1970 Artist Yarışması birincisi: Tarık Akan

Yayın Tarihi : 13 Aralık 2016
4174
«1970 SES Sinema Artisti Yarışması»nda erkekler arasında birinciliği kazanan Tarık Akan «Üregül» uzun boylu, yeşil gözlü, muntazam vücutlu, yakışıklı bir genç adam...

 

Ses dergisi, 1970 Artist Yarışması'nı Tarık Üregül'ün kazandığını, kapaktan verdiği bu fotoğrafla duyurdu, bizler de gelecekte sinemanın en büyük yıldızları arasına girecek olan Tarık Akan'la tanışmış olduk...Bir masanın etrafında toplanmış 7 kişiydik ve resim elemesi yapıyorduk. «Sinema Artisti Yarışmaları»nın en renksiz, en sıkıcı işidir bu. Düşünün, önümüzde binlerce resim... Yandan çekilmiş resimler, önden çekilmiş resimler, boy resimleri, büst resimleri, poz poz, çeşit çeşit resimler. Bir ara içimizden biri, eline aldığı bir resme bakınca gayri ihtiyari, «Ooo» dedi. Hayret de ifade eder bu nida, beğeni de. Sesinin tonuna bakarsanız, jüri üyesininki beğeni ifadesi taşıyordu. Aynı resim elden ele dolaştı, sonra resim kalabalığının arasında kayboldu...

Günler geçti ve Tarık'la ilk defa SES mecmuası idarehanesinde karşılaştık. Fotojenik miydi, değil miydi? Eğer insanın resimde tam kendi gibi çıkması fotojeni ise öyleydi. Sonra tecrübe filmini seyrettik. Oylama usulünü karara bağladık. SES Yazı işleri Müdürü Erdoğan Sevgin, 6 jüri üyesine «Birincilik için kimi aday gösteriyorsunuz?» diye sordu, içimizden biri «Tarık Üregül» dedi ve inanır mısınız o anda tam 7 kol birden havaya kalktı. «Bütün yollar Roma'ya çıkar» derler. Bu yıl bütün birincilik oyları da Tarık'a gitmişti. Seçim «ittifakla» olduğu, daha doğrusu ortalıkta verilmemiş oy kalmadığı için birincilik için başka aday gösterilmedi.

Bir emekli albayın en küçük çocuğu olan Tarık Akan'ın boyu 1.90, kilosu 85'dir. Evlilik ve aşk konuları açıldığı zaman şimdilik bunların çok uzağında olduğunu söylemekte ve «Benim için şimdi sadece sinema var» demektedir.Tarık Akan, İstanbul'un sanatçı kaynağı iki semtinden birinde, Bakırköy'de oturuyor. 13 Aralık 1949'da doğduğuna göre 22 yaşında. Bakırköy Lisesi'nde okumuş, İstiklal Lisesi'ni bitirmiş. Halen Işık Mühendislik Okulu ikinci sınıf öğrencisi. Bir ablası, bir ağabeyi var. Babası emekli albay Yaşar Üregül, annesi ev hanımı Yaşar Üregül. Evet, hoş bir tesadüf Tarık Üregül'ün babasının ve annesinin adı aynı!

Peki «Üregül» neden «Akan» oldu diyeceksiniz. Efendim, bu meselenin aslı şu... Yerli film seyircisi uyumlu, söylenişi kolay isimleri daha çabuk akılda tutuyor, o isimler daha çabuk şöhret oluyor. Mesela Fahrettin Cüreklibatır adı hem uzun, hem söylenişi ve akılda tutuluşu zor olduğu için değiştirilip Cüneyt Arkın oldu. Murat, Rüjdan Tercan adını terkedip Murat Soydan olarak şöhret yaptı. Bumin Gaffar Çıtanak, adını Fikret Hakan yapıp afişlerin başköşesine yerleşti. Şimdi bu adını değiştiren şöhretlere 1970 SES Sinema Artisti Yarışması'nda erkekler arasında birinci olan Tarık Üregül de katılıyor. Onu da Tarık Akan olarak tanıyacağız bundan böyle...

Tarık Akan yemeklerden böreği, renklerden kırmızı-mavi'yi, artistlerden Yılmaz Güney, Fikret Hakan, Ekrem Bora'yı seviyor. Son 6 ay içinde seyrettiği filmler arasında en çok Yılmaz Güney'in «Umut» adlı filmini beğenmiş. Bafra sigarası içiyor. O yaşta bir genç için enteresan bir tarafı var. Herhangi bir kulübün taraftarı değil. Sporla arasının iyi olduğu vücut yapısından belli ama, futboldan fazla hoşlanmıyor anlaşılan.

Tarık Akan'ın yarışmaya girmek aklında, fikrinde yokmuş. Arkadaşları, daha doğrusu Zeki adlı en samimi arkadaşı ısrar etmiş ve sonunda Tarık'ı kandırmış. Ama hayli gecikmişler bu arada. İş o hale gelmiş ki resimleri «Postada yetişmez, diye Zeki elden getirip mecmuamızın girişinde hazırlanan kutuya atmış.

Jestleri, mimikleri, hareketleri ve davranışlarıyla Tarık Akan ilerisi için gerçekten büyük istikbal vaadeden, ölçülü, kibar, nazik bir genç adam. Yaşının çok üstünde bir olgunluğu var, kendine güveniyor ama, iddialı görünmekten, mütevazı tavrını değiştirmekten korkuyor. Evlilik, aşk gibi konularda konuşmuyor, «sinema» dediğiniz zaman da şunları söylüyor:

- «Önümde örnekler var. Neyi yaparsam, nasıl hareket edersem sinemada kalabileceğim hakkında bir fikrim var.»

Yarışmanın jüri üyeleri, Tarık Akan'ın fotoğraflarını ilk gördükleri andan itibaren etkilenmişti. Birincilik kararı da oy birliğiyle alındı.Konuşurken dikkatle Tank Akan'a bakıyoruz. Uzun boylu (1.90), klasik anlamda yakışıklı bir genç adam. Münasebetlerinde çok ölçülü. Jestlerine, mimiklerine hakim. Bütün bunlar kamera için büyük avantajlar getirir. Tip olarak - İrfan Ünal'ın deyimiyle - «10 üstünden 10 numara». Yapımcılardan Murat Köseoğlu'na göre «Başaracak bir tip», Hürrem Erman'a göre «İdeal adam», Kaçuni Haki'ye göre de «Kadınların yüreğini hoplatan tiplerden». Kendisi hakkındaki kanaatlar bu kadar olumlu. Türk sinemasının dört büyük şirketinin sahibi «1970 SES Sinema Artisti Yarışması Birincisi» etiketi ile sinemaya ilk adımını atmak üzere olan Tarık Akan'a umutla, güvenle bakıyor. 

Peki o sinema konusunda ne düşünüyor? Kendisine son olarak bunu sorduk. İşte Tarık Akan'ın sinema ve kendisi hakkındaki sözleri:

- «Bu iş düne kadar bir oyun gibi geliyordu bana. Yarışmaya girmiştim, ama birinci olacağımı hiç sanmıyordum. Mukaveleleri imzalamaya başlayınca işin rengi değişti. Şimdi geleceğe güvenle bakıyorum. İnşallah okulumla sinemayı bir arada götürür ve ikisinde de başarılı olurum.»

(Yazı: Erman Şener / Ses Dergisi - 16 Ocak 1971)