Kenan Işık: Bende geçmişe ait hiçbir iz yok

Yayın Tarihi : 11 Mart 2016
7087
Kim 500 Milyar İster yarışması ile büyük bir hayran kitlesi kazanan Kenan Işık, eski resimlerine asla bakmadığını söylüyor...

 

Kenan Işık'ın gençliği... Kenan Işık (en sağda) Ankara Atatürk Lisesi'nde öğrenciyken, tiyatrocu Muazzez Kurdoğlu'nun okulu ziyaretinde.Kenan Işık'la, atv’de yayınlanan "Sıcak Saatler" dizisinde bir araya geldiğimizde, star olma kaygısı taşımayan, gerçek bir sanatçı ve usta bir aktörle karşılıklı oynamanın ve çalıştığı ortamda herkese yardımcı olma isteği ile dolu, sıcak, samimi ve insancıl biriyle tanışmanın keyfini yaşadım.

Dizide oynadığım günlerde, sokakta karşılaştığım tanıdık, tanımadık hemcinslerim onu çok beğendiklerini söyleyerek, oynadığım "sevgili" rolünden dolayı, bana yarı şaka yarı ciddi sitemde bulunmuştu. Dizinin setinde, kendisi yüzünden sokakta karşılaştığım sitemleri ona anlattığım zaman, hemen utanır ve şaka yaptığımı düşündüğünü söyleyerek konuyu kapatmaya çalışırdı.

Kenan Işık 1965 yılında Köroğlu oyununda...Söyleşi için bir araya geldiğimizde, kadınlardan büyük bir hayran kitlesi olduğunun artık farkına vardığını, yine mahcup bir tavırla, nihayet kabullendi. Ve sandıkta saklanan yılların, eski fotoğrafların yaşamında nasıl bir yeri olduğunu anlatmaya başladı:

- Eski fotoğraflarla, geçmiş yaşamımla alakam yok benim. Asla açıp bakmam eski resimlere; benim için dün diye bir şey yok. Dün silinmiş, yaşanmış ve bitmiştir. Basında çıkmış röportajlarım, resimlerim de yoktur bende. Kesip saklamam.

- 'Dün benim için kapanmış bir sayfadır' diyorsun. Dünü nasıl bu kadar kesin unutabiliyorsun? Zor bir şey değil mi bu?

- Geriye dönüp de söylediklerime baktığımda, sahneye koyduğum veya yazdığım bir oyunsa baktığım, bunlar hakkında hep tereddütlerim var. Mesela bugün, yazdığım oyunları bastırmıyorum. Üzerinde değişiklik yapılamayacak çünkü. Pişmanlık duymak, ileride "Keşke böyle yapmasaydım" cümlesiyle karşılaşmak istemiyorum. Yaşanan yaşansın ve bitsin istiyorum.

- Peki şimdi seçtiğimiz bu eski fotoğraflara bakmak nasıl duygular verdi sana?

Kenan Işık, 1989 yılında Perihan Savaş ve eşi Zafer Yılmaz ile Beyoğlu'nda, keyifli bir gecede...- Fotoğraflardaki anlar gözümün önünden geldi geçti. Ama hiç de hoş bir tat veya tatsız bir duygu bırakmadı bende. Tamamen nötr bir duygu içindeyim eskiye karşı. Ne mutsuzluk ne de mutluluk verdi anlayacağın. Yani fotoğraflara bakarken anımsayıp da "Ne hoş akşamdı" veya "Ne güzel bir dönemdi" dediğim hiçbir şey yok. Hafızam da bu yüzden iyi değildir zaten. Bende hiçbir şey kalmıyor. Yaşandığı an bitiyor. Geçmişe ait iz yok.

- Fotoğraf önemli değil o zaman senin için?

- Eğer mekan, zemin iyi oturmuşsa, sanat değeri taşıyacak bir fotoğrafsa severim fotoğrafı. Bir an, bir bakış, yanımdakine olan yakınlık ya da uzaklık, insanların arasındaki münasebet o fotoğrafta vardır. Bu anlamda irdelenirse, fotoğraftan çok hoş şeyler, hikayeler çıkabilir. Donmuş bir andır o. İnkarı da mümkün değildir. Ama fotoğraflardan çok hoşlanmıyorum. Fotoğraf çektirirken tedirgin olurum. Kamera karşısında son derece rahat olmama karşın fotoğraf makinesi gördüğümde gerilirim, yüzüm allak bullak olur. Boş bakarım; ancak çaktırmadan çekilen fotoğraflarım iyi netice verir bana göre.

1990 yılındaki bu fotoğrafta Kenan Işık, Kaş tatili sırasında, kasabaya film çekimleri için gelen Tarık Akan ile...- Geçmişten bu kadar etkilenmemenin, geçmişi silmenin nedeni ne olabilir sence?

- Bende hep geleceği, yarını, bir sonrayı organize etmek gibi bir istek ve duygu vardır. Belki de tiyatro sanatçısı olduğum için. Sanatçının şu günkü halden memnun olmayıp, dünyaya sanat yolu ile katkıda bulunarak gelecekte daha iyi bir dünya yaratmak gibi bir görevi olduğunu düşünüyorum. Ustalarımızdan bize yüklü bir şey bu; "Bugünü boşver. Yarın ne olacak; sen onu düşün." Bu duygu ile hep geleceğin dünyasını, yarını düşünüyorum ben.

- Ama yarını organize etmek çabasıyla bugünü ve anı kaçırmıyor musun?

- Çok doğru söylüyorsun, anı kaçırıyor olabilirim. Yani benim hep böyle mutsuz oluşum, duruşum, düşünceli oluşum bu yüzden olabilir. Mesela bir yere gittiğimde hiç eğlenemem. Hep yarın veyapacaklarım vardır aklımda. Haklısın ben bu anı yaşayamıyorum...

- Yarışmada mimiklerin çok önemi var. Tecrübelisin ama, insanlık hali yine de; tedirgin olmuyor musun "Kim Beş Yüz Milyar lster?"de, yarışmacı ile göz göze geldiğin an?

1993, Taksim Sahnesi... Kenan Işık'ın uyarlayıp sahneye koyduğu Abdülcanbaz oyununun sonrasında fuayede bir anı fotoğrafı... Ayaktakiler soldan - Atilla Olgaç, Yücel Erten, Sumru Yavrucuk, Emre Kongar, İlhan Selçuk. Oturanlar - Turhan Selçuk, Kenan Işık, Ayten Uncuoğlu... - İnsan çok değerli benim için. O yarışma, orada bulunmak, orada bulunanlar çok değerli. Evet tedirgin oluyorum bütün tecrübeme rağmen. Yarışmacı, ifademden yanlış bir anlam çıkartırsa diye korkuyorum. Böyle bir tedirginliğim var. Bir cevap anında, ifademe göre yanlış anlamayla düşünmesi ve cevaplaması gibi bir tedirginlik bu.

- Peki yarışmanın başında bu başarıya ulaşacağını bekliyor muydun?

- Hayır beklemiyordum ve bu yüzden başta kabul etmemiştim. Sonra Fatih Aksoy'un doğru ve iyi yaklaşımlarına güvendiğimde kabul ettim, İyi ki kabul etmişim.

(Not: Manşet fotoğrafında, Kenan Işık'ın 1963 yılında bir derginin artist yarışmasına gönderdiği fotoğraf yer alıyor.)

(Röportaj: Mine Baysan - Hürriyet - 15 Nisan 2000)