Kambur Ahmet'in jübilesine haciz konuldu

Yayın Tarihi : 06 Haziran 2012
8140
Ahmet Berman, sahadaki büyük mücadelesini ve hırsını özel hayatına yansıtamayınca, zor günler geçirmiş, jübileden kazandığı gelirin önemli bir bölümüne de haciz konulmuştu.


Orta boylu, tıknaz yapılıydı. İyi koşar, iyi mücadele verir ve topa tam zamanında müdahaleleriyle defansını rahatlatırdı. Tatlı-sert diyebileceğimiz bir futbol stili vardı. Yürekliydi de. Hafif kamburunu çıkararak durduğundan "Kambur Ahmet" diye de tanınmıştı.

Doğma büyüme Karagümrüklü idi. Futbola orada başlamış ve semtin kulübü olan Karagümrük'ün Kırmızı-Siyah forması altında yetişmişti. Bu takımda çıkardığı güzel oyunlar sonunda Beşiktaşlılar tarafından transfer edilmişti. Daha doğrusu önce Fenerbahçe ile söz kesmiş, hatta birkaç özel maçta Sarı-Lacivert formayı da giymişti ama sonunda Beşiktaş'la anlaşmıştı.

Siyah-Beyaz forma altında parlamıştı Ahmet. O sıralarda Beşiktaş'ta yaşça kendisinden daha küçük olan bir başka Ahmet daha olduğundan "Büyük Ahmet" diye anılmıştı. Beşiktaş forması altında çok güzel oyunlar çıkarmış ancak daha sonra Galatasaray'a geçmişti.

İşin ilginç yanı San-Kırmızılı takımda da kendisinden yaşça küçük bir Ahmet olduğundan Büyük Ahmet adını Sarı-kırmızılı forma altında da sürdürmüştü.

Beşiktaş'ta oynarken 16, Galatasaray'da forma giydiği yıllarda 13 kez olmak üzere toplam 28 kez Ay-yıldızlı formayı giymiş ve iki maçta da A Milli Takımımız'ın kaptanlığını yapmıştı.

Kambur duruşuna rağmen çok sağlam bir bünyesi vardı. Ancak en büyük hatası kendine iyi bakamamasıydı. Futbol sahalanndan vaktinden önce kopuşunun da bundan ötürü olduğu söylenebilirdi. Yaşadığı hayat onu tez zamanda yıpratmıştı. İyi paralar kazandığı halde, tutmasını bir yatınm yapmasını bilememişti. Kazandığı paraları hovardaca harcamıştı.

Zararlı alışkanlıklarından kendini bir türlü sıyıramamıştı. Oysa futbol sahalannda son derece mücadeleci ve hırslıydı. Ne yazık ki futbol sahalanndaki mücadelesini ve hırsını özel yaşamında gösterememişti. Çok zor günler geçirmişti.

Futbolu bıraktıktan yıllar sonra kendine bir jübile yapabilmek için çabalar harcamıştı. Sonunda bir jübile yapmayı başarmıştı ama ne çare ki umduğu parayı kazanamamıştı bu jübileden.

Jübileden önceki çarşamba akşamı Mithatpaşa Stadı'na önce postacı sonra Büyük Ahmet gelmişlerdi. Postacı, mahkemenin verdiği bir haciz kararını getirmişti. 19 bin liralık haciz kararını Büyük Ahmet'ten bir süre önce boşanan eşi koydurmuştu. Ve Büyük Ahmet bunu, futbolunun son gecesinde alacağı hasılattan, ister istemez ödeyecekti.

Jübile gecesi yıllarca birlikte oynadıkları Lefter, Metin, Can, Turgay, K. Ahmet, Süreyya, Kadri, Uğur, Mustafa, Ayhan ve Selim son gecesinde kendisine arkadaşlık etmeye gelmişlerdi. Ercan, Yılmaz, Şükrü, Levent, Fehmi, Sami, Yasin, Varol, Güray, Raduloviç ve Sanlı da oradaydılar.

Artistlerin jokeylerle oynadığı maçtan sonra ünlülerden kurulu iki takım sahaya çıkarken, tribünlerde 8 bin 310 seyircinin alkışları çınlıyordu. Hava bulutlarla, bulutlar yağmurla ve Büyük Ahmet'in gözleri akmayan yaşlarla doluydu. Şanssızlık son kez yakasındaydı Ahmet Berman'ın. Ancak 71 bin 710 lira hasılat elde edilmiş, Büyük Ahmet'in eline 47 bin 497 lira geçmişti. Bunun 19 bin lirası da mahkemenin verdiği haciz kararı uyarınca kesilince Ahmet Berman'a ancak 30 bin 497 lira kalacaktı.

Ahmet Berman, 24 Aralık 1980'de ani bir kalp krizi sonunda hayata veda etti.

(Soldaki fotoğraf: 1955 yılında 3-1 kazandığımız Türkiye-Portekiz milli maçında Ahmet Berman, Coşkun Özarı ve Metin Oktay ilk kez A Milli formayı giymişti. Bu üçlü, 1956'da 3-1 kazandığımız Macaristan maçında da oynamıştı.)