Tülin Elgin: İntihara ve soyunmaya paydos!

Yayın Tarihi : 06 Haziran 2012
11675
"Karanlıkta Uyananlar" ve "Karaoğlan - Altay'dan Gelen Yiğit" gibi önemli filmlerde başrol oynayan Tülin Elgin, "Artık kimse beni teşhir için soyamayacak" diyor...


Çeyrek yüzyılı geçmiş yaşı... 7 Mart'ta 26'ya girmiş... Bakışları dalgın, dumanlı, mahmur... Bembeyaz yarı saydam bir cildi var... Sarışın, ince bilekli, uzun boylu, asil çizgili bir genç kadın... Yumuşak başlı, arkadaşlarının her arzusunu kabul edecek kadar nazik bir tip.

Zaten, ne gelmişse, insanlara inanmak yüzünden gelmiş başına: «İnsanların sözlerinin onda dokuzunun yalan olduğunu daha yeni farkettim. Herkes beni aldatıyormuş. Filmci, dost, arkadaş, kardeş dediğim insanlar... Yüzüme gülüyorlar, arkamdan değil, karşımda dururken içlerinden kötülük geçiriyorlardı. Bir filmde «Brigitte Bardot gibi soyunacaksın» dediler ve «Sırtımdaki Bıçak» filmi havadan para kazansın diye, beni Yıldırım Gencer ile adeta çırılçıplak gösterdiler. Onların gayesi çıplak resimle para kazanmaktı. Benim gayem ise «Gerçek hayat böyledir. Avrupa'da oluyor da, niçin bizde olmasın?» düşüncesinden hareket ederek teklif edilen rolü oynamaktı.

Filmi stüdyoda seyrettik. Lüzumsuz ve yersiz çıplak sahnelerden iğrendim. Sansürün buna izin vermemesini isterim. Bir daha çıplak rol oynamak mı? Tövbeler tövbesi! Oysa, rol icabı Jane Fonda, Catherine Deneuve, Brigitte Bardot, Jeanne Moreau, hatta Greta Garbo bile çırılçıplak soyunmuş, kimse de bir şey dememiş. Dememiş, çünkü onların çıplaklıkları seyirciye efendice sunulmuş böyle adice değil.

Tülin Elgin iki ay önce bir gece 20 tane uyku ilacı yutarak intihara teşebbüs etmişti. Hastanede üç hafta tedavi edilen Tülin Elgin şimdi o günleri anlatıyordu:

«Bir hafta kendime gelemedim. Sonra da iki hafta hastanede tedavi ettiler. Şimdi dinleniyorum. Tamamen iyileştiğim zaman film tekliflerini kabul edeceğim. Ama çıplaklığa, içkiye ve intihara artık paydos.»

«Karanlıkta Uyananlar» ve «Karaoğlan - Altay'dan Gelen Yiğit» filmlerinde başrolde oynayan Tülin Elgin 1962'den bugüne kadar 25 film çevirmiş. Bir buçuk yıl, sinemadan ayrı kaldığı için daha fazla film yapmadığına üzülen güzel artist, artık hayatını intizama sokmuş, her akşam 21:00'de yatıyor, gece kulüplerine gitmiyor ve içki, sigara içmiyor.

Bundan sonra filmcilerin «masallarına» kulak asmadan karakterinin gerektirdiği rollerde oynayacak ve aşk maceralarına «dur» diyecek. Tülin artık her gün açık havada dolaşıyor ve «nekahet» günlerini dinlenmekle geçiriyor. Yakında «Yeşilçam»a yeni bir hüviyetle dönecek.

(Ses Dergisi - 29 Ekim 1966)

Bu yazıyı kaçırmayın: 

Tülin Elgin - 34 yaşında bir intihar öyküsü