Yavru ile Katip'te tiyatrocular saltanatı

Yayın Tarihi : 26 Ocak 2016
3549
Feyzi Tuna'nın yönettiği Yavru ile Katip'in başrollerinde, hepsi tiyatrodan gelen Müjdat Gezen, İsmail Hakkı Şen, Turgut Boralı, Suzan Uztan ve Seden Kızıltunç oynuyor.

 

Evet... Yeşilçam'da tiyatro oyuncuları büyük bir saltanat sürüyorlar bu yıl. Hem de ne saltanat? İsterseniz film afişlerine, lobilere, sinema fenerlerine şöyle bir göz atalım. Kırk yılın tiyatro oyuncusu Münir Özkul, Yeşilçam sakinleri tarafından o kadar çok sevildi, o kadar çok tutuldu ki, Münir tiyatroyu bıraktığı gibi soluğu beyazperdede aldı, bir anda başrol koltuğuna kuruldu.

Yavru ile Katip'in beş tiyatro oyucusundan oluşan ana kadrosu: Soldan, Seden Kızıltunç, Suzan Ustan, Müjdat Gezen, İsmail Hakkı Şen, Turgut Boralı...Ya sinemaya büyük bir tantanayla gelen Nejat Uygur'a ne demeli?... Sonra, adı sanı duyulmayan bir tiyatro oyuncusu iken şimdi konuşan katırı «Apo» ile setten sete koşan Şefik Döğen, «Keloğlan» Rüştü Asyalı daha birçok isim... Hepsi bir zamanlar ramp ışıklarından geçmiş tiyatro oyuncuları idi.

Fakat geçtiğimiz hafta Erman Film platosunda çekimine başlanan bir film bütün bunların tuzu biberi oldu. Filmin adı «Yavru ile Katip». Ama sakın bu filmi meşhur İtalyan komikleri Franko Franchi ve Ciccia Inprassia'nın seri olarak çevirdikleri ve iki ayrı ithal şirketi tarafından Türkiye'ye sokuldukları için «Yavru ile Katip» ve «Bidik ile Düdük» adları ile oynayan İtalyan filmi ile karıştırmayın. Yabancı «Yavru ile Katip» in yerli «Yavru ile Katip» ile arasında isim benzerliğinden başka hiçbir müşterek noktası yok. Fakat biz yine de kesin kesin «yok» demeyelim, zira yabancı «Yavru ile Katip»in dublajını yapan Altan Erbulak-Erol Günaydın çiftinin yerli «Yavru ile Katip» filminin de dublajını yapması ihtimal dahilinde.

Bize soracak olursanız yerli «Yavru ile Katip»in en büyük özelliği filmin bütün önemli rollerini beş tiyatro oyuncusunun paylaşması. Şu kadroya bir bakın hele: Başrolde Müjdat Gezen ve İsmail Hakkı Şen var. Yardımcı rollerde de Turgut Boralı, Seden Kızıltunç ve Suzan Ustan...

Filmden ziyade «tiyatrocuların zirve konferansı»na benzeyen bu filmde, «Yavru» rolünü Müjdat Gezen oynuyor. Yakından tanırsınız onu... Hani İstanbul Tiyatrosu'nda iki sezon kapalı gişe oynayan «Çılgın Yenge» piyesiyle dikkatleri üzerine çeken, sonra tiyatroyu elinin tersiyle, «şimdilik» kaydıyla şöyle bir kenara itip, önce sahneye çıkan, sonra Yeşilçam'a gelen Müjdat Gezen...

Müjdat Gezen ile Suzan Uztan, Yavru ile Katip filminin bir sahnesinde.Müjdat, bildiğiniz gibi, günümüzün Türk sinemasının en aranılan komedyenlerinden oldu. Daha önce «Mıstık» adında bir film de çevirmişti. «Yacru ile Katip» başrolünü oynadığı ikinci film oluyor. Fakat Müjdat Gezen açısından işin enteresan yanı nedir bilir misiniz? İlk çevirdiği «Mıstık», filmi yapan şirket tarafından «Turist Ömer», «Şoför Nebahat», «Cafer Bey»  ve «Cilalı İbo» gibi seri olarak çevrilecek. Yani ilk «Mıstık»ı diğerleri izleyecek. Şimdi başka bir şirket hesabına çevirdiği «Yavru ile Katip» de seri olacak.

Yani bu duruma göre aynı oyuncunun başrolünü oynadığı ve iki ayrı şirkete çevirdiği iki film birbirinin rakibi olacak. Ama Müjdat Gezen'e göre bu konuda son sözü seyirci söyleyecek ve hangisi tutarsa o film seri olarak çevrilecek. 

