O, Hafize Anamız, Masalcı Teyzemiz’di. Bizi hep mutlu etti, her zaman güldürdü. Kendisinin yüreği yanarken bile… Yukarıda Adile Naşit’in evinde,14 yaşında kaybettiği oğlu Ahmet ile annesi Amelya Hanım ve babası Naşit Özcan’ın fotoğraflarının bulunduğu köşe…

Adile Naşit, bugünün milyonlarca “büyük çocuğu” için hala “Masalcı Teyze” ya da “Hafize Ana”dır.
Türk tiyatro, sinema ve televizyon dünyasının bu küçük dev kadını, 24 yıl önce yaşama veda etti ama kalplerden hiçbir zaman silinmedi.
Biz onu belki de en çok göbeğini hoplata hoplata gülen, şefkatli anne olarak hatırlıyoruz. Ancak Adile Anne’nin gülerken aslında içinin nasıl yandığını, milyonlarca “Kuzucuk”a masallar anlatırken, kendi kuzucuğuna nasıl ağıt yaktığını, evinin başköşesinde nasıl bir dram sergilendiğini büyük çoğunluğumuz hiçbir zaman bilmedi.

( Adile Naşit ile oğlu Ahmet’in ender fotoğraflarından biri…)
Adile Naşit, 1950’de kendisi gibi tiyatro oyuncusu olan Ziya Keskiner ile evlendi. 1952 yılında çiftin bir çocukları dünyaya geldi. Bu sağ yanağında beni olan, güzel gözlü çocuğun adını Ahmet koydular.
Ahmet ilkokul 2. sınıfa geldiğinde rahatsızlandı. Kalbinin doğuştan delik olduğu ortaya çıktı. Uzun yıllar okula gidemedi. İlkokul bitirme sınavlarını dışarıdan verdi. Ortaokul bitirme sınavlarına hazırlandığı dönemde kalp ameliyatına girdi. 1966 yılının 16 Haziran günü yapılan operasyon çok başarılı geçti derken, Ahmet fenalaşarak komaya girdi. Bir daha da uyanamadı.
Adile Naşit o gün, Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü Tiyatrosu’yla İzmir’de turnedeydi. Bu haberi aldıktan sonra bağrına taş basıp sahneye çıktı. Salondaki izleyicileri kahkahayla güldürürken, kendisinin içi cayır cayır yanıyordu. Üstelik oğlunu kaybettiği gün, kendisinin doğum günüydü…
Adile Anne, bu dramı yıllarca evinin başköşesine astığı gencecik oğlu Ahmet’in resmiyle her gün yeniden yaşadı. Ancak tek çocuğunu alan Tanrı, yıllar sonra ona milyonlarca çocuğun sevgisini armağan etti. (Adile Naşit, her zaman yanında taşıdığı Ahmet’inin fotoğrafıyla…)

Adile Naşit, 1982’nin Temmuz ayında, hayatının en kötü ikinci haberini yine İzmir’de aldı. 32 yıllık hayat arkadaşı Ziya Keskiner’in ölüm haberi, “Sezen Aksu Aile Gazinosu” komedisinin birinci bölüm arasında geldi. Ancak kimse kendisine ikinci bölüm öncesinde bu haberi veremedi. Adile Naşit oyunun bitiminde aldığı haberle bir kez daha yıkıldı.
Kocası Ziya Keskiner, oğlu Ahmet gibi Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi. 1987’de Adile Naşit’i de yanlarına aldılar. Artık hiç ayrılmayacaklar… (Solda Adile Naşit, 32 yıllık eşi Ziya Keskiner ile…)
(Fotoğraflar her zamanki gibi, turknostalji.com farkıyla, internette ilk kez yayımlanıyor.)
Yılların sanatçıları Sıtkı Akçatepe ile Leman Akçatepe’nin oğlu olan Halit Akçatepe, 12 yılını verdiği baba mesleği tiyatro oyunculuğunu bırakarak ana mesleği olan sinema oyunculuğuna döndü. Bugüne kadar 4 filmin önemli karakter rollerini üzerine alan Akçatepe, sinemada çok iddialı olduğunu söylüyor. Gerçekleri hiç eğip bükmeden açık açık konuşmalı… Tiyatro beni doyurmuyordu. Başlangıçta bunun için sinemaya ‘Evet’ […]
Türkiye’de bugüne kadar hiçbir tiyatro ve sinema oyuncusu Cahide Sonku kadar şöhret ve servetin şahikasına çıkamamış, fakat gene hiçbir ünlü yıldız onun kadar sefalet ve yokluk çukuruna birdenbire inmemiştir. Bir zamanlar memleketin en güzel ve en zengin sanatçısı olarak yaşayan Cahide Sonku, milyoner kocalarını ve milyonlarca lira kar getiren film firmalarını kaybetmiş, yanında çalışan en […]