Güldürebilmek için ağlamayı bilmek gerek

Yayın Tarihi : 25 Ekim 2013
22800
Herkesin yüzünü görünce güldüğü, insanlara dertlerini, sıkıntılarını unutturup, umut ve neşe veren Kemal Sunal özel yaşamında çok duygulu ve hassas...


Dünya sinemasında en komik yüz, Fernandel'inki miydi? Kuşkusuz ikincisi de Kemal Sunal'ınkidir... Gösteri sanatları için bu denli elverişli bir mask, yalnız oyuncuya oyun olanağı sağlamakla kalmaz, seyirci ile arasındaki sempati bağını da kolayca kuruverir. Diğer ünlü komedyenler, örneğin Jerry Lewis'ler, Norman Wisdam'lar, Luis de Funes'ler ve Peter Sellers'lar mimiklerini kullandıkları anda güldürürler seyirciyi... Bu Şarlo'da da böyledir, Lorel'le Hardi'de de. 

Oysa Fernandel ile Kemal Sunal tanrı vergisi yüzlerine çok az mimik katarak, karşılarındaki kişileri kahkahadan kırıp geçirebilirler. İşte Türk sinemasının Fernandel'i de bu doğal mirası kullanıyor... Önce tiyatro, ardından sinema ve afişlerin baş köşesine oturtulan Kemal Sunal adı... 

 Kemal Sunal, Devekuşu Kabare Tiyatrosu kadrosunda bulunduğu dönemde, Oya Alasya ile Bu Şehri Stanbul ki adlı oyunda...Fransızcadan Türkçeye ithal edilen ve sözlük anlamı «genç» olan jön kelimesi, Yeşilçam'da yakışıklı kişiler için kullanılır. Oysa bir filmin başrolünde oynayan erkek oyuncuları tanımlamak için ödünç alınmıştır. İşte bu terminolojik yanlıştan yararlanıp, kelimenin doğru anlamını  vere Sunal, «Ben de jönüm» diyor...

- «Başrollerde oynadığıma göre yadırganacak bir şey yok bunda...»

Sonra söz gülmeye, güldürmeye geliyor. Çok bilinen palyaço fıkrasını burada tekrarlamayalım. Ama Sunal da özel yaşamında bol bol gülen bir kişi değil. Hatta şaşıracaksınız belki ama, çok sık ağlıyormuş.

Neden mi? Onu ünlü komedyenden dinleyelim:

- «Duygulu ve hassas bir insanımdır. Başkalarının üzerinde bile durmayacağı olaylar, beni cok etkileyebilir. Bir çocuğun ağlamasına ya da bir kedinin açlığına, kısaca tüm canlıların çaresizliğine, umutsuzluğuna onlardan fazla üzülürüm. Doğal olan da bu... İnsanları güldürmek için, acılarına da ağlayabilmek gerek»

(Ses Dergisi - 24 Ocak 1976)