Topkapı Sarayı Cinayetleri (6) Damat İbrahim Paşa

Yayın Tarihi : 11 Aralık 2013
13975
Ortakapı'ya giden Veziriazam Damat İbrahim Paşa, arkası sıra hünkarın geleceğini umarken, karşısında cellat Kara Ali'yi buldu! Padişah 3. Ahmet, kendini kurtarmak için, damadı olan veziriazam'ı feda etmişti. Yukarıda Damat İbrahim Paşa'nın resmi görülüyor...

Kağıthane Deresi... Mehtaplı geceler... Sandallardan gelen gazeller, havuzlardaki nilüfer yapraklarında dinlenen kurbağaları uyandırıyor. Lale bahçelerinde, sırtlarında mumlarla kaplumbağalar dolaşıyor. Söğüt dallarında ateş böcekleri... Mermer Köşk'ün önünde çilingir sofrası...

"Gidelim servi revanım yürü Sa'dabad'e"...

16 sene, kardeşi II. Mustafanın saltanatı boyunca sarayda mahpus hayatı yaşadıktan sonra, gençliğinin en uçarı çağında 30 yaşında padişah olan III. Ahmet, bir sulh ve sükun hasreti ve eğlenme iştiyakı içindedir. Nihayet 13 vezirden sonra gönlünce bir adam buluyor: Nevşehirli İbrahim Paşa... 

Lale Devri
On iki seneye varan sadaret müddeti tam bir çeng ve çegane ile geçmiştir.

Hovardameşrep bir veziriazam. Sefahata meyli olduğu kadar, musikiye, şiire ve edebiyata hevesli. Memleket kültürüne olan hizmetleri saymakla bitmez. Tarihe "Lale Devri" diye geçen bu devir, Türklüğün garplılaşma hareketinin başlangıcıdır.

Saray, çerağan safalan ve refah içindedir. Halk ise aç ve sefildir. Padişah ile veziriazamının yükselen hoşnutsuzluk avazelerine kulakları tıkalıdır ve bu hal birinin saltanatına, ötekinin de hayatına mal olmuştur. Nihayet bir hamam tallağı, gafil vezirin başını yemiştir.

18. yüzyıl başındayız. 1730 ihtilâli patlamış. Patrona Halil, peşine takılan serserilerle sarayı kuşatmış. Padişahtan bazı yakınlarının kellelerini istiyor. Veziriazam Nevşehirli Damat ibrahim Paşa, listenin başında geliyor.

Ne olacak acaba? Şehit Ali Paşa'dan dul kalan kızı Fatma Sultan'ın kocası, zevk ve safa arkadaşı bir adam. Padişah, damadına nasıl kıyacak? İsyanı yatıştırmak da kolay değil hani... Padişah Üçüncü Ahmet

Nihayet III. Ahmet kararını veriyor, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'ya, "Sen Ortakapı'ya git, ben de geliyorum" diyor, "Ayaklanan halkı teskin etmemiz lazım"...  

(Sağdaki resim: Padişah Üçüncü Ahmet...)

Nevşehirli, Ortakapı'da canını koruyacak hünkarını beklerken, karşısında cellat Kara Ali'yi buluyor. Demek Padişah, nefsini kurtarmak için, sevgili vezirini feda ediyordu!

Şimdi müzeye girerken, ziyaretçilerin bilet aldıkları gişenin arkasında üst kata çıkan bir merdiven vardır. Damat İbrahim Paşa, işte bu karanlık merdivenlerde can vermiştir ve cesedi sabah erkenden Babı Hümayun'dan çıkarılarak, kendi yaptırdığı ve bugün padişahın ismini taşıyan çeşmenin önüne bırakılmıştır.

Bir sütçü beygirinin kuyruğuna bağlanarak sürüklene sürüklene Sultanahmet Meydanı'ndaki asilere paramparça teslim edilen Damat İbrahim Paşa, tarihin ibret verici bir örneğidir.

(Yazı: Elif Naci - Hayat Dergisi - 1963)