Türkan Şoray'ı 'Baki Tamer sevgisi' yarattı!

Yayın Tarihi : 04 Kasım 2017
762
Baki Tamer anlatıyor: Türkan Şoray beni çok beğenirmiş. Komşusu Emel Yıldız'a, 'Beni de sete götür de onu yakından göreyim' demiş. Emel de alıp getirmiş. Geliş o geliş işte...

 

Sinemanın durumundan memnun olmayanlardan biri de sinemaya figüranlıkla giren ve 35 filmin başrolünde oynadıktan sonra karakter artistliğine geçen Baki Tamer'dir... Tamer geçenlerde bir gece kulübü açtı ve «Geçimimi buradan temin edeceğim, ancak sağlam şirketlerin iyi filmlerinde oynamaya devam edeceğim» dedi.

Baki Tamer, hayat hikayesini ve sinemaya adım attığı ilk günleri ise bizlere şöyle anlattı:

«1920'de Elazığ'da doğmuşum. Bir ağabeyim var. İlkokula Elazığ'da başladım, Bingöl'de bitirdim. Lise 2'ye kadar okudum, sonra hayata atıldım. Öğretmen vekilliği, muhasebecilik, şirket müdürlüğü yaptım. Uzun süre Gaziantep Çocuk Esirgeme Kurumu'nda ikinci başkan olarak çalıştım. Aynı yıllarda halkevinin temsil kolu başkanıydım. 100'den fazla piyesi sahneye koydum, hepsinde çeşitli roller aldım.»

Baki Tamer, yeni gece kulübünün her işiyle kendi ilgilendi, dekorasyonunu kendi yaptı.«1944-45 sezonunda ilk defa profesyonel oldum, işimden istifa ettim ve «Halide Pişkin-Sadi Tek Tiyatrosu»nda çalıştım. 1945'te Ses Tiyatrosu'na geçtim, «Arşın Mal Alan» piyesinde başrol oynadım. Yıldızım yavaş yavaş parlamaya başlamıştı, ama ailem çağırınca her şeyi yüzüstü bırakıp Gaziantep'e döndüm. 1956 yılı sonuna kadar orada kaldım. Ama aklım hep İstanbul'daydı. 1957 başında evim istimlak edilince paramı cebime koydum, ailemi topladım ve İstanbul'un yolunu tuttum.»

«Sigorta prodüktörlüğü, otomobil ve emlak komisyonculuğu yaptım. Ama ben İstanbul'a bunlar için gelmemiştim ki... Devamlı tiyatro çevrelerinde dolaşıyor, fırsat kolluyordum. Nihayet beni Cep Tiyatrosu'na aldılar ve «Kaygısız» piyesinde küçücük bir rol verdiler. Bir süre o rolü oynadım. Sonunda piyesin başrolünü oynayan Fikret Hakan tiyatrodan ayrılınca onun yerine geçtim.»

Baki Tamer, kulübünün açılışını Gaziantep dolaylarının sevilen bir türküsüyle kendisi yaptı.«Aynı yıl «Yeni Yıldız» dergisinin açtığı sinema artisti yarışmasında birinci oldum. Beni hemen başrollerinde Neriman Koksal, Mahir Özerdem ve Kenan Pars'ın oynadığı «Dişi Canavar» filmi için çağırdılar. Sevinçle gittim, ama sevincim kursağımda kaldı. Bana figüranlık teklif ettiler. Çaresiz kabullendim. Birkaç filmde daha figüranlık yaptım. 1957 yılında «Çileli Bülbül»de ilk defa başrol oynadım. 1962'de film artistliğini bıraktım, işletmeciliğe başladım. 1966 sonunda aldığım teklifle tekrar sinemaya döndüm, geçen sene 17 filmde oynadım.»

«1960 yılında «Köyde Bir Kız Sevdim»i çeviriyorduk. O film Türker İnanoğlu'nun rejisörlük yaptığı ilk filmdir. Türkan Şoray, filmin başrolünü oynayan Emel Yıldız'ın komşusuymuş. Beni çok beğenirmiş. «N'olur beni de sete götür de yakından göreyim» demiş. Emel de alıp getirmiş. Geliş o geliş işte. Türkan'a teklif yaptılar, kabul etti ve böylece sinemaya başladı...»

«Evet, arkadaşlar birer ikişer sinemadan kopuyor. Ben de bir gece kulübü açtım. Sebep mi? Sinemanın düzensizliği, çalışma şartlarının ağırlığı, ödenmeyen bonolar, hürmet duygusunun azlığı, kültür noksanlığı, mesleki bilgi kifayetsizliği, sosyal itibarsızlık, ücretlerin ödenmeyişi... Daha ne olsun?»

(Ses Dergisi - 3 Ağustos 1968)