Son zamanların en çok aranan oyuncusu: Tuncel Kurtiz

Yayın Tarihi : 25 Ekim 2014
13979
Türk sineması ağır da olsa "genç ve güzel aşıklar" sineması olmaktan kurtulma yolunda. Bu piyasada kendi türlerinde şöhret yapan Erol Taş ve Yılmaz Güney'in yanına üçüncü bir isim daha katıldı: Tuncel Kurtiz...


«Ben halk tiyatrosuna inanan bir insanım. Sadece 10 lira verip tiyatroya gelen halkın karşısında olmak beni tatmin etmiyor. Sanatın büyük halk toplulukları ile beraber at başı yürüyeceği kanısındayım. Belki de bu inanış beni sinemaya doğru itti.» 

Karşımda son zamanların, tiyatroda ve sinemada en çok aranılan oyuncusu Tuncel Kurtiz vardı. Gözlerinde inanmış insanların bakışı ile konuşuyordu.

Sanat, sanat için midir? Yoksa sanat, toplum için midir? Eskiden beri kişileri çarpıştıran bu iki tezden ikincisine yani, "sanat toplum içindir" tezine Tuncel gönülden inanmıştı. «Eğer beni seyreden, beğenen toplum olmazsa benim sanatım neye yarar? Ve bu bütün sanat dalları için söylenebilir» diyordu.

Tuncel Kurtiz, gelecekten umutlu...«Özellikle beş-on kişinin okuyacağı bir kitap, beş-on kişi tarafından seyredilen tiyatro ve sinema, benim için hiçbir şey değildir. Sanatın sanat olabilmesi için onu mutlaka büyük halk toplulukları izlemelidir.»

Ve böylece Tuncel Kurtiz sinemada büyük halk topluluklarını buluyor. Tiyatroyu bırakmamak şartıyla sinemaya geçişini buna bağlıyordu.

«Yakın bir zamanda, Türk sinemasının çok iyi ellerde kimseyi istismar etmeden, toplum içinde gereken yerini alacağına ve hatta dünya piyasasında söz sahibi olacağına inanıyorum. İstisnalar hariç her milletin sinemasında olduğu gibi, bizim piyasamızda da kaptı-kaçtı firmalar mevcuttur. Fakat bunlar zamanla mutlaka hizaya geleceklerdir. Dünya sinemasının geçirdiği karışıklıkları bizim sinemamızın da geçirmesi tabiidir.»

Tuncel Kurtiz ilk olarak çevirdiği «Şeytanın Uşakları»ndaki rolünü çok beğeniyor. Ve sonra sinemaya bir sene ara vererek, ikinci filmi olan «Üçünüzü de Mıhlarım»da oynuyor ve burada tereddütler içinde çırpınan bir insanı belirtebildiğini sanıyor. Bu rolünü de çok beğeniyor.

Tuncel'in unutamadığı bir rolü daha var. Bu rolünü rejisör Duygu Sağıroğlu’nun filminde oynamış. Oradaki «Ali Ekber» rolüne kendi yakıştırması olan bir deyimle, «susan adam rolü» diyor. Bu rolü bize anlatırken, kameranın karşısındaymışçasına «Susan adam»ı ikinci bir defa yaşıyor...

Tuncel Kurtiz, tiyatroda ve sinemada efendiliği ve oyun gücü ile aranılan bir oyuncu. Bunun neticesi iki yılda 15 film çevirdi. Şimdi, mutlu yarınlar onu bekliyor...

(Ses  - 30 Ekim 1965)

Etiketler Tuncel Kurtiz

Yorumlar