İki numaralı Şoray'ın, yedi numaralı aşkı

Yayın Tarihi : 11 Ocak 2017
3356
Henüz 17 yaşında olan Nazan Şoray'ın adı, bu kez de halk müziği sanatçısı ve film artisti Yıldıray Çınar'la anılıyor.

 

Nazan Şoray, Yeşilçam'daki ezeli ve ebedi aşk yarışının rüzgarına kaptırmış kendisini, koşup duruyor. İki yıl önce sinemaya geldiği zaman 15 yaşında olan Nazan Şoray'ın, 720 gün gibi kısa bir süre içinde bu kadar uzun mesafeler katedeceği, bazı ablalarına taş çıkartacağı, doğrusu bu ya, kimselerin aklına gelmezdi.

Yıldıray Çınar ile Nazan Şoray, Ankara sokaklarında...İlk önce şimdi Köln'de bulunan rejisör-prodüktör Yücel Hekimoğlu ile duyuldu Nazan Şoray'ın adı. Arkasından geçen yıl mutlu bir yuva kurmuş olan prodüktör Yaşar Tunalı ile evleneceği söylentileri çıktı ortaya. Bir süre sonra Yaşar Tunalı'nın yerini, o sıralarda Yıldız Tezcan'dan ayrılmış olan Mahmut Tezcan aldı. Peşinden Demir Karahan ve Engin Çağlar girdi yarısa. Bizim bildiğimiz, Nazan Şoray'ın son aşkı, "Bana ata binmesini öğretiyor» dediği Yılmaz Gündüz'dü!

Şu günlerde ise Nazan Şoray'ın adı, halk müziği sanatçısı ve film artisti Yıldıray Çınar'la anılıyor. Yeşilçam'ın iki numaralı Şoray'ı, yedi numaralı aşkını yaşıyor. Çok yakın bir arkadaşına söylediğine göre, «aşklarının en güzeli, en tatlısı, en unutulmazı» buymuş! Ne diyelim, «Hey gidi dünya hey!» deyip geçelim. Zira, bizim bildiğimiz Nazan Şoray, bir zamanlar da - çok değil, dört-beş ay önce - Yaşar Tunalı için ağlıyordu şarkılar söylenirken. Derdini unutmak için kendini içkiye vurmuştu. Ama zaman oluyor, içki bile unutturamıyordu derdini...

Nazan Şoray ile Yıldıray Çınar arasındaki aşk bundan dört ay önce Samsun'da başladı. Prodüktör Şevki Tosunoğlu iki film çevirmek için Tanju Korel-Nazan Şoray ve Yıldıray Çınar-Sezer Güvenirgil çifti ile anlaşmış, gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra Samsun'un yolunu tutmuştu. Hazırlanan programa göre, ilk çift «Anadolu Kini», ikinci çift ise «Çarşamba'yı Sel Aldı» isimli filmde oynayacaklardı. Fakat ekip Samsun'a ayak basar basmaz Karadeniz kıyılarının meşhur yağmurları başlamış ve filmciler 15 gün içinde ancak 4 gün çalışabilmişler, sonunda da selameti İstanbul'a dönmekte bulmuşlardı.

Ancak bu 15 gün içinde Yıldıray Çınar ile Nazan Şoray arasında «Merhaba» ile başlayan dostluk, daha sonra gözlerin ve ellerin buluşmasıyla samimi bir havaya bürünmüş ve iş Samsun civarında otomobil gezintilerine kadar uzamıştı. O günlerde filmin prodüktörü Şevki Tosunoğlu, Nazan Şoray'ı bir köşeye çekmiş, «Burada adını aşk maceralarına karıştırma» diye nasihat etmişti.

Nazan Şoray ile Yıldıray Çınar, zaman zaman başkentteki dost toplantılarında bir araya geliyor...Fakat 17 yaşının heyecanıyla olsa gerek bu sözler Nazan Şoray'ın bir kulağından girmiş, ötekinden çıkmıştı. Havaların yağmurlu olmasından faydalanıp yedi numaralı sevgilisiyle iki günlüğüne de olsa Ankara'ya kapağı atmıştı. Yıldıray Çınar'ın Aşağı Ayrancı semtindeki evinin komşuları bu olayın canlı birer şahidiydiler.

Şu günlerde, Yıldıray Çınar ile Nazan Şoray arasındaki aşk, fırtınalı bir hava içinde devam edip gidiyor. Yani zaman zaman neşeli, zaman zaman da münakaşalı olarak. Nazan Şoray uçağa atladığı gibi Ankara'ya gidiyor, Yıldıray Çınar programlarını iptal edip İstanbul'a kaçıyor. Nazan Şoray'ın telefonu günde hiç olmazsa dört, beş defa acele veya yıldırım olarak Ankara'ya bağlanıyor.

Bu aşk nasıl mı sonuçlanacak? Bize kalırsa, birbirlerini sevdiklerini her fırsatta tekrarlayan, Ankara ve istanbul'daki dost evlerinde sazlı, sözlü «partiler» düzenleyen, birbirlerini
görmek İçin İstanbul-Ankara arasında mekik dokuyan, görmedikleri zaman bir telin iki ucunda hasretlerini gidermeye çalışan iki gencin nikah memurunun karşına geçmeleri imkansız gibi bir şeydir. Zira iki numaraŞoray da, Çınar da biraz hercai ruhludurlar. Değişik çiçekleri koklamaktan çok hoşlanırlar.

Ama inşallah sonunda yanılan biz oluruz. Yeşilçam'da düğün dernek kurulur, biz de Nazan Şoray'la Yıldıray Çınar'ın kerevetlerine çıkarız...

İşte 17'lik Nazan Şoray'ın daha önce aşk yaşadığı isimler: Yücel Hekimoğlu, Yaşar Tunalı, Mahmut Tezcan, Demir Karahan, Engin Çağlar, Yılmaz Gündüz...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

(Ses Dergisi - 30 Ocak 1971)