Küçük Seren Serengil, başından ameliyat oldu

Yayın Tarihi : 02 Eylül 2012
19462
Öztürk Serengil geçen hafta içinde kuşku dolu günler geçirdi. Kendi kaderini yenen, kendini tekrar yaratan bu dev iradeli adam minicik kızıyla ilgili bir haber karşısında perişan oldu. Bir oyuncağa uzanan Seren yere düşmüş ve başı, yerde duran bir başka oyuncağa çarpmıştı. Fotoğrafta, minik Seren Serengil, Cerrahpaşa Hastanesi'ndeki ikinci konsültasyondan sonra arabaya bindirilirken görülüyor...

Geçen hafta pazar günü İstanbul'daki gazinolardan birinin kulisinde telefon çaldı ve telefonun bir ucundan verilen bir haber, bir anda yıldırım hızıyla bütün kulisi dolaştı. Herkes, «Acaba nasıl söyleyeceğiz?» diye düşünürken Öztürk Serengil neşeyle kulise girdi, sağa, sola, «N'aber lan beyefendi», «Mükemmel nefes alıyorsunuz, tebrik ederim», «Ayakkabınızın hayranıyım» şeklinde espriler yaparak soyunma odasına girdi. Ama bu kez kimse gülemedi.

Haber kötüydü, ama verilmeliydi. Üç-beş kişi bir olup odaya girdiler ve «Sakin ol Öztürk» dediler. «Sizin evden telefon ettiler, Seren hastaymış galiba. İstersen eve bir telefon et.» dediler.

Bu kadarı Öztürk'e yetmiş, baba sezgisi ile bir şeyler olduğunu anlamıştı. Ok gibi yerinden fırlayıp telefona koştu ve eve telefon etti... Telin öteki ucundan ne söylendi, o bilinmiyor, ama bilinen, Öztürk'ün telefonla konuşurken birden sesinin titremeye başlayıp, gözlerinde yaşların birikmesiydi... Durumu gören herkes Öztürk'ün başında toplandı. Nihayet telefonu kapayan Öztürk, yaşlı gözlerle sahne amirine baktı ve o anda kendisiyle büyük bir mücadeleye girişti. Bu mücadelenin sonunda «sanatçı Öztürk», «baba Öztürk»ü bir an frenlemesini bilmişti. Sahne amirine "Lütfen beni öne alın» dedi: «Şovumu yapıp gideyim. Kızım hastaymış, çok...»
Hıçkırıklar sesini boğmuştu yine Öztürk'ün, gözleri yine yaşlarla dolmuştu. Anlayış gösterdiler, Öztürk'ün meslek saygısına olgunlukla cevap verdiler ve Öztürk o gün sahneye çıkmadı, doğru eve gitti... Seren Serengil'in baş kısmında bir göçme vardı. Seren bir oyuncağa uzanmak isterken düşmüş; başı yerdeki bir başka oyuncağa hızla çarpmıştı.

Doktorlar, mütehassıslar, profesörler, konsültasyonlar... Serengil ailesi o birkaç günü herhalde aradan yıllar bile geçse unutmayacak... Sonunda küçük Seren, Amerikan Hastanesi'ne yatırıldı. 10 dakikalık bir operasyonla bu çökük «izale» edildi... Ailesinin yakın ilgisi ve tıbbın yardımıyla Seren Serengil küçücük yaşında başına gelen bu kazayı atlatmasını bilmiş ve bütün aileyi sevince boğmuştu. Gözlerinin eski parlaklığına ve eski sevincine kavuşan Öztürk Serengil, soranlara:

- «Dünyanın en mutlu adamı benim şu anda,» diyor ve «Allah herkesin evladını kendisine bağışlasın» diye ilave ediyordu.

(Üstteki fotoğrafta, Öztürk Serengil, ameliyatın sonrasında küçük kızı Seren ile...)

(28 Ağustos 1971)