Sinemada ekmek yok, demirde para çok!

Yayın Tarihi : 10 Ocak 2017
4700
Sinemaya dört yıl önce "Aile Şerefi" filmi ile başlayan Mahmut Cevher, Yeşilçam'dan koptu ve ağabeyinin mesleği olan demir ticaretini seçti.

 

Yazıhanesinde gururla ellerini dayamış, maroken koltuğuna gömülmüş bir iş adamı. Döner koltuğunu şöyle bir çevirip, çalan telefona doğru uzanıyor. Zarif bir hareketle ahizeyi kaldırıp, götürüyor kulağına.

Mahmut Cevher, sinemayı çok sevmesine karşın, para kazanmak için demir tüccarlığını seçti.Hareketleri, sanki Yeşilçam'da bir iş adamı rolü canlandırıyormuş gibi ölçülü. Tok bir ses tonu ile karşılıyor, telin öbür ucundaki kişiyi: "Cevherler Toptan Demir Satış Bürosu. Buyrun, ben Mahmut Cevher."

İş adamının kendinden emin iş konuşmasına tanık oluyoruz. Siparişlerine, emirlerine, isteklerine... Sinemanın genç şöhreti Mahmut Cevher'in gerçek yaşamı sergileniyor gözlerimizin önüne.

"İşte" diyor.. "İş adamı olduk. Karşınızda demir tüccarı Mahmut Cevher. Sinema kolay, cazip, şanlı şöhretli ama, ekmek yok. Ekmeğimizi de buradan çıkartıyoruz işte. Biri zevk, öteki de meslek oldu benim için"

Cuma akşamı ekranda izlediğimiz "Gel Barışalım" Mahmut Cevher'in Yeşilçam'daki ikinci filmiydi. Ekrana da ilk kez bu filmle gelmişti. İlk filmi "Aile Şerefi" olan Cevher'in Yeşilçam'daki saltanatı ise, 1976 yılında Ses Dergisi'nin açtığı yarışmayı kazandıktan sonra, ancak bir yıl sürebilmişti.

"Daha o zamanlar anlamıştım sinemadan ekmek yenmeyeceğini. Hemen o ortamdan uzaklaşıp, ticaret yaşamına atılmıştım. Aslında küçükten beri düşlediğim bir şeydi bu" diyor, iş adamlığından duyduğu memnunluğu dile getirirken.

Okumayı sevmeyen Cevher, 18 yaşındayken okulu Bursa Koleji'ni 1967 yılında terkedip, Avrupa'ya gitmişti. Avrupa'da Pratik Denizcilik Okulu'nu bitirerek, bir başka meslek etiketi kazandırmıştı kendisine. Yıllar yılı gemilerde çalışmış, sonunda da kader rüzgarının sürükleyişi ile, okulu terkedişinden 10 yıl sonra, bir rastlantı sonucu sinema dünyasında buluvermişti kendisini.

Sinemadan ayrılır ayrılmaz, ilk ticaret girişimi olan, butikçiliğe başlamıştı. Ama karı az bulmuştu. Sonunda 10 yıldır bu işi sürdüren ağabeyi Ülkü Cevher'in demir ticarethanesine ortak olup, ağabey mesleğini seçti.

Dokuz yıllık evli olan Mahmut Cevher'in, eşi Firuze Hanım ve kızı Yonca ile birlikte, sakin ve mutlu bir de aile yaşamı var. Peki sinemadan büsbütün koptu mu? Hayır!

"Sinema bundan sonra zor gider. Ama gün gelecek, sinemada istediğimi gerçekleştireceğim. Bu bir anttır" diyor. Ne mi yapmak istiyor? Halka dönük filmlerde oynamak ve kalbindeki Yeşilçam aşkını sürdürebilmek.

(TV'de 7 - 10 Mart 1980)