Vahi Öz'le son röportaj: Film koptu, kopuyor

Yayın Tarihi : 11 Şubat 2016
4147
«Üzülme Vahi Baba, gene film çevireceksin, sana gene gülecekler» dedim. Vahi Öz kahırla başını salladı: Tamam artık, film koptu kopuyor...

 

Yeşilçam'ın en büyük komedyenlerinden Vahi Öz, 12 Şubat 1969'da hayata veda etti. Vahi Öz ile son röportajı Ses dergisinden Erman Şener yapmıştı. İşte o röportaj...

* * *

Vahi Öz, hastane odasında... Bu kare, Vahi Öz'ün son fotoğraflarından biri oldu.Sokaklar paltolarının yakası kalkık insanlarla doluydu. Soğuk mu soğuk, yağmurlu mu yağmurlu bir gündü. 

Vahi Öz'le beraber bembeyaz bir hastane odasında yalnızdık. Ben gözlerimiz karşılaşmasın diye devamlı pencereden bakıyor, gelip geçenleri seyrediyordum. Akşam oluyordu. Biraz sonra istanbul'un dört köşesinde ışıklar yanacak, ocaklar tütecekti. Birkaç saat sonra tiyatrolar perdelerini açacaklardı. 

Şehzadebaşı'ndaki bir tiyatro bu akşam seyircilerinin karşısına yine Vahi'siz çıkacaktı. Anadolu'nun bir köşesinde biraz sonra bir film başlayacak ve hemen yanıbaşımda süzgün, bitkin, yorgun duran adam meşhur gerdan kırışlarıyla perdede görünecekti.

Sanki düşüncelerimi okumuş gibi dudakları kıpırdadı, belli belirsiz bir sesle, «Kim bilir, şimdi nerelerde benim filmlerim oynuyor, seyirciler halime gülüyorlar» dedi. Gözleri sulanmıştı.

«Üzülme Vahi Baba, gene film çevireceksin, sana gene gülecekler» dedim. Sonra «Güldüreceksin» diye düzelttim. Kahırla başını salladı. Yılgındı, bütün ümitlerini yitirmişti.

Vahi Öz, son oyunu Bekar Biti'nde Madam Roza'yı canlandırıyordu. Hastaneye yattıktan sonra aynı rolü Mürüvvet Sim oynadı.«Tamam artık» dedi, «Film koptu, kopuyor...»

Bir şey diyecek oldum, ama diyemedim. Sustum ve yüzüne baktım. Bir insan nasıl biterse, ne kadar biterse öyle bitmişti. «Yiyecek ekmeğimizi, içecek suyumuzu tükettik» dedi. 

O sırada kapı açıldı, konuşmamız bölündü. Geldiler, Vahi Öz'ün ateşine baktılar, hap verdiler ve çıktılar.

İlk konuşan Vahi Baba oldu. «Tiyatroyu çok özledim biliyor musun?» dedi, «Sanki otuz senedir sahneye çıkmamış gibi özledim tiyatroyu.» Bir an durdu. «Saatin kaç?» diye sordu. Ezan okunuyordu. Ezanın sonuna kadar sustuk, hiç konuşmadık. Tam ayrılırken, «Biliyor musun?»dedi, «Bu hastalık elimde avucumda ne varsa aldı götürdü.»

Sonra gülümsemeye çalıştı. Başını iki yana salladı: «İnsan gençliğinde parasını kadına, kumara yatırır. İhtiyarlayınca da, eğer kalmışsa, doktorlara, hastaneye...»

Vahi Öz'ün ölüm haberinin ardından eşi Jale Öz'ü Necdet Tosun teselli etti.Sokak, paltolarının yakası kalkık İnsanlarla doluydu. Hastaneden çıkıp sokağın kalabalığına karıştım. Bizler, sokaktakiler üşüyorduk. Biraz önce çıktığım yerde, hastanede büyük bir komedyen yatıyordu. Hastaydı. Günden güne eriyordu. Ümitlerini yitirmişti ama engizisyona giderken hala fikirlerini savunanlar gibi büyük kapının eşiğinde yine espri yapıyordu.

Ve akşamın şu saatinde, kimbilir nerede, hangi filmin eskimiş kopyasında; ışık alan bir pelikül parçası beyazperdeye aksediyor ve Horoz Nuri bağırıyordu: «Bediaaa, Bediaaaaa.»

(Yazı: Erman Şener - Ses dergisi - 22 Şubat 1969)

 

Bu yazıyı kaçırmayın:

Vahi Öz'ün oğlu, üvey annesi Jale Öz'le evlendi >>