Paris'te, Timur Selçuk için zirveye birkaç adım kaldı

Yayın Tarihi : 27 Mayıs 2013
8890
İkinci defa Paris'e gelişinde şans ve şöhret kapıları Timur Selçuk için ardına kadar açıldı. Fransa'da doldurduğu «Viens Regarder Le Soleil» adlı şarkısı listelerde hızla yükseliyor...


Yeşilçam için Tahran neyse, Türk pop müziği şöhretleri için de Paris odur... Nasıl Türk sinemasının şöhretleri sinema çalışmalarına zaman zaman İran'da devam ederlerse bizim müzisyenler de fırsatını bulunca doğru Fransa'ya gider, Paris'te şöhret olmanın yollarını araştırmaya başlarlar.

Timur Selçuk(Soldaki fotoğraf: Paris'te doldurduğu ikinci plağıyla başarıya ulaşan Timur Selçuk, önümüzdeki günlerde T.H.Y.'nin Paris bürosunda hayranları için bu plağını imzalayacak.)

Bugüne kadar Tülay German, Cem Karaca, Erkin Koray, Ajda Pekkan, Hümeyra, Moğollar gibi Türk pop müziğinin birçok ünlü ismi Paris'e geldi. İçlerinde pek bir şey başaramayanı oldu, emellerine kavuşmak yolunda bir arpa boyu yol alanlar oldu, «Avrupa çapında şöhret olma» hülyalarını içinde taşıyanlar geri dönenler oldu. İçlerinde birkaç şöhret de Fransa'da doldurdukları plaklarla isteklerine büyük ölçüde kavuştular.

Bu, isteğine kavuşanlar arasında en şanslısı da Timur Selçuk... Özellikle Fransa'da doldurduğu ikinci plak olan «Viens Regarder Le Soleil» adlı plağından sonra bugün Paris müzik alemi Timur için «Şöhretin eşiğindeki genç sanatçı» şeklinde konuşuyor.

Böyle konuşanlar, tahminlerini iki sebebe, dayandırıyorlar. Bir defa Timur'un plağı gerçekten çok iyi karşılandı, her yerde olumlu tepkilere yol açtı. Diğer yandan Timur «Tele Dimanche» adlı televizyon programına davet edildi. Orada Türk pop müziği hakkında yaptığı açıklama ve söylediği şarkılarla son derece müspet bir intiba bıraktı. Genç şarkıcının «Ecoole Normale de Musigue»i bitirmiş olması da Fransa'da kendisini daha sempatik yapıyor. Memleketimizde büyük şöhret yaptıktan sonra şimdi aynı şöhreti Fransa'da yapan ve ününü dünyaya taşımak üzere olan Timur Selçuk'la Paris' te konuştuk.

Önce «Türkiye'ye ne zaman döneceksiniz?» diye sorduk. Timur yanıbaşında duran eşine bakıp gülümsedi, sonra:

- «Belki duymuşsunuzdur» dedi. «Pathe Marconi» adlı plak şirketiyle 3 yıllık bir anlaşmam var. Plak çalışmalarımı gerçekleştirebilmek için Paris'te bulunmam gerekiyor. Bu bakımdan şimdi ne zaman döneceğimi inanın ben bile bilmiyorum.»

- «Bu, Fransa'da doldurduğunuz ikinci plak galiba...»

Timur Selçuk(Sağdaki fotoğraf: Ayşe Selçuk, kocası Timur'un Fransa'da çok daha iyi yerlere geleceğinden emin...)

- «Evet... İlk plağımı, 1968'de doldurmuştum. »

- «Beğendiğiniz Fransız şarkıcıları kimlerdir?»

- «Jacgues Brel'e özel bir saygım var...»

- «Paris'te kaldığınız müddet içinde bundan önce yaptıklarınıza bir şey eklemek niyetinde misiniz?»

- «Bütün gayretimle çalışıyorum bunun için... Yakında bu çalışmalarımın meyvelerini toplayacağımı ümit ediyorum.»

O sırada aklıma geldi, başka bir soruyla konuyu değiştirdim ve «Giyiniş tarzınız, saçınız, bıyığınız ve yaptığınız müzikle babanız Münir Nurettin Selçuk'un çizgisinin dışındasınız Bu tutumunuzun izahını yapar mısınız?» dedim.

- «Babamla aramda yarım asırlık bir zaman farkı var... Böyle olunca ikimizin müzik alanında farklı tutumları olması tabiidir. Aynı şey giyim ve moda konularında da vardır. Ama her şey bir yana, babam takdir edip beğendiğim, saygı duyduğum büyük bir müzisyendir. »

- «Avrupa'da 'sanatçının ideolojisi' meselesi çok önemli, biliyorsunuz. Sizin ideolojiniz nedir?»

- «Sanatçının düşünmesi de, düşünmeyi bilmesi de güzel şey. Bulunduğu topluma faydalı olması, insanlara bir çşey vermesi de öyle... Ama tabii, sanata 'politika' katmamak şartıyla! Ben, yaptığım müzikle dinleyicilere bir an için dertlerini unutturabilmeyi amaçlıyorum. Benim idealim, ideolojim bu işte.»

- «Okuyucularımıza Paris'ten yollayacağınız bir mesaj var mı?»

- «Tabii... Bana güvenebilirler. Çok kısa bir süre sonra onlara çok iyi haberler yollayabileceğimi sanıyorum... Zirveye birkaç adım kaldı... Hepsine saygılar...»

(3 Temmuz 1971)