'Beni öldürmek isteyen çiçek göndersin!'

Yayın Tarihi : 27 Temmuz 2013
11293
Türk halk müziğinin ünlü sesi Nurten İnnap, canı gibi sevdiği sarı mimozaları bile vazosuna koyamıyor. Çünkü anında komaya giriyor.


Bir sanatçı için çiçeğin anlamı şüphesiz çok büyüktür... Gönderilen çiçek, tek bir karanfil de olsa şükranla alınır. Alkışlar ve çiçekler, sanatçıyla hayranları arasındaki sevgi bağıdır. Daha düne kadar çiçekten kaçan sanatçıya rastlamamıştık biz. Taa ki Nurten İnnap'ın derdini öğreninceye kadar... 

"Sahnede bana çiçek gönderenlere deli oluyorum" diyordu kızgınlığını saklamaya çalışırken. "Ben, 12 yıldır çiçeklerden ve hayvanlardan köşe bucak saklanıyorum. Her ikisini de, çok sevmeme rağmen kesinlikle çevreme yaklaştırmıyorum. Bana sahnede çiçek yerine bir kilo mevsim meyvesi hediye etseler çok makbule geçecek.'" 

Peki ama, Nurten İnnap'ı çiçeklerden ve hayvanlardan bu kadar soğutan, köşe bucak kaçırtan korku nereden kaynaklanmaktadır. "Ben çiçek koklayamam ki" diyordu nedenini açıklarken. 

"Bundan 12 yıl önce göğsümde hafif bir hırıltı vardı. Üşüttüğüm zaman çıkardı ortaya. Doktora gittim. Size bir astım testi uygulayalım" dedi. Keşke demez, ben o doktora gitmez olaydım! Kolumdan üç değişik iğne yaptı test için. Üç gün sonra fenalık geçirip komaya girdim. Ve o gün bu gündür astım denilen illetle uğraşmaktayım. Zaman zaman mahvediyor. Geçen yıl Almanya'da tedavi oldum, uzun süre rahatsız etmedi. Doktorlar, nemsiz, kuru dağ havasını tavsiye ediyorlar. Astım krizlerimin tutma nedenleri arasında çiçek kokusu ve evcil hayvanlar var. Bizim eve yıllardır çiçek girmez. Sarı sarı açan mimoza denilen çiçeğe hayran olmama rağmen, elime almam bile yasaktır. Böyle olduktan sonra bana gönderilen çiçeklerin ne anlamı var. Meyve gönderseler hiç olmazsa yerim..." 

Yıllardır astımla mücadele eden Nurten İnnap, bu yüzden çok sevdiği çiçekler ve hayvcanlardan uzak duruyor.Sanatçının kendine göre ilginç bir yaşam felsefesi var. Bütün sıkıntılarını soyadına bağlıyor. "İnnap"ın anlamı, "in" (derin) ve "nap" (ekmek) kelimelerinden oluşuyor ve "derindeki ekmek" anlamına geliyor. Bu yüzden ekmeğini tırnağıyla kazandığını belirtiyor sanatçı. "Yılmam" diyor konuşmasına devam ederken: 

"Olayların üzerine üzerine giderim. Korkmam hiç. Bu astım denilen hastalık için de aynı şeyi yapıyorum. Kendimi bıraksam daha fena olacak. Yıllardır yalnız bir kadın olarak mücadele ediyorum. Radyonun sözleşmeli sanatçısıyım, gazino çalışması yapıyorum. Çağırdıkları zaman televizyona çıkıyorum. Son yıllarda gazinolarda çalışmak bir hayli zorlaştı. Bir gazinoyla anlaşıyorum. Sahneye çıktığımın gecesi, 'Nurten Hanım, bu gazinoda çalıştığınızı eşinize dostunuza haber versenize' diyorlar, şaşırıyorum. Gazinolardaki sanatçı anlayışı bu artık. Sanatçı, müşterisini de kendisi bulacak!" 

Bu arada bir derdini daha açıklıyor Nurten İnnap... "Astım yüzünden kortizon tedavisi oldum. Boynumda ve çene kenarlarımda şişlik yaptı" diyor eliyle gösterirken... "Bir ses sanatçısının, sesi kadar görüntüsü de önemlidir şüphesiz, işte bu nedenle yatacağım bıçak altına..."

(TV'de 7 Gün Dergisi - 1981)