Küçük yaşamların büyük yönetmeni: Memduh Ün

Yayın Tarihi : 14 Mart 2016
4329
Beşiktaş'ta futbol oynamış, tıp fakültesinde okumuş olan Memduh Ün, sinemayı seçtikten sonra daha çok sıradan insanların filmini yaptı.

 

Memduh Ün, Tıp Fakültesi'nde okuduğu yıllarda, Beşiktaş takımında futbol da oynuyordu. Ama maçtan çok sinemaya gidermiş. Hele Jackie Coogan'ın filmlerini hiç kaçırmazmış. Spor ve sinemaya duyduğu ilgiden dolayı dört yıl sonra fakülteyi yarıda bırakmış.

Memduh Ün, Üç Arkadaş filmiyle büyük başarı yakalamıştı.Hayata atıldığı ilk yıllarda çeşitli memurluklara girip çıkmış. Kendisi gibi sinemayı seven bir fakülte arkadaşının ısrarıyla, o zamanlar yeni kurulan Erman Film'in ilk eseri olan "Damga"da aktörlüğü denemiş. Sonra çeşitli filmlerde karakter rollerine çıkmış, birkaçında da başrol oynamış. Fakat aktörlük onu sıkmış. Tek dileği rejisör olmakmış.

Beş yıl sonra filmciliğe girmesine sebep olan doktor arkadaşıyla birleşip Yakut Film şirketini kurmuşlar. Fakat şirket fazla verimli olamamış. Nihayet Pars Film'in teklifini kabul ederek, Muhterem Nur, Eşref Kolçak ve Nimet Alp'le oynamış. Aynı zamanda da filmin senaryosunu yazıp, montajını ve rejisörlüğünü yapmış. Bütün bunlara karşılık 1500 lira almış.

Rejisörlüğünün ilk yıllarından, "Daha çok oyalayıcı tecrübe filimleriyle geçti" diye bahsediyor. 1958'de "Üç Arkadaş" filmiyle beklenmedik bir çıkış yaptı. "Üç Arkadaş" gerçekten başanlı bir kordelaydı. Memduh Ün, Ayşecik, Ateşten Damla, Mahallenin Sevgilisi, Kırık Çanaklar, Ölüm Peşimizde, Boş Yuva gibi çoğu orta seviyeyi aşan filmler meydana getirdi.

Memduh Ün, ele aldığı konularda daima küçük insanların yaşayışlarıyla ilgilenmiş, onların problemleri üzerinde durmuştur. Rene Clair, Vittorio de Sica gibi rejisörlerin filmlerinde bu konuları çok işlediklerini söylüyor.

Memduh Ün'ün oyunculuk yıllarından bir kare... Ana Hasreti filminin bir sahnesinde Leyla Altın ile...Üzerine en fazla düştüğü filmi "Ateşten Damla"dır... Bu filmde Kurtuluş Savaşı gerçekçi bir tutumla işlenmiştir. "Bir filmi 22 günde tamamlayabilirim, fakat 45 gün gerekli olan zaman" diyor. En iyi filmlerini daima 45 günde meydana getirmiş. 

Oyunculardan çok şikayetçi. Bazen onların nazından öyle usanıyormuş ki sete geldiğinde canı çalışmak istemiyormuş. Ne kadar tutulursa tutulsun, iyi bir oyuncunun ancak bir iş ahlakı ile başarı kazanabileceğine inanıyor.

Memduh Ün, komşu memleketlerin filmcilikte bizden çok ileri olduğu inancında... "Bu kadar film yapmamıza rağmen, dünya sinemasında adımızı hala duyuramadık" diyor...

Bu defa programsız bir yıla girdiğini söyleyen Ün, "Bu aylarda Yunanlılarla bir co-prodüksiyon yapma ihtimalimiz var" diyor. Yakında Pars Film için "Kısmetin En Güzeli" adlı bir filim yapacakmış. Fikret Hakan ve Fatma Girik, bu filmin baş oyuncuları... Göksel Arsoy'un Göksel Film şirketi hesabına çevirdiği "Akasyalar Açarken"i ise kısa bir zaman önce bitirmiş...

Bundan başka "Stüdyolarımız yetersiz" diyen rejisör, lokalde çalışma zorluklarından söz etti. Bizdeki sinema adedi film maliyetini kurtarmadığı için, prodüktörler yeni çevrilecek filmler konusunda düşünceliymişler.

Memduh Ün, prodüktör Nusret İkbal (sol başta), Belgin Doruk ve Ayhan Işık ile, en iyi yönetmen seçildiği 1962 Ses Dergisi Sinema Ödülleri törenindeMemduh Ün aynı zamanda Uğur Film'in de sahibi... Kendi adına çevirdiği filimler, "Ölüm Peşimizde", "Mahallenin Sevgilisi" ve "Avare Mustafa..." Halit Refiğ, Ertem Göreç, Ülkü Erakalın gibi genç rejisörler, onun asistanlığından yetişmişler.

"Bir sinema eserinde kalıcılığın her devrin seyircisine hitap etmekle mümkün olacağını" söyleyen rejisör, Şarlo'nun bütün filmlerinde bunun belli olduğunu örnek olarak gösteriyor. Devir ne olursa olsun Charlie Chaplin insanların her yönünü daima aynı dikkatle yakalayabilmiş...

Vittorio de Sica ve Luchino Visconti beğendiği sinemacılar. Bu mevsim seyrettiği Rocco Kardeşler'in, uzun zaman tesirinde kalmış. Memduh Ün foto direktörü olarak bizden Turgut Ören'i çok takdir ediyor.

(Ses Dergisi - 23 Haziran 1962)