Şevkiye May: Sahnede doğdum, sahnede ölürüm

Yayın Tarihi : 23 Mart 2016
4394
Sanat hayatının 41. yılını bir jübileyle kutlamaya hazırlanan ilk operet ve sinema sanatçılarımızdan Şevkiye May, sahnelerden hiçbir zaman kopmayacağını söylüyor.

 

Şevkiye May gençlik yıllarında...Şevkiye May ilk defa profesyonel olarak 1929'da sahneye çıktığına göre "Tam 41 yıl, hatta 42 yıldır sahnede" diyebiliriz. 42 yıl bir ömür. Peki bugün hala bir genç kız kadar canlı ve hareketli bir kadın olan Şevkiye May hangi yılda doğdu ve kaç yaşında sahneye çıktı? Orası bir sır.

Kendisine sorduğumuz zaman, «Hangi yılda doğduğuma ne lüzum var? Ben sahnede doğmuşum, yetmez mi?» diyor ve devam ediyor:

- «Annem Mari Ferha, Babam Şevki Bey. ikisi de zamanın tanınmış sahne sanatçıları. Ben bir yaşındayken babamı kaybetmişik. Annem Komik-i Şehir Naşit Bey'le çalışırmış. Devamlı olarak annemin yanında, kuliste olduğum için, bir gün annem sahnede çiftetelli oynarken, beni de sahneye itivermişler. Ben de hiç bozmadan annemin karşısına geçip, onunla beraber çiftetelli oynamışım. O zaman 5 yaşındaymışım.»

- «Sonra senelerce sahneye çıkmadım. Saint Benoit Fransız Lisesi'nde okurken, o zamanın operet üstadı Cemal Sahir benimle ilgilendi. O günlerde Nevart hanımla, Fransız Tiyatrosu'nda (şimdiki Ses Tiyatrosu), 'Kontes Mariça' operetini hazırlıyorlardı. Israr etti ve 15 günde beni de hazırlayarak 'Kontes Lisa' rolüne çıkardı. Bu profesyonel olarak ilk sahneye çıkışım oldu. Ondan sonra Muhlis Sabahattin'le, aynı binada 'Asaletmeap' operetini oynadık. O zamanlar bir oyun, aynı salonda aylarca oynayabilecek kadar müşteri bulamazdı. İki, üç gün bir yerde; iki, üç gün başka yerde oynanırdı. Biz de Ses Tiyatrosu'ndan kalkıp, Süreyya Paşa Opereti olarak Kadıköy Hale Sineması'na geçtik. Burada pazarları matine, pazartesileri suare olmak üzere haftada iki defa oynamaya başladık. Geri kalan günlerde yakın şehirlere turnelere çıkardık. Hale Sineması'nda randıman düşünce İzmir, Samsun gibi büyük şehirlere gittik.»

Şevkiye May'ın bir dönemin en ünlü komedyenlerinden olan babası Komik Şevki Bey, kendisi henüz 1 yaşındayken ölmüştü. Ünlü operet oyuncusu annesi Mari Ferha Hanım ise güzel gözleriyle ünlüydü. Ancak hayatının son yıllarını görme engelli olarak geçirdi ve sonunda intihar ederek yaşamına son verdi.- «1932'de Halk Opereti'ne geçtim. O yıl İstanbul'a, Yunanlıların İkonomo Opereti gelmişti. Beni angaje edip 'Halime' operetinde oynattılar. Beğenmiş olacaklar ki, giderken beni de alıp Atina'ya götürdüler. Altı ay kadar orada, onlarla oynadım. Dönüşte, yani 1932-33 mevsiminde, Şehir Tiyatroları'nın bir kolu olan Şehir Opereti'ne girdim. «Burada ilk oynadığım oyun 'Üç Saat'teki sarhoş kızdı. Ondan sonra zamanın büyük sahne yıldızları Behzat Butak, Hazım Körmükçü, Vasfi Rıza Zobu, Muammer Karaca ve Bedia Muvahhit ile 'Lüküs Hayat', 'Deli Dolu', 'Saz Caz', 'Maskaralar', 'Mırnav', 'Aşk Mektebi' operetlerinde oynadım. 1937'de Şehir Opereti lâğvedilince, Şehir Tiyatrosu Komedi Kısmı'na geçtim.»

