Muazzez Abacı ile Hasan Heybetli, Paris'te nişanlandı

Yayın Tarihi : 11 Kasım 2012
31945
Türk müziğinin ünlü ismi Muazzez Abacı ile genç iş adamı Hasan Heybetli'nin, birbirlerini ilk gördükleri anda başlayan aşkları nikaha doğru gidiyor...


İkisinin de gözleri ışıl ısıldı... Kenetlenen eller, mutlu sözcükler tek bir duyguyu dile getiriyor, tüm bir geleceğin yaşamını vurguluyordu. Aşkı...

Kimden mi söz ediyoruz? Muazzez Abacı ile Hasan Heybetli'den... Tanışmaları, gelişen dostlukları tıpkı filmlerdeki gibi olmuş çiftin... "Bir aşk hikayesinin iki kahramanıyız" diyorlar...

Birbirlerini ilk gördükleri anda vurulmuşlar... Bir toplantıda tanışmışlar... Muazzez Abacı, "O ilk günün heyecanını unutmam olanaksız" derken genç iş adamlarından Hasan Heybetli de «Kendisine 'Merhaba' demek için ellerimi uzattığımda her yerimin titrediğini hissettim» diyordu... Ardından diğer günler gelmiş dizi halinde. Telefonlar ve gazino programları... Muazzez Abacı her gece bir gül almağa başlamış Hasan Heybetli'den. Ve o her gül Heybetli'nin aşkını simgeliyormuş.

Bir süre birbirlerini görmez olmuşlar. Hasan Heybetli iş nedeniyle Avrupa'ya gitmiş. Ancak bu kez de satırlarda dile getirmişler sevdalarını, özlemlerini. Ve nihayet bir uçak inmiş İstanbul Havaalanı'na... Bir anda kucaklaşıvermişler Yeşilköy'ün kuytu bir köşesinde. Artık gazete sayfalarına, dergilerin sütunlarına geçmiş beraberlikleri.

Her ikisi de «Kimseden gizleyecek birşeyimiz yoktu ki... Her şey o kadar güzel ve anlamlıydı ki bunu tüm dünyaya duyurmak istedik» diyorlar...

İstanbul'dan sonra İzmir'e oradan da Ankara'ya gitmişler. Ve bir gün oturup karar vermişler. "Haydi Paris'e" demişler. Karar verdikleri günün ertesi günü Fransa'ya uçmuşlar. Mutluluklarını aşıklar kenti Paris'e de duyurmak istercesine... Gece kulüpleri, gezintiler ve parmaklara geçen iki nişan yüzüğü...

İstanbul'a nişanlı olarak döndüklerinde dostları arasında bir parti düzenlemişler. İstanbul'un ünlü iş adamları ve sanat çevresinden birkaç kişinin bulunduğu bu partide ilk kez duyurmuşlar bundan böyle nişanlı olduklarını. Alkışlar, ellerdeki kadehler ve dudaklardaki şarkılarla genç çiftin nişanı kutlanmış gece boyunca...Bakın bundan sonrası için ne diyorlar:

- «Nişanımız Paris'te oldu. Ama düğünümüz İstanbul'da. Evleneceğiz. Ancak günü kesin belli değil. Bu arada belki bir Avrupa seyahati daha yapabiliriz. Alacaklarımız ve balayını geçireceğimiz yeri saptamak için...» Şu günlerde Boğaz'ın tek müzikholünde çalışmakta olan Muazzez Abacı salonu her gece dolduran hayranlarına görkemli bir müzik şöleni sunuyor. Sanatçı bu dönem için özel bir repertuvar hazırladığını söylüyor. Bunun nedenini de şöyle anlatıyor:

- «Şarkılarımın çoğu Hasan Heybetli ile benim sevdiğim bestelerden oluşuyor. İnsan aşık olunca herşeyin en güzelini yapmak istiyor. Her gece bir başka heyecan, bir başka duyguyla söylüyorum.»

İşte aylar önce başlayan ve aşklarını nikahla noktalamak isteyen Muazzez Abacı ile Hasan Heybetli'nin öyküsü...

(Soldaki fotoğraf: Hasan Heybetli ile Muazzez Abacı, Eyfel Kulesi'nin altında...)

(8 Ocak 1977)