Müzeyyen Senar'dan sinemaya veda

Yayın Tarihi : 11 Mart 2013
13452
Bir devre imzasını atan Müzeyyen Senar, geçenlerde «Zamanında çekilmesini bilmek gerek» diyerek önce müziği, daha sonra da «Sevgili Hocam» isimli filmle sinemayı bıraktı. Fotoğrafta, Müzeyyen Senar bu filmdeki rol arkadaşlarından Yusuf Sezgin ve Arzu Okay ile...

 


Müzeyyen SenarBir Müzeyyen Senar gelmiştir şu dar-ı dünyaya. Bir eşi ne gelmiş ve ne de gelecek olan bir Müzeyyen Senar...

Müzeyyen Senar bir devre damgasını vurmuştur. Onun ismi yıllar boyu gazinoların, plak yapımcılarının iş garantisi olmuştur. Ve Müzeyyen Senar hayat denizinde fırtınalar koparmıştır. En çok konuşulan, konuşulmakta olan yine O'dur.

İstanbul'daki veda konserlerine çıktığı zaman senelerdir olduğu gibi:

- «Böyle bir sanatçı gelmez bir daha!» denilmiştir.

Öyle... Musiki alemine bir Müzeyyen Senar daha gelmez gerçekten. Şerefine kadehler kaldırılırken, ağızlardan dökülen sözler samimiyetle, içtenlikle söyleniyor:

- «Sen ölme Müzeyyen! Çok yaşa sen e'mi?»

Bu sözler billur damlacıkları yaratıyor senelerin Müzeyyen Senar'ının göz pınarlarında. Bu öyle bir pınar ki, yıllar boyu kendisini sevenler, alkış tutanlar için akıp durmuştur. İşte bu Müzeyyen Senar, 1973'te sanat hayatına veda etmektedir. Ünlü ve değerli sanatçı, gazinolarda son konserlerini verirken giderayak bir de film çevirmiştir misafir sanatçı olarak.

Gelin şimdi bu eşsiz Müzeyyen Senar'ın sinema serüvenine bir göz atalım isterseniz...

Müzeyyen Senar
(Sağdaki fotoğraf: Müzeyyen Senar, 1942 yılında çevrilen "Kerem ile Aslı" filminde...)

Sene 1939... Ses sanatçılarının film çevirmesi gibi bir geleneğin başlangıç yılıdır bu. Kadın ses sanatçılarının ilk film çevireni Müzeyyen Senar'dır. Erkeklerde ondan evvel «Allah’ın Cenneti» (1939) ve Kahveci Güzeli (1941) filmleriyle bu akımın öncüsü Üstat Münir Nurettin  Selçuk olmuştur.

Müzeyyen Senar'ın 1942 yılında rahmetli Malatyalı Fahri Kopuz ile başrolünü oynadığı film, tanınmış halk hikayesi olan «Kerem ile Aslı’dır. Bu filmin rejisörlüğünü Ha-Ka Film adına, o yıllarda memleketimizde bulunan ve sonra İstanbul'a yerleşen Çekoslovak revü oyuncularından Adolf Körner yapmıştır.

Müzeyyen Senar'ın ikinci başrolü ise1969 senesine rastlar. Filmin adı «Ana Yüreği» olup, diğer roller Uğur Güçlü, Hülya Darcan, Muzaffer Tema, Ali Şen, Sadiye Arcıman ve Şaziye  Moral tarafından paylaşılmıştır. Yahya Benekay'ın senaryosunu yazdığı  «Ana Yüreği»’ nin finansmanı Mahmut Dedehayır tarafından yapılmıştır. Filmin rejisörü, şimdi Almanya'da ticaret yapan Çetin Karamanbey, kameramanı Özdemir Öğüt’dü.

Müzeyyen Senar'ın filmografisindeki son film «Sevgili Hocam» adını taşıyor. Hulki Saner'in kendi hesabına çevirdiği bu filmde Sadri Alışık edebiyat hocası rolü oynuyor ve talebelerinden Arzu Okay'a aşık oluyor. Sadri'nin, aşkını bir türlü itiraf edemediği genç kız ise, pilot rolü oynayan Yusuf Sezgin'i sevmektedir.