Şevkiye May, Boks Şampiyonu oyununda Necdet Mahfi Ayral ile...- «1950'de oradan ayrılarak Atina'ya gittim. Meşhur Kaluta Kardeşler'le oynadım. 1951'de Tevhit Bilge ve Toto Karaca ile yine Ses Tiyatrosu'nda 'Cürmü Meşhut' operetiyle sahneye çıktım. 1955'te annemi kaybedince bir müddet oynamadım. Yıllar sonra 'Dormenler'de misafir olarak 'Pasifik Şarkısı' ve 'Ayı Masalı'nda oynadım. 1963'te de esas yuvam olan Şehir Tiyatrosu'na döndüm. İşte benim sanat hayatımın hikâyesi bu...»

- «Peki, 2 Mart'ta sanat hayatınızın 41. yıldönümünü bir jübile ile kutlamaya hazırlandığınıza göre, yakında sahneden çekilmeyi düşünüyor musunuz?»

Şevkiye May, birdenbire, «Hayır, ne münasebet!» diye bağırarak yerinden fırladı ve «Ben sahnede doğdum. Sahnede ölmek istiyorum. Seyirciden uzak kalırsam yaşayamam» dedi.

Bugün Şevki adında 18 yaşında, üniversiteye giden, yakışıklı bir oğlu olan Şevkiye May'ın en beğendiği film yıldızları bizden Ayhan Işık, Hülya Koçyiğit ve Belgin Doruk. Yabancılardan İngrid Bergman, Shirley MacLaine ve Charlton Heston. Sahnede ise Bedia Muvahhit, Kenter Kardeşler ve Altan Erbulak'ı beğeniyor. Tiyatro adamı olarak da Haldun Dormen'e hayran.

Şevkiye May, Hüseyin Kemal Gürmen ile Hülleci filminin bir sahnesinde.Beğendiği filmler biraz eski... «Betty Grable ve Alice Faye'nin çevirdiği müzikal filmlere hayranım. Ama şimdi nerede öyle filmler. Bir tek 'Sokak Kızı İrma'yı çok beğendim.» diyor.

Renklerden siyah-beyazı sevmelerine rağmen ana-oğul koyu Galatasaraylı. Şevkiye May eskiden günde 3-4 paket sigara içermiş. Şimdi günde yalnız bir paket Samsun içiyor... Hayvanlardan köpeğe bayılıyor, ama "Bakamam" korkusuyla alamıyor.

Şevkiye may'ın en sevdiği yemekler patates kızartmasıyla fasulye plakisi. Müziklerden de operet havalarıyla alaturka... Operet devrinde, yine zamanın yıldızları Hazım Körmükçü, Feriha Tevfik, Muammer Karaca, Ferdi Tayfur, Suavi Tedü gibi sanatçılarla, «Cici Berber», «Tosun Paşa», «Aynaroz Kadısı» filmlerini; daha sonra H. Kemal Gürmen'le «Hülleci»yi, en son 7-8 yıl önce Muhterem Nur'la «Minnoş»u çeviren Şevkiye artık filmlerde oynamıyor. En beğendiği oyunları olarak da «Lüküs Hayat» ile «Ateş Böceği»ni gösteriyor.

Şevkiye May, 18 yaşındaki oğlu Şevki ile...Çekmece ve dolap kapaklarının açık kalmasını uğursuzluk sayan Şevkiye May gayet güzel Rumca, Ermenice ve biraz da Fransızca biliyor. Başından geçen unutulmayacak olaylardan birini anlatmasını istediğim zaman, «O kadar çok ki, hepsini unuttum» diyor.

- «Jübilenizi niçin Şehir Tiyatroları'nın herhangi bir salonunda değil de, Ses Tiyatrosu'nda yapıyorsunuz?» diye soruyorum.

- «Sahneye ilk defa Ses Tiyatrosu'nda çıktığım için, hissi bir düşünce ile orasını istedim. Allah razı olsun Haldun Dormen de bana bu imkanı sağlayınca orası oldu.»

Sahnenin 42 yıllık sanatçısı Şevkiye May'ı şimdiden tebrik eder, 2 Mart'taki jübilesinin başarılı olmasını dileriz.

(Yazı: Sezai Solelli - Ses Dergisi - 30 Ocak 1971)

+++++Şevkiye May bu yazıda, "Sahnede doğdum, sahnede ölmek istiyorum" demişti ancak maalesef öyle olmadı. Bu yazıdan yaklaşık iki yıl sonra 23 Mart 1973'te evindeki havagazı musluğunu açarak, annesi Mari Ferha Hanım gibi intihar etti.