Bülent Ersoy, kadınlığa ilk adımı attığı Londra’daki ameliyattan sonra Allah’a şükredip, af diledi.
Bugün (21 Kasım 2011) gazetelerde, ülkemizin hiç bitmeyen ilginç haberlerinden biri daha vardı. Habere göre, Adalet Bakanlığı, Ağustos ayında zabıt katipliği için sınav açmış. Ancak mülakatta öyle sorular sorulmuş ki, değil zabıt katibi olabilmek, o sınavdan ruh sağlığı düzgün bir şekilde çıkmak bile zor. Sorulardan bir bölümü şöyle:
– Keops pramidinde kaç taş kullanılmıştır?
– Penguenlerin dişleri var mıdır?
– Örümcek adamın annesinin adı nedir?
– Ulubatlı Hasan kaç ok yemiştir?
– Bülent Ersoy kaç yılında gerçekleştirilen ameliyatla kadın olmuştur?
– Titanik gemisinde kaç yolcu vardı? Hayatta kalanların isimlerinden üçünü sayınız?
Biz Turknostalji.com olarak, parmak kaldırıyoruz ve ilgi alanımız dışındaki ilk dört soruyu es geçip, son iki soruya cevap vermek istiyoruz. İlk yanıtımız şöyle:
Ünlü şarkıcı Bülent Ersoy, 14 Nisan 1981 Salı sabahı Londra saatiyle 8.30’da Charring Cross Hastanesi’nde geçirdiği ameliyatla cinsiyet değiştirdi ve hayata bu kez Bülent Hanım olarak “Merhaba” dedi.
Bülent Ersoy, ameliyatın üç gün sonrasında tamamen kendine geldiğinde, yüzünde buruk bir tebessüm vardı.
Ameliyatı yapan doktoruna başucundaki hemşireye ve kendisiyle ilgilenen tüm hastane personeline teşekkürler etti, minnet borcunu tekrar tekrar dile getirdi. Yalnızlık duygularına kapıldığı sıralarda iki elini açtı ve dua etmeye başladı. Allah’a şükretti ve günahlarını affetmesini istedi.
Oysa yalnız değildi sanatçı… Hastanenin kapısında Türkiye’den gelen iki yakın arkadaşı vardı. Bu arkadaşlarından Filiz onu hastanede ziyaret eden ilk yakını oldu ve uzun süre yanında kaldı.
Cuma gecesini sakin geçirmişti. Ertesi sabah kendine geldiğinde biraz sancısı vardı. Rica etti doktorlardan ve iğne yapıldı. İğneden kısa bir süre sonra ağrısı sızısı dinmişti Bülent Ersoy’un… Odasına çiçekler gelmeye, telefon da art arda çalmaya başladı.
Sanatçı, kendisiyle görüşen ilk Türk gazeteciye ise şunları söyledi: “Günlerim telefon basında dua etmekle geçiyor. Tanrıma şükürler olsun. Kendimi iyi hissediyorum.”
Daha önce doğum günlerini kutlamayan Bülent Hanım, Türkiye’ye döndükten sonra 9 Haziran 1981’deki 29. yaş gününde küçük bir parti verdi ve “Bu benim 1. yaş günüm” dedi.
Sahneden beyazperdeye geçen Meral Zeren’in en büyük arzusu başrollere yükselmekti. Sonunda fazla kilolarını atıp, iyice incelerek bu hedefine ulaştı. Herhalde kadınlar, tarihin hiçbir döneminde, 20. yüzyıldaki kadar şanslı olmamışlardır. Yalnızca onlar için çalışan milyonlarca insan, dişi yaratıkların güzelliği için çırpınmakta ve Havva’nın torunlarını mutlu etmeye uğraşmakta. Modacılar, terziler, berberler, saunalar, güzellik enstitüleri ve sayılmakla bitmeyecek […]
Beş yılda kazandığı şöhretini korumak için yanlış adım atmamaya özen gösteren Oya Aydoğan, gazinocuların astronomik teklifine “Hayır” dedi. Sinema dünyasında herkes onun «Ağabeyi»… İçinde kötülük yok. Başka dünyalardan gelmiş sanki. Hiçbir şeyi saklamadan anlatıyor. Oya Aydoğan,«Sinemayı çok seviyorum.» diye başlıyor sözlerine ve sonra şöyle devam ediyor: – «5 yılda 25 film çevirmişim. Her teklif edilen […]