Zuhal Aktan - Yeşilçam'ın yeni kraliçesi

Yayın Tarihi : 26 Eylül 2013
25243
1968 Türkiye Güzellik Kraliçesi Zuhal Aktan yerli sinemaya altı ay kadar önce adımını attı ve peş peşe 6 filmde başrol oynayarak kendini Yeşilçam'a kabul ettirdi.


Türk sinemasında «sessiz ve derinden» giden bir genç kız var. Bütün filmcilerin «genç kız» rollerini oynatacak artist bulmak için buram buram ter döktükleri bir sırada sinemaya gelen ve mart ayından bu yana sessiz sedasız tam 6 filmin başrolünde oynayan uzun boylu, yuvarlak yüzlü, yeşil gözlü bu genç kızın adı Zuhal Aktan...

Adettir, sinemaya kimse elini kolunu sallayarak yapayalnız gelmez. Ya bir tavsiye kartıyla (yani eş, dost, tanıdık yardımıyla) ya da yapılan yarışmalarda imtihanı kazanarak gelir. Zuhal Aktan ikinci sınıfa giriyor. Yani o da Yeşilçam'a bir yarışma kazanarak girmiş. İsterseniz önce size bu yeni yıldızımızı tanıtalım, «ilk röportajların» bu en klasik sorusuna Zuhal Aktan şu cevabı veriyor

1968 Türkiye Güzeli olan Zuhal Aktan, Amasya'nın Merzifon ilçesinde dünyaya geldi.- «10 Ekim 1950'de Amasya'nın Merzifon ilçesinde doğdum ama nüfus kağıdımı İstanbul'dan almışlar. Zaten benim nüfus kaydım biraz karışıktır. Öyle ya, doğum yerim Merzifon, ama nüfus kağıdıma göre ben İstanbullu'yum. ikinci karışıklığı biraz sonra, yeri gelince anlatırım. Babamın adı Zülkarneyn. Ne demek bilmiyorum ama eski bir Türk adıymış Zülkarneyn. Annemin adı ise Melahat. Babam halen Eskişehir'de. Kendisi hava albayıdır. Annem ise ev kadını. Lise mezunu. Meral adlı 18 yaşında bir kız kardeşim var. Babamın mesleği dolayısıyla ilkokulu birçok okulda okudum. Diplomamı Konya Karma İlkokulu'ndan aldım, ortaokula Konya'da başladım, Eskişehir Atatürk Lisesi'nden mezun oldum. Sonra İstanbul'a geldik. Halen Özel Diş Hekimliği Yüksek Okulu'nun üçüncü sınıfında öğrenciyim»

- «Peki. ya ikinci 'karışıklık?'»

- «Sahi size onu anlatmayı unuttum. Geçen yıl Nisan ayında yapılan güzellik yarışmasına katıldım ve Türkiye Güzeli seçildim. Aynı yıl Haziran ayında Miami'de yapılan Dünya Güzeli Yarışması'na katılacaktım, ama bir mesele çıktı. Biliyorsunuz. Amerika'da reşit olma yaşı 21... Oysa ben 18 yaşındaydım. Yadellerde güçlükle karşılaşmayım diye mahkeme kararıyla doğum tarihimi 1947 yaptırttım.»

1968 yılı Nisan ayının Zuhal Aktan'ın hayatında özel bir yeri var. Türkiye Güzeli seçildikten sonra işi fotomodelliğe dökmüş. Bu yıl mart ayında Engin Çağlar'la birlikte «Yalnız Adam» adlı ilk filmini çevirmiş. Sonra «Kara Efe»de Tanju Korel'le, «Satılık Gelin»de Eşref Kolçak'la, «Deli Murat», «Dağlar Şahini» ve «Tarkan»da da Kartal Tibet'le başrolde oynamış. Yani 6 ayda 6 film çevirmiş, 6'sı da başrol...

Zuhal Aktan, ilk filmi olan 'Yalnız Adam'da Engin Çağlar ile başrolü paylaştı.Kulüp tutmayan, buna mukabil renk olarak siyah-beyazı ve sarı-kırmızıyı beğenen Zuhal Aktan, enginarı seviyor. Vakitsizlikten kitap okuyamadığı için şikayet ediyor. Ye-ye müziğini diğerlerine tercih ediyor. Brigitte Bardot, Alain Delon, Cüneyt Arkın, Kartal Tibet, Türkan Şoray ve Hülya Koçyiğit'i takdir ediyor.

Ayrılırken aklımıza geliyor: 

- «Her genç kızın gönlünde bir beyaz atlı şehzade yatar.» diyoruz. «Olmaz ya, şimdi dışarı çıkınca o şehzadeyle karşılaşsanız ve o şehzade size sinemayı bırakmanız şartıyla evlilik teklif etse ne yaparsınız?»

Bir an düşünüyor Zühal Aktan sonra. «Öyle bir durumda kalmayı istemem, ama kalırsam her halde sinemayı seçerim» diyor.

- «Niçin?» diye sormuyoruz. Çünkü vereceği cevabı çok iyi biliyoruz:

- «Sinemayı seçerim, çünkü dünyada hiçbir şeyi sinema kadar sevebileceğimi sanmıyorum.»

(Ses Dergisi - 4 Ekim 1969)