«Yavru ile Katip» filminin «Katip»i İsmail Hakkı Şen... O da tiyatrocu. Teknik öğretmen olmasına rağmen uzun yıllar tiyatro oyunculuğu yapmış. Ankara Dram, Ankara Yenişehir ve Ankara Sanat Topluluğu'nda çeşitli oyunlarda rol almış, Samsun'da Karadeniz Bölge Tiyatrosu'nu kurmuş. Ayrıca mesleği icabı Anadolu'yu ve Trakya'yı karış karış dolaşırken, görev aldığı yerlerdeki tiyatro faaliyetlerine elinden geldiğince yardımcı olmuş. İsmail Hakkı Şen'in bir de sinema cephesi var. İrili-ufaklı birçok filmde rol almış. «Hangileri?» diye sorulduğu zaman «Severek Ayrılalım, Donkişot, Kezban Paris'te ve Cafer Bey» diyor. Bu sezon tiyatroyu tamamen bırakan sanatçı, film çalışmaları ile Erman Film'in plato müdürlüğü görevini beraberce sürdürüyor...

Gelelim Turgut Boralı'ya... Gülü tarife ne hacet! Turgut Boralı uzun yıllardan beri tiyatro ve sinema oyunculuğunu beraber yürütüyor. İkisi arasında bir tercih yapmıyor ama, laf arasında, «sinemanın tiyatroya nazaran daha avantajlı» olduğunu söylüyor ve cümlesini şöyle tamamlıyor:

Yönetmen Feyzi Tuna, Yavru ile Katip'in çekimleri sırasında, oyunculardan Suzan Uztan'a bir sahneyi anlatıyor...- «Tiyatroda seyirci sayısı çok kısıtlı. Oysa sinema öyle mi? Vizyona giren her filminizle bir anda isminiz Anadolu'nun en ücra köşelerine kadar yayılıyor, binlerce, yüzbinlerce sinemaseverin kalbinde taht kurabiliyorsunuz...»

Ya yılların tiyatro oyuncusu Suzan Uztan'a ne demeli? Eğer 1962 yılında ufak bir rolde oynadığı «Can Evimden Vurdular» filmini saymazsak, «Yavru ile Katip» Suzan Uztan'ın ilk sinema deneyi oluyor. Acaba yıllar sonra Suzan Uztan niçin Yeşilçam'a yeşil ışık yakmıştı? 

- «Tiyatro enflasyonun ortalığı kasıp kavurduğu şu günlerde sahne dünyasından bir süre uzak kalmam gerekiyordu. Ama dikkat edin 'Bir süre' diyorum. Ben de sonunda tilki misali kürkçü dükkanına döneceğim elbette... Bu arada bir şeyler yapmam, hiç olmazsa hayalimde yaşattığım tiyatro için sermaye toplamam lazımdı. Bunun için de en sağlam yol sinemadan geçiyor galiba ...»

Bu filmde rol alan sonuncu tiyatro sanatçısı Devlet Tiyatrosu'ndan Seden Kızıltunç... İlk Altın Koza Film Şenliği'nde en başarılı yardımcı kadın karakter ödülünü alan Kızıltunç da, İsmail Hakkı Şen, Suzan Uztan ve Müjdat Gezen gibi tiyatroyu bırakmış... Devlet Tiyatrosu'ndan ayrılıp İstanbul'a yerleşmiş. «Bundan böyle sanatıma beyazperdede devam edeceğim» diyor ...

İsterseniz gelin biz «beşi bir yerde» tiyatro, pardon sinema sanatçılarımızı kamera karşısında rejisörleri Feyzi Tuna ile başbaşa bırakılım ve «Yavru ile Katip»in konusuna bir göz atalım:

Bir miras meselesi yüzünden Anadolu'nun bir kasabasından kalkıp İstanbul yollarına düşen Yavru (Müjdat Gezen) daha otobüsten iner inmez saf vatandaşların paralarını dolandırmakla ün yapan Katip'le (İsmail Hakkı Şen) karşılaşır. Katip bu saf vatandaşın hikayesini öğrenir ve sözü geçen mirastan nasibini almak için Yavru'nun peşine takılır. Bir çok komedi türüğünün peş peşe sıralandığı film böyiece sürüp gider...

Hani Türk sinema tarihinde pek de iyi bir şekilde anılmayan bir «tiyatrocular dönemi» vardır ya... İster misiniz şimdi tarih tekerrür etsin, sinemacılar yedisinden yetmişine kadar sahneye akın edip avaz avaz şarkı söylerken, tiyatrocular boşalan yerleri doldursun ve Yeşilçam eski dönemi yeniden yaşasın? Olur mu, olur. Gidiş o gidiş çünkü!

(Yazı: Yavuz Turgul - Ses Dergisi - 20 Kasım 1971)