Kayserispor-Sivasspor maçında 43 kişi öldü

Yayın Tarihi : 02 Şubat 2012
16218
17 Eylül 1967'de oynanan 2. Lig Beyaz Grup karşılaşmasında, taraftarlar arasında çıkan olaylar büyük bir faciaya neden oldu.

Mısır'ın Port Said kentinde oynanan El Masri-El Ahli maçında çıkan olaylarda 74 kişinin ölümü, futbol fanatizminin korkunç yüzünü bir kez daha ortaya koydu. Bu olay, futbol sahalarındaki ne ilk, ne de maalesef son olay olacak.

Geçmişte çeşitli dünya ülkelerinde benzer olaylar yaşandı ve çok sayıdaki kişi, futbol keyfi yaşamak için gittiği stadyumdan, tabutlar içinde ayrıldı. Türkiye'de de sık sık taraftar kavgaları yaşanıyor ancak bunlar arasında 1967 yılında oynanan Kayserispor-Sivasspor maçındaki olaylar çok özel bir yer tutuyor.

17 Eylül 1967 yılında, iki takım arasında Kayseri'de oynanan İkinci Lig Beyaz Grubu karşılaşmasında tam 43 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı.

Maç için Kayseri'ye 5 bin kişilik Sivasspor taraftarı gelmişti. Karşılaşma öncesinde önemli bir hadise çıkmamış, sadece 6 Sivasspor taraftarı bir-iki küçük olay nedeniyle gözaltına alınmıştı.

Saat 16:00'da başlayan maçı , tribünlerde 21 bin kişi izlemekteydi. İki takım taraftarların karşılıklı tezahüratlarıyla gerilmeye başlayan ortam, mücadelenin 20. dakikasında doruğa çıktı. Bu dakikada Kayserisporlu Küçük Oktay'ın (Oktay Aktan) attığı gol üzerine rakip takım taraftarları küfürleşmeye ve birbirlerine taş atmaya başlar.

Evsahibi taraftarlar, iki Kayserili çocuğun arbedede ezilerek öldüğü söylentisi üzerine, taş, sopa ve bıçaklarla Sivaslı seylircilerin üzerine yürürler. Misafir takım taraftarlarının yüzlercesinin aynı anda kapılara yüklenmesi bir faciaya yol açacaktır. 38 Sivaslı o panik anında sıkışarak, havasızlıktan ölür. Çok sayıda kişi yaralanır.

Stat dışına çıkan Sivassporlu seyirciler, 5 kilometre ileride park halinde bulunan araçlarına gidene kadar, yol üzerindeki spor salonunun ve Kayseri plakalı arabaların camını kırar. Şehrin 50 kilometre dışına çıktıktan sonra, Kayseri plakalı arabaları durdurup ateşe verir.

Olay sonrasında iki kentin ve iki kulübün yöneticileri de adeta yangına körükle gidercesine açıklama yapar. Ertesi sabah Sivas'ta Kayserililere ait 10 işyeri, 3 ev ve iki genelev saldırıya uğrar. Güvenlik önlemleri yetersizdir ve birçok Kayserili Sivas'tan kaçar.

Olaylar sırasında Sivas'ın tanınmış avukatlardan Ali Yeke, halkı teskin edici bir konuşma yapmak istese de saldırıya uğrayarak yaralanır ve halkın elinden güçlükle kurtarılır. O günlerin en üzgün kişisi ise olayların çıkmasına neden olan golü atan Kayserisporlu Oktay Aktan'dır (en alttan ikinci fotoğrafta yeğeniyle görülüyor). "Küçük" Oktay, "Keşke ayağım kırılsaydı da gol atmasaydım. Dün gece gözlerimin önüne tribünlerdeki insanların hali gelince ağlamadan edemedim. Keşke yenilseydik de bu olaylar çıkmasaydı" demektedir.

İçişleri Bakanı Faruk Sükan, Sivas'a gelip halkı yatıştırmaya çalışırken, kentteki olaylarla ilgili olarak 11 kişi tutuklanır. Kayseri'deki olaylara neden oldukları gerekçesiyle de 18 Kayserili ile 8 Sivaslı yakalanır.

Daha sonra yapılan incelemede, olaylarda bu kadar çok kişinin ölmesinin nedeninin, stat kapılarının dışarıya değil, içeriye doğru açılması olduğu belirlenir. Adli Tıp Kurumu da ölümlerinin 38'inin sıkışma sonucu havasız kalma, ikisinin kalp rahatsızlıklarından kaynaklandığını açıklar.

Türk sporunun bu ilk büyük faciasından sonra iki takıma 17 maç saha kapatma cezası verildi ve tam 23 yıl boyunca karşı karşıya getirilmedi. Kayserispor ile Sivasspor, bir sonraki ilk maçlarını 9 Aralık 1990'da Sivas 4 Eylül Stadı'nda oynandı ve iki takım arasında buzlar çözüldü.

(Not: Kaderin cilvesi... Bu yazıyı yayına koyduğum gün Süper Lig'de Sivasspor-Kayserispor maçının oynandığını bilmiyordum. Bu durumdan, karşılaşma bittikten sonra haberim oldu. Maç 1-1 sona ermiş ve klasik deyimle "dostluk kazanmış".