Türkan Saylan - Bir çağdaş yaşam militanı

Yayın Tarihi : 13 Aralık 2016
3747
Türkan Saylan, 65 yaşında yılmaz bir savaşçı. Şeyhlerin, şıhların, hurafelerin, kızlarını okutmayanların, tarikatlara göz yuman politikacıların baş düşmanı.

13 Aralık 1935'te doğan Türkan Saylan, henüz birkaç aylık olduğu günlerde, babası Fasih Galip ve annesi Leyla Saylan ile...Daha lisede okurken, Balkan Savaşı'na götürmek üzere okul dönüşü Galata Köprüsü'nden toplanan öğrencilerden biridir Fasih Galip Saylan. Yurda "köprü müteahhidi" olarak döner ve Türkiye'nin ilk müteahhitlerinden biri olarak Anadolu'da 40'a yakın köprünün yapımına imza atar.

İşte Türkan Saylan, Fasih Galip Saylan'la, sonradan Müslüman olup Leyla'ya dönüşen İsviçreli Lily'nin kızı olarak 1935 yılında İstanbul'da doğar. Çocukluğu ve gençliği Kandilli'de, bir yandan boğazın yüzülebilen temiz suları, bir yandan da hayvanlar, çiçekler, böcekler arasında geçer. Kandilli İlkokulu'ndan sonra Kandilli Kız Lisesi'ne giden Saylan, orada şimdi pek çok özel okulda bulunamayacak bir eğitim alır. İngiliz edebiyatından şiirlerle, klasik eserlerle, kitap kokusuyla; okumayı ve yazmayı severek, mermer koridorda öğlenleri vals yaparak, her hafta seçme filmler izleyerek...

Türkan Saylan (sol başta), kendisinden sonra birer yıl ara ile doğan dört kardeşinin 'küçük anne'liğini üstlenmişti.Öğrenmenin erdemini orada öğrenir. Söylediğine göre Kandilli'den pek artist çıkmaz ama, bol bol iş kadını, eğitimci, akademisyen çıkar. O'nun gibi. Tıp okumaya daha ortaokuldayken karar verir. Ama büyük bir mütehassıs filan değil, "köy doktoru" olacaktır. Sonradan zührevi hastalıklar konusunda Türkiye'nin sayılı uzmanlarından, İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi olur ama kendini "pratisyen" olarak tanıtmayı daha çok sever. Hayatı boyunca "alanda" olmayı, insanlarla birebir iletişim halinde bulunmayı seçer hep.

Zührevi hastalıklar ihtisasını, Sosyal Sigortalar daha İşçi Sigortaları iken Nişantaşı'nda yapar. Orada hiç bilmediği bir kesimi tanır; işçiler! Koşulları, sorunları, nasıl ezilirler, sarı sendika nedir, gerçek sendikacı nasıl olur... Neredeyse bir üniversite daha bitirir orada. Söylediğine göre doğduğundan beri Atatürkçü'dür, ama "karşı devrim"e (laikliğe karşı yapılan hareketlerin bütününe böyle diyor) biraz geç uyanmıştır. Uyanır uyanmaz da harekete geçenlerden biri olur. Daha önce (1976) Cüzzamla Savaş Derneği'nin, Lepra Hastanesi'nin kurucusu olmuş, cüzzama karşı tüm Türkiye'de maddi-manevi ciddi bir savaş verip, hasta sayısını 6 binden 2 bin 500'e düşürmüştür. Bu arada Anadolu'yu karış karış dolaşmış, bir başka üniversite daha bitirmiştir.

Türkan Saylan, Kandilli Kız Lisesi'nde okuduğu gençlik yıllarında...Türkan Saylan, 1989'da da Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte Türkiye'de çağdaş eğitime katkı vermeye başlar. Kurulduğunda 15-20 kişilik olan dernek, bugün 20 bin üyeli, 95 şubeli kocaman bir mekanizma. Şu anda 25 ayrı proje yürütüyor. Kadınlara yönelik kurslar, atölyeler; çocuklara yönelik yaz ve kış okulları; 12 bin burslu öğrenci; yaptırılan okullar, yurtlar; yayımlanan kitaplar, kampanyalar, davalar, paneller, konferanslar, açıklamalar... O, Köy Enstitülerinin geçmişteki önemine inanan biri olarak "bir nevi halkevi gibi çalışmaktan" memnundur.

Türkan Saylan üniversite öğrencisiyken bir doktorla evlenir, iki oğlu olur. Dokuz yıl evlilikten sonra uzun bir süre evliliği aklına getirmez. 40 yaşında, bu kez bir sanatçıyla birbuçuk yıl sürecek bir evlilik daha yapar. Ama söylediğine göre, erkekler onunla başedemez. Çünkü iyi bir ev kadını değildir, onlara yeterli vakti ayıramıyordur. Bir üniversite eğitimi de evliliklerden alır; "neyin önemli neyin önemsiz olduğunu, birine tabi olmanın gereksizliğini, birbirini olduğu gibi kabul etmek olmayınca evliliğin yürümeyeceğini" öğrenir.

O zaten projelerin kadınıdır, öyle kalır. Haftada iki gün 45'er dakika yüzerken üretir en değerli projelerini; çalışma arkadaşlarını yüzmeden sonra kendisinden kaçıracak kadar...

Türkan Saylan iki yıl arayla doğan oğulları Çağlayan (sağdaki) ve sonradan kendisi gibi doktor olan Çınar ile...

Oğlu doktor Çınar Örge ile deprem bölgesinde...

Cüzzamla ilgili çalışmaları nedeniyle 1986 Uluslararası Gandi Ödülü'nü alan Türkan Saylan, 29 Ocak 1986 tarihli bu fotoğrafta, Hindistan Cumhurbaşkanı Zail Singh ile...

(Yazı: Emel Armutçu - Hürriyet Gazetesi - 20 Ağustos 2000)