek dinliyor. Zaman zaman uzaklara bakıyor. Geçmiş günleri hatırlamaya çalışıyor.

«Kısmet bu kadarmış» diyerek cevap veriyor hocasının sözlerine. «Çok sevdiğim sarı-kırmızılı renklerin kalesinin bekçisi olmayı öylesine arzu ederdim ki, bunu kelimelerle anlatamam sizlere. Fakat tahsil, istikbal daha önemliydi benim için.»

(Sağdaki fotoğraf: Tanju Korel lise yıllarında basketbolda da çok başarılıydı...)

Galatasaray'a kaleci olmaktan daha mı iyi oldu Tanju?» diye soruyor 6 yıl önceki öğrencisine. Bakıyoruz koyu bir kırmızılık kaplıyor Tanju Korel'in yüzünü. «Asla hocam» diyor. «Yeşilçam benim aklımın köşesinden bile geçmiyordu. Arkadaşlarımın zoruyla girdim bu işe. Fotoğraflarımı zorla bir mecmuaya yolladılar ve bir gün baktım ki, sinemanın içindeyim, setlerin ortasındayım.»
Biz Galatasaray Lisesi'nin antrenman sahasından ayrılırken bakıyoruz, Tanju şutları kurtarmaya çalışıyor. Bir kedi kadar çevik. «Prodüktörler ona boşuna 'Gültekin',  'Tark-Han' gibi atletik vücut isteyen filmler çevirtmiyorlar» diye düşünüyoruz.

Ve röportajımızı şöyle bitirelim, bugün Yeşilçam'da dev adımlarla zirveye doğru ilerleyen Tanju Korel eğer sportif çalışmalarına böyle hırsla devam ederse, muhakkak ki gelecekte çok şeyler kazanır. Ne demişler: İstikbal çalışanındır...

(1970)