Suda yürüyen adamın hedefi Cebelitarık

Yayın Tarihi : 25 Mart 2013
13859
Kendi buluşu olan "su ayakkabıları" ile İstanbul Boğazı'nı yürüyerek geçen Deniz Yüzbaşı Attila Hülagü, bu kez Avrupa ile Afrika'yı ayıran Cebelitarık Boğazı'nı geçmek için çalışmalar yapıyor.

"Attila Hülagü adlı bir deniz yüzbaşısı Boğaz'ı yürüyerek geçti"...

Geçen gün gazeteler, bu başlık altında ilgi çekici bir haber verdiler. Haberde ise, yüzbaşının kendi buluşu olan su ayakkabıları ile Boğaz'ın bir yakasından öteki yakasına yürüyerek 56 dakikada gittiği belirtiliyordu.

Suda Yürüyen Adam - Attila Hülagü(Soldaki fotoğraf: 31 yaşındaki Attila Hülagü, Beylerbeyi'ndeki Deniz Assubay Hazırlama Okulu'nun havuzunda çalışmalarını sürdürürken, eşi ve kızı kendisini izliyor...)

Bu haberi okuyanlar, su ayakkabılarının altında gizli bir aletin saklı olacağını düşündüler. Kimi motor takmış, dedi; kimi makine... Oysa, ayakkabılarının altına yalnız bir dizi «padıl» konulmuştu. Bu da çok iğreti, ilkel bir mekanizmaydı. Su ayakkabılarının «malzeme» listesi şöyle:

«2,90 metrekare teneke, 50 gram lehim, iki el içi kadar bez parçası, 3 metre lastik, 1 metrekare alüminyum plaka».

Yüzbaşı Attila Hülagü, sonra üç fizik kanununu göz önüne alarak bir taslak çizmiş. Bu taslağı çizerken de, meşhur Arşimet Kanunu ile denge ve direnç kanunlarından faydalanmış.

Sıra ayakkabıların yapımına gelmiş. Bir tenekeciye gitmiş. «Bana» demiş «İçi boş, gemi gibi iki ayakkabı yapacaksın. Ayak sokmak için iki delik açacaksın. Alüminyum plakayı yirmiye böleceksin... On parçasını birinin, on parçasını ötekinin altına dizeceksin».

Sonunda malzemesi, yapım ücreti dahil, 175 liraya dilediği gibi bir çift su ayakkabısına kavuşmuş. Ayakkabının boyutları şöyle: Boy 152, en 20, derinlik 25 santim. Alüminyum plakaların faydası ise, yürüyüşü kolaylaştırmak. «Padıl» denilen plakalar ayak basınca açılıyor, kaldırınca kapanıyor!

Suda Yürüyen Adam - Attila Hülagü(Sağdaki fotoğraf: "Suda Yürüyen Adam" Attila Hülagü, eşiyle birlikte harita üzerinde çalışırken...)

Yüzbaşı Hülagü, önce Beylerbeyi Assubay Hazırlama Okulu havuzunda yürüyüş antrenmanlarına başlamış. Tam 7 defa Boğaz'ı geçmeyi denemiş. Başarabileceğini aklı kesince, gazetelere haber uçurmuş, «Yarın Boğaz'ı yürüyerek geçeceğim» demiş.

Kendine bir rota çizmiş. Boğaz'm en dar yeri, 740 metre imiş. Ancak, rotaya göre bu 2 bin 200 metre olmuş. Baltalimanından çıkmış, kuzeye yönelmiş, akıntıya karşı koymuş, sonunda Küçüksu'ya ulaşmış. Bu 2 bin 200 metrelik yolu da, tam 4 bin 452 adımda aşmış.

Buluşun, deniz piyadelerine çok fayda sağlayacağını ileri sürüyor. Tabii, biçimi değiştirilip kullanışlı bir duruma sokulursa... Kanunlara aykırı olmamak üzere pabuçların biçimini değiştirmeyi, küçültmeyi tasarlıyor. Yeni ayakkabıları ile bir süre antrenman yapacak, sonra Avrupa ile Asya'yı arasındaki su yolunu yürüyerek aşan bir insanın gönül rahatlığı içinde, Avrupa ile Afrika'yı ayıran Cebelitarık Boğazı'nı geçmeyi deneyecek.

Attila Hülagü bu konuda diyor ki:

- "Cebelitarık, akıntısı az bir boğazdır. Gerçi en dar yeri, İstanbul Boğazı'ndan 27 kat geniştir. Cebelitarık Boğazı'nı 30 bin 354 adımda ve 6,5 saatte geçeceğimi sanıyorum.

(24 Ağustos 1961)