Titanik Faciasından Kurtulan Tek Türk: Besim Ömer

Yazan

Dünyanın en trajik deniz kazalarından biri olan RMS Titanic’in batışı, 14-15 Nisan 1912 gecesi Atlas Okyanusu’nda meydana geldi. “Tanrı bile batıramaz” denilen bu devasa gemi, bir buzdağına çarparak battı ve yaklaşık 1514 kişi hayatını kaybetti. Binlerce yolcunun bulunduğu bu felakette şans eseri kurtulmayı başaranlar arasında, Osmanlı Devleti’nin önde gelen tıp profesörlerinden Besim Ömer Akalın (Besim Ömer Paşa) da yer alıyordu.

Besim Ömer Akalın Kimdir?

Prof. Dr. Besim Ömer Akalın (1862-1940), Türkiye’de modern kadın doğum ve çocuk sağlığı alanının öncülerinden biriydi. Askeri Tıbbiye’den mezun olduktan sonra “Besim Ömer Paşa” unvanıyla tanındı. Kadın ve çocuk hastalıkları üzerine yoğunlaşan çalışmalarıyla tanınan Akalın, Osmanlı döneminde ilk doğumevini (viladethane) kurdu, ebelerin eğitimine öncülük etti ve “Ebelerin Ebesi” lakabıyla anıldı.

Aynı zamanda Hilal-i Ahmer (Kızılay) çalışmalarında aktif rol aldı, Darülfünun’da (İstanbul Üniversitesi) rektörlük yaptı ve Cumhuriyet döneminde iki kez Bilecik milletvekilliği görevinde bulundu. 50’den fazla eser bırakan Akalın’ın en bilinenlerinden biri, Türkiye’de yayımlanan ilk sağlık yıllığı olan Nevsal-i Afiyet‘tir. Hayatı boyunca halk arasında büyük saygı gören Besim Ömer Paşa’ya, daha yaşadığı dönemde Haseki Hastanesi bahçesinde heykeli dikilmişti.

Titanik Yolculuğu ve Şanslı Kaçış

1912 yılında Washington’da düzenlenen bir sağlık kongresine (Kızılhaç Konferansı) Osmanlı Devleti’ni temsilen katılmak üzere yola çıkan Besim Ömer Akalın, bir ay önceden Titanic’te kamara ayırtmıştı. Gemiye, Titanic’in Southampton’dan sonraki ilk durak olan Fransa’nın Cherbourg limanından binecekti.

Ancak yolculuk sırasında treni, Fransa’daki şiddetli yağışlar ve toprak kaymaları nedeniyle 16 saat gecikti. Cherbourg limanına vardığında Titanic’in ayrılalı tam 4 saat olmuştu. Akalın, New York’a ulaşmak için başka bir gemiyi beklerken Titanic’in battığı haberini aldı. Ölen yolcular listesinde kendi adı da yer alıyordu çünkü Cherbourg’dan binecek yolcular arasında gemiyi kaçıran tek kişi oydu ve listesinden adı çıkarılmamıştı.

Yıllar sonra bir gazeteciye olayı anlatırken Besim Ömer Akalın şöyle diyordu:

Titanik’ten kurtulan tek Türk benim… Onun için artık hiç bir kazadan korkmuyorum.

Ve ekliyordu:

1514 ölü… Elimi bir az daha çabuk tutsaydım bu rakamı 1515 yapabilirdim. Hayatımı, bir vapuru kaçırmama borçluyum.

Bu tesadüfi gecikme, Besim Ömer Akalın’ı tarihin en büyük deniz facialarından birinden korudu ve hayatını kurtardı. Kendisi bu olayı “yeryüzünün en talihli insanı” olarak nitelendirecek kadar şanslı buluyordu.

Besim Ömer Akalın’ın hikayesi, sadece bir kurtuluş öyküsü değil; aynı zamanda Türk tıp tarihine damga vuran bir bilim insanının azmini ve kaderin beklenmedik oyunlarını da yansıtır. Titanik faciası binlerce hayatı yitirirken, bir Türk doktorun treni kaçırması sayesinde hayatta kalması, tarihin ironik sayfalarından birini oluşturur.

Katagori:

Etiket:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir