Yıldızların kamera önündeki ilk öpücükleri

Yayın Tarihi : 01 Mart 2014
20551
Yeşilçam'ın ünlü oyuncuları, hangi filmde ilk kez hangi oyuncuyla öpüştüler, ne hissettiler? Ajda Pekkan (yukarıda), ilk kez Ayhan Işık'la öpüşmüştü...


Gerçekten zor iştir sinema oyunculuğu... Gerektiği yerde ağlamak, gerektiği yerde gülmek, kabiliyeti olan bir genç için belki başarılır bir güçlüktür ama; ya kameranın karşısında bir yabancı ile rol icabı sevişmek ve öpüşmek... Kolay mıdır? Bu yüzden sinemaya yeni başlayanlar filmlerin aşk bölümlerinde çok güçlük çekerler. Heyecanlanır, terler, şaşırır hatta rollerini bile unuturlar. Bu bütün dünyada böyledir... 

Sinemaya yeni başlayan oyuncular, ilk aşk sahnesi çekimlerini ve hele ilk sinema öpücüklerini hiç unutamazlar. Bugün Türk sinemasının en tecrübeli yıldızları bile beyazperdedeki ilk aşk sahnelerini ve ilk öpücüklerini hafızalarında birer hatıra olarak saklarlar. 

Bakın bu konuda ünlü yıldızlarımız ne diyor...

Cüneyt Arkın - Hülya KoçyiğitCÜNEYT ARKIN: Bizim sinemada ilk öptüğüm kadın Gülbin Eray'dı. «Gurbet Kuşları» isimli filmde beraber oynuyorduk... Sette o gün «Hadi bakalım öpüşeceksiniz...» dedikleri zaman, ne yalan söyleyeyim, zangır zangır titremeye başlamıştım. Müthiş heyecanlanmıştım. Üstelik rejisörün istediği tarzda başarılı olmak istiyordum ama olmadı... Daha doğrusu bana göre olmadı. Yoksa yönetmen bu bölümde kusursuz olduğuma söylemişti...

(Sağdaki fotoğraf: Cüneyt Arkın ve Hülya Koçyiğit)

AJDA PEKKAN: Çok iyi hatırlıyorum, dün gibi... «Şıpsevdi» filmindeki rol arkadaşım, yılların şöhreti, Türk sinemasının gerçek kralı Ayhan Işık'tı. Beyazperdede ilk defa bu filmde, Ayhan Işık'la öpüştüm işte... Hissettiklerime gelince, nasıl anlatayım bilmem ki, gerçekten çok sıkılmıştım. Daha garibini söyleyeyim; Ayhan Işık gibi bir jönle öpüşmeme rağmen, inanır mısınız o sahnenin çekiminden sonra bir kenara çekilip, kimselere  göstermeden  uzun uzun ağlamıştım...

F!atma GirikFATMA GİRİK: Beyazperdede  ilk öpüştüğüm artist, «Talihsizler» filminde beraber oynadığımız rahmetli Ahmet Tarık Tekçe oldu. Aradan bir hayli uzun zaman geçtiği için, o an neler hissettiğimi hatırlamama bugün imkan yok elbette... Hatırladığım tek şey, rahmetli Ahmet Tarık Tekçe'nin öpüşme sahnesini değme jönlere taş çıkartacak bir başarıyla oynamasıydı...

(Soldaki fotoğraf: Fatma Girik, bir filmde...)

SEVDA FERDAĞ: Kamera karşısında beni ilk öpen «Azrail'in Habercisi» filminde birlikte oynadığımız Orhan Günşiray oldu. Orhan Günşiray o yıllarda Türk sinemasının en ünlü ve yakışıklı jönlerinden biriydi. Böyle olmasına rağmen, inanır mısınız bu öpücükten hiçbir şey hissetmedim. Ne yalan söyleyeyim, ağlamak, gülmek kadar tabii bir görevi yerine getirmekten öte bir his duymamıştım ama; şunu da sözlerime ilave etmek isterim ki, sette bulunanlardan çok ama pek çok utanmıştım o gün... Öpüşme sahnesi çekilirken sette bulunan herkesin kötü bakışlarla beni seyrettiklerini sandım. Oysa, onlar için alışılmış sahnelerden biriydi bu...

KARTAL TİBET: Sinemada öpüştüğüm ilk filmim «Karaoğlan»dı. Tülin Elgin ile öpüşmüştük... Tiyatrodan böylesi sahnelere alışık olduğum halde, gene de heyecanlanmıştım. O sahnenin çekiminde bana uzanan dudaklar karşısında birşeyler yapmam, inandırıcı olmam gerektiğini biliyordum. Bu düşünceyle Tülin Elgin'e yaklaştım derken sette «Gırrrr... diye çalışan kameranın sesi duyuldu... Çekimin nasıl olduğunu bile fark etmedim. O anda düşündüğüm tek şey, rolümü tam bir başarı ile yapmaktı ve istediğim oldu...

Orhan Günşiray - Belgin Doruk(Soldaki fotoğraf: Orhan Günşiray ile Belgin Doruk bir sahnede...)

ORHAN GÜNŞİRAY: O zamanlar biz de jön oynuyorduk. Jönlerin görevi de öpüşmek tabii... Kırk kişinin içinde, kırk çift göz bizi süzerken rejisör Aydın Arakon emretti ve Neriman Köksal'ı öptüm. Tabii o da beni... Filmin adı «Fosforlu Çevriye» idi ve yönetmen Arakon «Aferin Orhan, görevini iyi yaptın» dedi... Ben hiçbir şey anlamadım. Görevimi iyi yaptığım için mutluydum. Doğrusunu söylemek gerekirse, ilk öpüşme sahnem için heyecanlanmadım desem yalan olur. Ne var ki, her şeyi peşinen kabul etmiştim ve yerine getirmeye mecburdum. Tabii Neriman Köksal da, bu güç sahnede bana çok yardımcı oldu. Rol arkadaşım, bir başka kadın oyuncu olsaydı, belki daha çok heyecanlanırdım...

(Ses Dergisi - 8 Temmuz 1972)