Uzun yollar Orhan Gencebay'la kısalır!

Yayın Tarihi : 27 Ağustos 2012
18076
Sirkeci'deki arabalı vapur kuyruğunda bekleyen kamyon ve otobüslerde sanki Orhan Gencebay külliyatı var. Sadece şarkılarının isimleri değil, mısralar bile çamurluklara geçmiş.


Orhan Gencebay bu yıl 60. sanat yılını kutluyor. Muhteşem besteleriyle çoktan ölümsüzler arasına giren "Orhan Baba"nın şerefine, 1973 yılından bir yazıyı yayımlıyoruz...

**********

Bir «Yollar uzar gider» kaldı, gerisi hep değişti: Yollar yine uzayıp gidiyor ama bunlar eskisiyle ölçülmeyecek kadar yeni, asfalt yollar... Kervanların yerini motorize konvoylar aldı günümüzde: Kamyonlar, otobüsler, minibüsler, taksiler...

Denir ki, «Uzun havaların bir anlamı vardır. Geçmiş zamanda, uzun hava dediğiniz, kervanın bir duraktan çıkışında söylenmeye başlanır, öteki durağa kadar uzar, giderdi...»

Ulaşımda her şey böylesine değişir de, uzun hava kalır mı ki? Onun yerini de Orhan Gencebay'ın plakları alır. Uzun yolda, orta yolda, kısa yolda direksiyon başındaki şoföre pikapta dönen kara diskler eşlik eder; yol arkadaşlığı eder, gam dağıtır, efkar dağıtır.

Yarın bir gün, sokağa çıkıp aklınıza geldiğinde bakın sağınıza solunuza: Hemen hemen bütün minibüslerin, kamyonların, kamyonetlerin arkasında Orhan Gencebay'ın şarkılarının isimlerinin çamurluklara yazıldığını görürsünüz.

Geçen hafta bir gün Orhan Gencebay'la çıktık yola... Bilcümle sürat tahdidine uyarak, yavaş yavaş dolaştık istanbul'da... İlk, bir kamyonun çamurluğuna yeşil harflerle yazılmış «Hor Görme Garibi» yazısını okuduk. Peşinden bir başka kamyon, bir başka şarkı ismi: «Kader Çıkmazı»...

Boğaz Köprüsü bir tamam bitip trafiğe açılıncaya kadar Sirkeci'deki kamyon, otobüs kuyruğu uzayıp gidecek anlaşılan... Günün her saati sahile paralel ince bir şerit halinde uzayıp giden bu arabalı vapur kuyruğunda sanki Orhan Gencebay külliyatı var. Sadece şarkılarının isimleri değil, mısralar bile çamurluklara geçmiş, işte içlerinden birkaçı; «Aldı sevdiğimi, verdi zulümü», «Aşka hasret kalalım», «Gönül fırtınası takmış bizi önüne...»

Zaman zaman burası bir konser salonuna benziyor: Beklemekten canı sıkılan uzun yol şoförleri pikaplarını çalıştırıp koyuyorlar bir plak, yakıyorlar sigaralarını, bakıyorlar keyiflerine... Boğaz Köprüsü açılıncaya kadar da bu zoraki keyif çatma devam edeceğe benzer...

Farz edelim ki, öndekinin çamurluğunda «Benim dünyam» yazılı... Gerideki şoför hemen plaklarının arasından onu seçiyor, pikabın sesini, çıkabildiği kadar açıp, plağı çalmaya başlıyor. Eh ikisi de şoför, ikisi de «uyanık!...» öndeki durumu anlıyor, göz ucuyla geriye bir bakış, sonra «Onun çamurluğunda ne yazıyordu?» sorusunun cevabı... Kısasa kısas, o da plakla veriyor cevabını...

Her konu, her meslek, her şey yalnız gelmiyor, kurallarını da birlikte getiriyor: «Kenarsız baklava olmaz» bir kuraldır. Gülelim, ya da düşünelim, «Dramda meyve yenmez», bir zamanın önemli bir tiyatro kuralı idi... Yollarda da vardı bir kural. Daha doğrusu olmazsa olmaz gibiydi uzun yol arabalarındaki klişe cümle: «Ömür biter, yol bitmez»... Sonra ötekiler gelirdi: «Yollar fatihi», «Yollar şahini», «Dağlar delen, yollar aşan» gibi...

Onların yerini günümüzde Orhan Gencebay'ın şarkıları aldı... Bu gerçeği o gün Orhan Gencebay da gözleriyle gördü. Bu yaygınlığa, bu sevencenliğe önce şaşırdı tabii, sonra memnun oldu herhal ve bunun nedenini şöyle açıkladı:

- «Son yıllarda yaptığım müzik hakkında çok şey söylendi. Tabii herkes istediğini düşünebilir. Bana sorarsanız benim halkla kurduğum kontağın odak noktası, uyuşum halinde oluşumuzdur. Ben onların ne istediğini, neyi sevdiğini biliyor, onları veriyorum. Şarkılarım karamsar değildir. Belki acıları, ızdırapları dile getiririm ama, hep bir açık kapı bırakırım, insanları çok severim, bu sevgi, şarkılarıma da yansır.»

Yolda gördüğümüz eski bir kamyonun arkasındaki tek cümle, bize kalırsa bu «nedeni» daha iyi, daha açık izah etti: «Sen de bizdensin»

Bir yandan bakarsanız bu, Orhan Gencebayın bir şarkısının adıdır. Öte yandan bu bir gerçeği belirler: Halk Orhan Gencebay'ın şarkılarında ve sesinde kendini buluyor, onu kendisiyle özdeşleştiriyor.

Plaklarındaki inanılmaz satış hızının gizi burada, resimlerinin yaygınlığının sebebi burada, şarkılarının özellikle uzun yol arabalarında önde çalınıp, arkada yazılı olmasının nedeni burada...

«Ola ki yanılıyoruz» deyip bir şoför kardeşe sorduk:

- «Neden, 'Bir Teselli Ver' yazdınız çamurluğunuza...»

- «Hoşlaştık, arabamız fiyakalı olsun diye yazdık» dedi.

- «Neden kamyondaki 17 plağın 15'i Orhan Gencebay'ın?» dedik...

- «Orhan Gencebay'la uzun yollar kısa olur gardaş» dedi!



(30 Haziran 1973)