Neşet Ertaş: Para pul istemez, bir selam yeter!

Yayın Tarihi : 09 Mart 2013
11682
Neşet Ertaş'ın bestelerini okuyarak, plak listelerinde ön sıralara yükselen sevilen şarkıcılarımızdan bazıları, geçenlerde Selda'nın evinde toplanarak ünlü sanatçıyı davet ettiler. Kendisine teşekkür edip, yeni şarkılarını dinlediler. Fotoğrafta, neşet Ertaş çalarken, Seyhan Karabay ile Selda, kendisini can kulağı ile dinliyor...

Ardında unutulmaz türküler bırakarak 25 Eylül 2012'de hayata veda eden büyük halk ozanı Neşet Ertaş'ın anısına, 16 Aralık 1972 tarihli bir dergi haberini sunuyoruz...

**********

Neşet Ertaş şimdiye dek hiçbir sanatçıdan teşekkür almamış. Üstelik besteleri çalınmış, türkülerinden ne para almış, ne de plakların altına adı yazılmış. Neşet Ertaş

(Soldaki fotoğraf: Neşet Ertaş; Edip Akbayram ve Kardaşlar, Kamuran Akkor, Selda ve Vasfi Uçaroğlu'nun kendisi için hazırladığı pastayı kesti.)

Kendim Ettim Kendim Buldum, Dane Dane Benleri, Tatlı Dillim, Gönül Dağı, Tatlı Dile Güler Yüze, Çiçek Dağı, El Çek Tabip ve bunlar gibi daha yüzlerce türkü...

Bütün bunları Orta Anadolu'nun o dağlar arasındaki küçücük bir köyde doğup, büyüyen, tahsil görmeden kendi kendini yetiştiren, kendi kendine saz çalmasını öğrenip, sazını alıp diyar diyar dolaşan bir adam yazmış.

Üç yaşında duvarda asılı sazı görüp, sevmiş. Beş yaşında tutulmuş saza. Ondan sonra da elinden düşürmez olmuş. Sonrasında hepinizin bildiği Neşet Ertaş doğuvermlş. Neşet Ertaş

(Sağdaki fotoğraf: Neşet Ertaş, yeni türkülerini çalarken, Kamuran Akkor ve Vasfi Uçaroğlu dikkatle dinliyor...)

Halen Ankara Radyosu'nda çalışmakta olan Neşet Ertaş'ın bugün 500'e yakın eseri, 100'e yakın da plağı var. Şarkılarını o kadar çok sanatçı okumuş ki, sayısını, adlarını bilmiyor Neşet Ertaş. Bildiklerinin de çoğuyla tanışmamış.

Neşet Ertaş'ın «Tatlı Dillim» adlı bestesiyle müzik dünyasında adını duyurup, şöhret olan Selda geçenlerde evinde bir çay partisi düzenleyerek, ünlü sanatçıyı bestelerini okuyan müzisyenlerle tanıştırmak için ilk adımı attı.

Fakat ne çare ki, Neşet Ertaş'ın bestelerini okuyarak ön sıralara yükselen sanatçılardan pek azı geldi bu toplantıya.

Ama Neşet Ertaş çevresini dolduran bu birkaç müzisyenin yakın ilgisinden öylesine hoşnut kaldı ki, gelmeyenlere kızmadı, gücenmedi bile... Neşet Ertaş

(Soldaki fotoğraf: Fehiman Uğurdemir ve Ünol Büyükgönenç, Neşet Ertaş'a gitarlarıyla eşlik etti.)

Selda'nın evindeki çay partisi Neşet Ertaş'ın besteleriyle başladı, onun besteleriyle bitti. Usta müzisyen salona girdiği zaman Kamuran Akkor, Vasfi Uçaroğlu, Selda, Edip Akbayram ve Kardaşlar hep birlikte oturmuş, Neşet Ertaş'ın son plaklarından birisini dinliyordu.

Sanatçı, sazı elinde salona girince pikaptaki plak kaldırıldı.

- «Bu toplantı beni mutlu kıldı» diye konuşmaya başladı Neşet Ertaş. «Şimdiye kadar eserlerimi okuyan sanatçılardan, ne bir tek teşekkür, ne de bir selam aldım. Oysa ben ne bestelerimi okudukları için onlardan ne para istiyorum, ne de şöhret peşindeyim. Beni gördükleri zaman bir selam versinler yeter.»

Daha fazla konuşmadı Neşet Ertaş. «Müzisyenin işi konuşmak değil çalıp, söylemektir» der gibi sazını eline alıp çalmaya başladı. Bağlamanın tellerinden dökülen dertli havalara, Ertaş'ın o yanık sesi de karışınca çıt çıkmaz oldu.

Neşet ErtaşSelda, Neşet Ertaş için koskocaman bir sofra hazırlamıştı. Türkülere ara verilince masaya geçildi. Ertaş kendisi için hazırlanan pastayı kesti. Toplantı masada birden daha da canlanıverdi. Ondan sonrası tahmin ettiğiniz gibi geçti bu güzel beraberliğin. Bağlamanın yanına, gitarlar, curalar katıldı. Ve hep birlikte söylenen türküler gece yarısına kadar devam etti...