Müzeyyen Senar(Soldaki fotoğraf: Müzeyyen Senar, 1969 yılı yapımı olan "Ana Yüreği" filminde Muzaffer Tema ile...)

Sadri Alışık ile Arzu Okay bir gün Müzeyyen Senar'a rastlayıp kendisinden imzalı resim isterler. Ama yılların tecrübeli kadını Müzeyyen Senar onların başka bir derdi olduğunu anlayarak evine davet eder sonra dertlerini dinler, nasihatta bulunur ve onlara unutamayacakları bir hatıra olarak, bir tarihlerde plağı satış rekoru  kıran «Hicran Hastası» şarkısını söyler. Şarkı, umutsuz bir aşka düşmüş insanları anlatması bakımından Alışık'a çok dokunur, ağlayarak çıkar evden. Şarkı bitince Arzu Okay, Sadri Alışık'ın gittiğini fark eder ve sorar:

- «Hocam nereye gitti Müzeyyen Abla? Bir şey mi oldu yoksa?» Müzeyyen Senar cevap verir:

- «Ne olacak kızım, sen ona yapacağını yapmışsın!»

- «Ama ben bir şey yapmadım ki!»

- «Neler yapmışsın neler. Bu adam seni deli gibi seviyor kızım.»

- «Beni seviyor mu? İnanılmayacak bir şey bu.»

- «Küçük kuş, şimdiye kadar nasıl farkında olmadın hayret? Haydi git, kendini affettir ona!»

- «Teşekkür ederim Müzeyyen abla!» deyip hocasının ardından koşar ve sahne böyle biter...

Enteresandır. Müzeyyen Senar ilk defa 22 yaşında iken yani 1940'ta misafir sanatçı olarak çıktığı kamera karşısına 33 yıl  sonraki son filmi olan «Sevgili «Hocam»da gene misafir oyuncu olarak  çıkmıştır.

Müzeyyen Senar, 1940 senesinde Ertuğrul Muhsin'in başlayıp  1943'te rahmetli Ferdi Tayfur'un tamamladığı «Nasrettin Hoca Düğünde» filminin sünnet düğünü sahnesinde şarkı söylüyordu... Ünlü şarkıcı, misafir sanatçı olarak rol aldığı her iki filmde de başka kişilikle değil, Müzeyyen Senar adıyla oynamıştır. Bir başka tesadüf de; «Ana Yüreği»nin kameramanı Özdemir Öğüt'ün «Sevgili Hocam» filminde de gene foto direktörlüğü yapmasıdır.

Müzeyyen Senar(Soldaki fotoğraf: Müzeyyen Senar beyazperdedeki son filmi olan "Sevgili Hocam"ın çalışmaları sırasında şarkı söylerken, Yusuf Sezgin, Arzu Okay, Sadri Alışık, Çolpan İlhan ve Hulki Saner, hayranlıkla dinliyor...)

Ve bu güzel tesadüf Müzeyyen Senar'ın hatıralar dağarcığından bir tanesinin çıkmasını sağladı.

- «Ana Yüreği'nin bir sahnesinde çok kızgın, sinirli bir rol oynamam gerekiyordu. O anda içimden gelen bir mizanseni yapmak istedim ve Özdemir'e 'Ne yaparsam onu çekin, sakın şaşırmayın!' dedim. Sahne çekilmeye başladı. Hırsımdan deliye dönmüş, ne yapacağımı bilemez bir haldeydim. O öfkeyle elimdeki içki bardağını ısırıp cam parçalarını çiğnemeye başladım. Fakat bir de ne göreyim, herkes film çekmeyi bırakmış, hayretten ağızları bir karış açık beni seyretmiyorlar mı? Bu sahneyi çekmedikleri için bu defa sahiden kızdım ve bir daha tekrarlamadım tabii. Bana ne, çekselerdi!»

( 10 Şubat 1973)