Keloğlan'a yakında bir kardeş geliyor

Yayın Tarihi : 29 Kasım 2016
670
Keloğlan sinemaya aktarılırken, sette günün konusu, bu sevimli masal kahramanını canlandıran Rüştü Asyalı'nın annesi rolündeki Suna Pekuysal'ın hamile olması...

 

Suna Pekuysal ile Rüştü Asyalı, Keloğlan filminde ana-oğlu rolündeler...Anası onu hep «Ah benim kel oğlum, keltoş oğlum, kafasında iki dirhem akıl olmayan yavrum» diye sever... Keldir. Hem de basbayağı kel. Ama gelin görün ki, pırıl pırıl, altın misali bir kalbi vardır. Saftır, temizdir, iyilikseverdir. Köy adamıdır, saray damları, ihtişam, altın pırıltıları ona fazla gelir. İşin en kötü yanı aklındaki, fikrindeki her şey dilinin ucundadır. Onun için de dokuz köyden kovulur. İşte bizim meşhur masal kahramanımız Keloğlan böyle bir delikanlıdır.

Geçtiğimiz yıl «masal filmleri» furyasında piyasaya çıkan ve bütün hasılat rekorlarını alt üst eden «Keloğlan» serisinin üçüncüsü Metin Erksan yönetiminde çekiliyor. İşin aslına bakarsanız, Keloğlan önce radyo skeçleriyle büyük ün yapıp, yüz binlerin ilgisini üzerine çektikten sonra beyazperdeye atladı. Ve bu işte başarı biraz da «Keloğlan» tipini önce son derece güzel seslendiren, sonra da beyazperdede hayat veren tiyatro sanatçısı Rüştü Asyalı'nın oldu.

Aydın Babaoğlu, Deniz Erkanat ve Rüştü Asyalı, Keloğlan filminin bir sahnesinde...Filmin yönetmeni Metin Erksan'ı Sarıyer'deki plato haline getirilen köşkte kamerasının başında yakaladığımız zaman dans sahnelerinin mizansenlerini veriyordu. Ama İngilizce olarak. Bunun sebebi sonradan anlaşıldı. Uydurma işlerden özellikle kaçan Erksan, sırf bir dans rahnesi için İstanbul'da çalışan yabancı kabare yıldızlarından getirtmiş. İşte İngilizce konuştuğu dansçılar bu yabancılardı.

Konuşmanın ardından ilk prova yapıldı. Pikaba hayli ritmik bir Arap havası konuldu ve ardından üç dansöz bale yapar gibi taht salonunda kralın önüne doğru süzülmeye başladı. Kameranın vizöründen sahneyi seyreden Metin Erksan sadece «Bravo» diye bağırıyordu: «Bu iş ancak bu kadar yapılır.»

Gelin şimdi biz Metin Erksan'ı kamerası ve dans provaları ile başbaşa bırakıp, kendi sahnelerinin çekimini bekleyen «Keloğlan» filminin kahramanı Rüştü Asyalı ile konuşalım:

Deniz Erkanat (padişahın kızı) ile Alev Oraloğlu (Cankız), Keloğlan'ı paylaşamıyor...- «Her şeyden önce şunu söylemek isterim. Metin Erksan gibi kıymetini dünyaya ispat etmiş bir yönetmenle beraber çalıştığım için çok mutluyum. Onun bir masal filmine bile birtakım yenilikler getireceğine inanıyorum. Keloğlan ise bildiğiniz Keloğlan. Yine saf, dürüst, temiz. Masal dünyasının muhteşem dekorları içinde başından bir de aşk macerası geçiyor. İki kız birden seviyor Keloğlan. Birisi en az Keloğlan kadar temiz, duru bir dağ köyünün kızı: Cankız. Yani Alev Oraloğlu. Diğeri ülkenin zorlu padişahının biricik kızı. O da Deniz Erkanat. Keloğlan, ikisinin arasında mekik dokuyor ama sonunda gönlünün çektiğine varıyor. Yani köyün saf Cankızı'na...»

Keloğlan'ın (Rüştü Asyalı) gönlü, Cankız'dan (Alev Oraloğlu) yana ağır basıyor...Yine Rüştü Asyalı'nın anlattığına göre, oyuncular arasında sette son derece güzel, samimi bir arkadasık doğmuş, onun için çekimin nasıl geçtiğinin farkına bile varmıyorlarmış. Aralarında bir de «Yedi Cüceler ve Pamuk Prenses» filminin unutulmaz ismi Aydın Babaoğlu var. Aydın, onlar için bir neşe kaynağı olmuş. Bütün bunlara rağmen Ses dergisi 1971 Sinema Artisti Yarışması üçüncüsü Deniz Erkanat biraz dertli. Bırakalım bu derdin ne olduğunu size o anlatsın:

- «Şu sıralarda film çalışmalarım biraz içiçe girdi. Bu yüzden işim devamlı kaçmaca, kovalamaca haline geldi. Asında ben istiyorum ki, bir film setine gittiğim zaman başka bir film setini düşünmeyeyim, gözüm saatte olmasın. Ama şartlar, filmlerin geç başlaması bu durumu mecburi kılıyor.»

Bir de Alev Oraloğlu'nun meselesi var. O da şu sıralarda imtihanlara hazırlanıyor, bazılarına girip çıkıyor. Bu arada film çalışmalarını aksatmamaya çalışıyor. Fakat Rüştü Asyalı'nın dediği gibi aralarında en ufak bir huzursuzluk yok.

Keloğlan'ın çekimlerine hamile olarak katılan Suna Pekuysal'ın film icabı oğlu Rüştü Asyalı, sanatçının doğacak olan bebeğini, gerçek kardeşiymiş gibi şimdiden sahiplenmiş...Ama kim ne derse desin, sette günün konusu, esprisi, neşe kaynağı Suna Pekuysal. Nasıl olmasın? Yedi yıldan beri tiyatro ve sinema sanatçısı Ergun Köknar'la evli olan Pekuysal, bebek
bekliyor. Biliyorsunuz «Keloğlan» Rüştü Asyalı da filmde Pekuysal'ın oğlunu oynuyor. Şimdi sette günün esprisi Keloğlan'ın kardeş beklemesi. Aslına bakarsanız Rüştü Asyalı da bu kardeşlik meselesini o kadar benimsemiş ki, «Aman annecim sen rahat ol, dikkat et kardeşime bir şey olmasın» diye Suna Pekuysal'ı oturtacak yer bulamıyor.

Bu konuda başka bir mesele de var. Set ikiye ayrılmış durumda. Başta Keloğlan olmak üzere bütün erkekler yeğenlerinin «erkek» olmasını istiyor. Hanımların cephesi ise «kız » diyor, başka bir şey demiyor. Bu arada "Peki Suna Pekuysal'ın dileği ne?" diyeceksiniz. Suna Pekuysal da kızdan yana. Ama asıl isteği, sıhhatli bir çocuk dünyaya getirmesi. Tıpkı kocası
Ergun Köknar'ın isteği gibi....

İşte bütün yönleri ile «Keloğlan» filminin seti. Hayli renkli bir set değil mi?

(Ses Dergisi - 7 Ekim 1972)