Küçük liseli kız Nilüfer nasıl yıldız oldu?

Yayın Tarihi : 26 Ağustos 2012
13236
Televizyondaki küçük kız Nilüfer, şöhret basamaklarını tırmanırken arkasında onu koruyan gölge bir kahraman vardı: Nino Varon... Üstteki fotoğrafta, Nilüfer, "Dünya Dönüyor" ile aldığı ilk altın plak ve Nino Varon ile birlikte görülüyor...

Bir gün televizyonda küçücük, ürkek bakışlı bir genç kız göründü. Gerçekten etkili bir sesle söylediği şarkılar kalabalıkların dilinden düşmemeye başlayınca plakçılar, dergiler ve gazeteler peşinden koşmaya başladılar. Onu kısa bir süre içinde şöhrete ulaştıran yalnızca şansı değildi elbette. «Televizyondaki Küçük Kız»ın elinden tutan biri vardı. Kimdi bu? Gelin şimdi bu gölgedeki adamı tanımaya çalışalım.

Son aylarda adını bütün Türkiye'de duyuran küçük bir sarkıcı kızımız var: Nilüfer. Orta yaşlı, olgun bir kadını andıran sesi ve söyleyişi, sempatik fiziğiyle bu küçük kız, kısa zamanda genç-yaşlı herkesin sevgilisi oldu.

(Soldaki fotoğraf: Nino Varon ile Nilüfer piyano başında çalışıyor...)

1955'te istanbul'da doğmuş, ilk müzik derslerini annesinden almıştı. Orta okul yıllarındayken «Altın Ses» Yarışması'nda birinci oldu, 1973'te «Ağlıyorum» adlı plağıyla adını Türkiye'ye duyurdu. İşte "Nilüfer Yumlu"nun kısa tanıtımı böyle. Ama belki de bu kısa hayat hikayesinden daha önemli olanı, onun hepimizin tanıdığı Nilüfer haline gelişi...

Şöhret olmak zor, hem de pek zor bir iş. Basamakları büyük bir hızla tırmanmak özellikle Nilüfer gibi acemi, küçük bir kız için daha da güç. Ancak bütün dünyadaki benzerlerinde olduğu gibi Nilüfer'in de arkasında onu idare eden, yöneten bir kişi, bir görünmez kahraman var.

Nilüfer'i şöhrete ulaştıran davranışlarını ayarlayan, konserlerini organize eden, kısacası kıyafetinden konuşmasına kadar herşeyiyle ilgilenen bu adamın adı: Nino Varon. Bu ismin size hiçbir şey ifade etmediğine eminiz. Ancak size onun daha önceki yapıtlarından birkaçının adını söylersek eminiz ki, «Aaa demek oymuş» diyeceksiniz. Nesrin Sipahi'den «Sen Gidince», Gönül Turgut'tan «Üzüntüyü Bırak Yaşamaya Bak» ve Tanju Okan'ı yeniden müzik dünyasına kazandıran «Hasret»i hatırlayacaksınız... İşte bu üç plak, prodüktörün hayli sözü edilmiş üç eseri... Nino Varon'un görevi plak prodüktörlüğü. Yani şarkıcıyla mukaveleyi yapıp, şirkete alan, şirketteki şarkıcıları yöneten kişi. Parça seçimi, sözlerin yazılması, orkestrasyonun yapılması, sanatçının çalıştırılması, stüdyo çalışmaları, plağın basımı, kapağın hazırlanması...

1944’te İstanbul’da doğan Nino Varon 10 yıldır bu meslekte çalışmış, 50'nin üzerinde yerli prodüksiyona imzasını atmıştır. Ancak onun da her prodüktör gibi büyük bir ideali vardır: Bir amatörü alıp şöhrete ulaştırmak.

(Soldaki fotoğraf: Nino Varon, Nilüfer'i yeni bir şarkı için çalıştırıyor...)

Varon, Nilüfer’in şöhret oluşunu şöyle anlatıyor:

- «Nilüfer, 1970'te 'Altın Ses' yarışmasında birinci olduktan sonra şirketimizle mukavele yapmıştı. O zaman sesinin çok iyi olduğunu, güçlü bir şarkıcı olabileceğini anlamıştım. Ancak henüz on beş yaşındaki bir kızı piyasaya çıkartmak bana her bakımdan sakıncalı geldi, iki yıl beklettikten sonar onu lanse etmeyi düşündüm, ilk şarkılarını büyük bir titizlikle seçtim. Aylarca birlikte çalışıp, kafa yorduk. Plak ilgiyle karşılandı. Arkasından ikincisi, üçüncüsü. Bu arada televizyon programları, gazetelerde olumlu yazılar derken Nilüfer'i belirli bir yere kadar getirmeyi başardım. En çok dikkat ettiğim şey onu bir efsane haline sokmamaktı. Yavaş yavaş zirveye çıkan sanatçı yıkılmaz. Nilüfer’in bir anda zirveye çıkması onu kısa süreli şöhret yapardı. Umutluyum. Çok daha ilerlere gidecek Nilüfer.»

(Soldaki fotoğraf: Nilüfer, annesi Lütfiye Hanım ile iskambil oynuyor...)

Nino Varon geçtiğimiz aylarda Nilüfer'le noterde iki yıllık, bir de menejerlik mukavelesi yaptı. Her şeyiyle ilgilendiği sanatçısının resmi yönetmeni oldu. "Dilin kemiği yok" derler ya, onları böyle yakın, hep bir arada görenler kısa zamanda aralarında bir aşk olduğunu söylemekte gecikmediler.

Geçtiğimiz ay içinde müzik çevrelerinde en çok konuşulan konu, en çok sorulan soru Nilüfer'le Nino Varon'un nişanlanması çevresinde dönüyordu. Biz her zaman olduğu gibi bu konuyu taraflara sormayı uygun bulduk. Nilüfer sorumuzu şöyle cevapladı:

- «Her gün adımı yeni birisiyle çıkarmaktan nedense büyük bir zevk alıyorlar. Benim bu tür ilişkilere ayıracak vaktim yok. Daha henüz lise öğrencisiyim. İki idealim var: Biri okulumu bitirmek, diğeri şöhretimi devam ettirmek.»

Nino Varon ise aynı soruyu gülerek karşıladı:

- « Nereden çıkardılar bilmiyorum. Ben kendi yaşıtım bir kızla çok yakında evleniyorum. Nilüfer sadece benim bir artistim.»

(22 Aralık 1973)