Zerrin Özer'i İsmet İnönü keşfetti!

Yayın Tarihi : 29 Eylül 2012
14170
Günümüzün en güçlü yorumcularından biri olan Zerrin Özer, ilk konserini, ilkokul mezuniyet töreninde İsmet Paşa ile eşi Mevhibe İnönü'ye verdi. Küçük Zerrin'i çok beğenen İsmet İnönü, "Aferin küçük kız, sende büyük iş var" dedi. Üstte, Zerrin Özer, şarkısını bitirdikten sonra diplomasını İsmet İnönü ile Mevhibe İnönü'ye gösterirken...


Zerrin Özer'in günün birinde müzik dünyamızın en başarılı yorumcuları arasında yer alacağını, ilk önce kim sezinlemiştir dersiniz? Ortaokuldaki müzik hocası mı? Kendinden önce şarkıcılığa başlayan ablası Tülay Özer mi?.. Yoksa; ona "Gönül" adlı şarkıyı söyletip, adını duyurmasını sağlayan organizatörler mi?

Hayır, hayır, hayır... Hiçbiri değil... Zerrin Özer'in günün birinde büyük bir şarkıcı olacağını, ilk kez rahmetli İsmet İnönü sezinlemiştir. Çünkü; Zerrin ilk ciddi konserini İnönü ailesinin huzurunda vermiştir.

Yıl 1969... Özer ailesi Ankara'ya yerleşeli tam 14 yıl olmuş... Başkent'in Çankaya semtinin ünlü Farabi Sokağı'nın bir ucunda rahmetli İsmet Paşa'nın köşkü var; öteki ucunda ise Özer ailesinin oturduğu mütevazı ev...

Ailenin küçük kızı Zerrin, o tarihte henüz 11 yaşındadır ve Çankaya İnönü İlkokulu'nun son sınıfına devam etmektedir. İsmet Paşa'nın, büyük oğlu Ömer İnönü'den olan torunuyla da sınıf arkadaşıdır...Yıl sonunda, Çankaya İnönü İlkokulu'nda diploma töreniyle birlikte, bir de müsamere düzenlenir. Okula adını veren İsmet Paşa ile eşi Mevhibe İnönü de bu törenin şeref konuklarıdır. İlkokul diplomalarını alan öğrenciler; birer birer İnönü çiftinin ellerini öptükten sonra müsamere başlar ve herkes kendi hünerini ortaya döker.

(Soldaki fotoğraf: Çankaya İnönü İlkokulu'nun 1969 yılındaki mezuniyet töreninden bir kare... Önde İsmet İnönü ve torunları, hemen arkalarında Zerrin Özer.)

Şiirler okunur, piyesler oynanır ve sıra şarkılara gelir... Okulun minik solistleri arasında Zerrin Özer de vardır elbette... Kısacık siyah saçları ve yuvarlak gözlükleriyle, Zerrin utana sıkıla sahneye çıkar, İnönü çiftini selamladıktan sonra, şarkısına başlar: "Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür... Gitmesek de, gelmesek de; o köy bizim köyümüzdür..."

İlkokul çağlarımızda, hemen hepimizi duygulandıran bu anlamlı şarkıyı; küçük Zerrin büyük bir ustalıkla seslendirir... Şarkı bittiğinde; onu   hararetle alkışlayan dinleyicilerin arasında rahmetli İsmet Paşa başı çekmektedir... Zerrin sahneden inerken İsmet Paşa elini kaldırır ve "Bir daha... Bir daha..." diyerek; küçük kıza şarkısını tekrarlatır.

Beğenildiğini hisseden Zerrin; bu kez daha yanık bir sesle, daha büyük bir içtenlikle okur şarkısını. Gerek İsmet Paşa, gerek eşi Mevhibe Hanım pek duygulanmışlardır. İnönü, Zerrin'i yanına çağırır ve şunları söyler: "Aferin sana küçük kız. Sende büyük iş var. Bundan böyle; derslerinle  birlikte, müzik çalışmalarını da ihmal etme. Günün birinde büyük bir ses sanatçısı olacağına inanıyorum."

(Soldaki fotoğraf: Zerrin Özer albümleri karıştırdıkça, o unutulmaz anıyı hatırlıyor ve İsmet İnönü'nün kendisine söylediği sözleri mırıldanıyordu: "Günün birinde büyük bir ses sanatçısı olacağına inanıyorum...")

Bu olaydan 10 yıl sonra; 1979 yılında Zerrin Özer eski bir arabesk parçasını yeni düzenlemesiyle seslendirerek, müzik dünyamızda şöhret basamaklarını hızla tırmanmaya başladı. 1973 kışında aramızdan ayrılan İsmet Paşa, Zerrin'in ünlü bir ses sanatçısı olduğu günleri göremedi, ama genç şarkıcı bu olayı ne zaman hatırlasa; gözlerinde yaşların birikmesine engel olamıyor. Ve, dudaklarından şu sözler dökülüyor: "Beni müziğe büyük bir aşkla bağlayan olay; rahmetli İnönü'nün huzurunda verdiğim o ilk konserdir. Keşke, İsmet Paşa bugün hayatta olsaydı ve ben, şöhretli bir sanatçı olarak; O'nun huzurunda bir konser daha verebilseydim..."

(7 Eylül 1981)