'Ayol güzel de değil ki jön prömiye oynatalım'

Yayın Tarihi : 10 Haziran 2013
19332
Gazanfer Özcan, Şehir Tiyatrosu'na girmek için müracaat ettiği gün, Bedia Muvahhit'in gözü bu delikanlıyı hiç tutmamıştı.

 

Gazanfer Özcan, tiyatroya Eminönü Halkevi'nde başlamıştı.Tiyatroya girmesi için öneride bulunan hanıma, Bedia Muvahhit hiç de cesaret vermemişti. Karşısında esmer, zayıf bir delikanlı duruyordu, ilk defa büyük bir aktrisle karşılaştığı için biraz da titriyordu bu delikanlı... 

Aslına bakarsanız Gazanfer Özcan'ın Şehir Tiyatrosu'na girmek aklının ucundan geçmemişti. Eminönü Halkevi'nde kurdukları çocuk tiyatrosu kendilerine yeter de artardı bile...

Ama teyzesi bir kere aklına koymuştu, onu ille de Şehir Tiyatrosu'nda oynatacaktı. Hem Bedia Muvahhit'i de tanıyordu, Gazanfer'i pekala ona yollayabilirdi.

Fakat Bedia Hanım'ın ilk sözü «Ayol, bu çocuk güzel de değil ki jön prömiye oynatalım» oldu.

Gazanfer, Bedia Hanım'a hiç kızmamıştı. öyle ya herkes güzel olup jön prömiye oynasa, öteki roller kimlere kalacaktı? Herkes kaderine razı olmalıydı.

Bedia Muvahhit bu çocukta, her sanatçıya nasip olmayan o emsalsiz sahne sempatisini o zamandan keşfedememişti. Sözünün sonunu da şöyle bağlamıştı: «Neyse, her halde oynatacak bir rol bulurlar. Biz Şehir Tiyatrosu'na bir yollayalım...»

Gazanfer'i tiyatroya yolladılar ve ilk defa «Fatmacık» adında bir çocuk temsilinde rol aldı. Bazı bazı büyüklerin tiyatrosunda da figürasyona çıktığı oluyordu.

Çocuk Tiyatrosu'ndan ayda 20 lira alırdı Gazanfer o zamanlar. Geceleri büyüklerin temsillerinde oynadığı zamanlar bayram yapardı. Çünkü o vakit eline ayda 90 küsur lira geçerdi.

Gazanfer Özcan, kendisine ait Azak Tiyatrosu'nun bir oyununda Adile Naşit ile...Aradan zaman geçti... Şehir Tiyatrosu'nda rahatı iyiydi ama ne uzuyor, ne de kısalıyordu. Baktı olacak gibi değil, bir başka tiyatroda, turnelerde büyük roller oynamaya karar verdi. O zamanlar Halide Pişkin'in bir tiyatrosu vardı. O gece «Arşın Mal Alan» operetini oynuyorlardı. Halk bu esmer, tatlı delikanlıyı çok beğenmişti. 

Tiyatro münekkidi Halit Fahri Ozansoy da seyirciler arasında idi. Oyundan sonra kalktı yanına geldi, Gazanfer'i tebrik etti.

O devirde özel tiyatrolar şimdiki gibi değildi. Bir iki temsilden, Anadolu'da bir iki turneden sonra dağılıveriyordu. Gazanfer selameti yine Şehir Tiyatrosu'na girmekte buldu. Hem artık biraz isim de yapmıştı. Bir gün Reşit Gürzap'ın aniden rahatsızlanmasıyla «Mahallenin Romanı» piyesindeki rolü ona verdiler. Gazanfer o koca rolü çabucak ezberledi, sahneye çıktı, hiç falso yapmadan oyunu bitirdi. Arkadaşları sarılıp tebrik ettiler. 

Gazanfer Özcan gecen yıl çok beğenilen «Kocamın Nişanlısı» oyununun bir sahnesinde Ali Cağaloğlu, Gönül Ülkü ve Şeyma Cağaloğlu ile...Tebrik edenlerin arasında, şimdiki eşi Gönül Ülkü de vardı. Bundan sonra sanat ufukları açılmıştı Gazanfer'e...

Bir süre daha Şehir Tiyatrosu'nda çalıştıktan ve isim yaptıktan sonra Gönül Ülkü ile evlendi ve eşiyle birlikte özel bir tiyatro kurarak Şehir Tiyatrosu'ndan ayrıldı.

(Ses Dergisi - 25 Eylül 1965)